Girişimcilik


Modern Home Library Design Çerçeve / Dijital Ekonomi / Girişimcilik / Yaşam / Yönetim

Girişimci’nin yapması gereken nedir sorusuna verilecek tek cevap; devamlı, durmadan, yılmadan kendini her açıdan beslemek, geliştirmek denilebilir. Bu yüzden tecrübe sahibi girişimciler ile konuşmalı, dünya üzerindeki gelişmeleri takip etmeli, konferanslara katılmalı ve boş kaldığı her saniye bir şeyler okumalıdır. Dijital Çağ’da girişimcilik kendini geliştirmeyi zorunlu kılıyor. Bununla birlikte girişimcilik her açıdan daha fazla çalışmayı gerektirir. Bunu da özellikle yeni mezun olup girişimciliğin profesyonel hayattan daha rahat bir iş (!) olacağını hayal eden arkadaşlara not olarak düşmüş olalım.

(daha&helliip;)


Dijital Çağ’da Girişimcilik 2 – Silikon Vadisi ve Ekosistem Çerçeve / Dijital Ekonomi / Girişimcilik / Pazarlama / Yönetim

Bir önceki yazıda Dijital Girişimcilik kavramına bakmıştık. Konu ile ilgili kavramları incelemeye devam ediyoruz.
Peki bu çağda girişimciliği bu kadar kolay ve herkesin yapabileceği bir konuma getiren nedir? Öncelikle bu sorunun yanıtı iletişim ve lojistik alanındaki gelişmeler ve maliyetlerdeki düşüşlerdir. Sanayi çağında bir girişimci fikrini hayata geçirmek için ulaşılabilir çevresindeki en büyük yöneticiden ve sermaye sahibinden yatırım alıp, ulaşılabilir çevresindeki üretim yöntemleri ile fikrini hayata geçirebilirken günümüzde artık sınırların olmadığı küçük bir köy olan dünyamızda fikrinizi, amazon ormanlarında yeni yeni internet kullanmaya başlayan yerliler dahil herkese anlatabilir, hayata geçirmek için 48 saat içinde Uzakdoğu’dan istediğiniz elektronik parçaları getirebilir, çok daha ötesi aldığınız bir 3d yazıcı ile önce tasarlayıp sonra evde veya ofiste üretebilirsiniz. Eğer girişiminiz fiziksel bir ürün değil de bir yazılım servisi ise üzülmeyin. Takıldığınız bir modülü, Hindistan’da veya Arjantin’de liseye giden yetenekli bir yazılım meraklısının siz gece uyurken tamamlayıp sabah kaldığınız yerden çalışmaya devam edebileceği ekosistemler emrinizde olacaktır.

(daha&helliip;)


Dijital Çağ’da Girişimcilik 1 – Giriş Çerçeve / Dijital Ekonomi / Girişimcilik / Yönetim

Dijital Çağ’da girişimcilik ekosistemlerinden önde gelen Kickstarter’da bugüne kadar 75.613 girişim başarılı olarak istedikleri sermayeye ulaştılar ve milyonlarca bağışçı ve yatırımcıdan toplamda 1,44 Milyar $ sermaye topladılar. Kickstarter sadece bir örnek. Indiegogo, Quirky, Tilt, Appbackr, Crowdfunder gibi platformlar bazıları. Yeni çağda girişim fikrinize fon bulmak için onlarca seçeneğiniz, var. Sadece yakın çevrenizden değil binlerce km öteden hiç tanımadığınız yatırımcılardan aldığınız bağış ile fikrinizi hayata geçirmek artık çok kolay. Ama bu durum hep böyle değildi.

(daha&helliip;)


Girişimcilik / Yaşam / Yönetim

seth-godin

Hayatta bazı olumsuzluklar başka güzelliklere sebep olabiliyor. Deniz otobüsünün olumsuz hava koşulları sebebiyle iptal olması benim Seth Godin’in son kitabı “Poke The Box: İş Dünyasının Bilinen Sınırlarını Aşmak” kitabı ile tanışmama sebep oldu.

Seth Godin yıllarca önce Mor İnek ile tanıdığım günden beri çılgın fikirlerini hep takip etmeye çalıştım. Son kitabını okumaya henüz vakit bulamamıştım ki hava koşulları yardımcı oldu. Güncel olarak takip etmek için sethgodin.typepad.com isimli bloguna e-mail veya RSS beslemesi yoluyla abone olabilirsiniz. Son kitabına gelecek olursak kovana çomak sokmakla başarıya ulaşma yolları arasındaki ilişkiyi irdeliyor. Hata yapmaktan korkmanın anlamsızlığını, günümüz koşullarında devamlı olarak bir şeyler yapmanın yapmaya başlamanın gerekliliğini kaleme almış. (daha&helliip;)


Girişimcilik, Engelleri Aşmaktır! [Panyee Futbol Takımı] Girişimcilik / Yönetim

Yeşil ve mavinin, doğal güzelliklerin en iyi şekilde bir araya geldiği bir yer düşünün. Açıkçası yukarıdaki fotoğrafa bakınca kim böyle bir yerde yaşamak istemez ki… Koh Panyee 18. yy’da Malay balıkçılar tarafından kurulmuş, yaklaşık 500 yüzen evden oluşan bir köy. Şimdilerde Tayland sınırları içinde yer alıyor.

1986 yılında çocuklar devamlı TV’den heyecanla izledikleri futbol’a merak salarlar. Ama yüzen bir köydeyseniz futbol oynayacak bir alanınız doğal şartlardan dolayı olmaz. Ama bu çocukların bir özelliği vardır. Sadece istemekle kalmazlar. Gidip topladıkları tahta parçalarından yüzen bir saha yaparlar kendilerine. Başlarda büyük, tecrübe sahibi ebeveynler de dalga geçip yıldırmaya çalışırlar. Ama çocuklar çivili biz zenimi olsa da en azından yüzen bir futbol sahası yapmışlardır. (daha&helliip;)


Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / e-ticaret / m-ticaret / Girişimcilik / Mobil / Pazarlama

3 yaşındaki çocuk yaklaştığı televizyonun ekranına dokunmaya başlar. Bir şeyler değiştirebileceğini veya oyun oynayabileceğini düşünmektedir. Tepki alamayınca kızar ekrana vurmaya başlar. Daha az önce elinden bıraktığı tablette okuma yazma bilmeden de her istediğini yapabilmektedir. Televizyon neden dokunduğu halde değişmemiştir. Çok kızmıştır.

Sadece çocuklar değil son 5 yılda tüm kullanıcılar dokunmatik ekranlara alıştı. Fiziksel klavye telefonlardan çıkarken ekranlar her geçen gün büyüyor. Her şeyi dokunarak kontrol etmeye başladık. Önce cep telefonlarıyla başlayan furya sonra tabletle devam edip hayatımıza yerleşti, en sonunda kişisel bilgisayarlarla devam ediyor.

Windows 8 tanıtımı ile birlikte her gün dokunmatik ekrana sahip bilgisayar modelleri tanıtılıyor. Dokunmatik masaüstü, ekranı ayrılabilen melez cihazlar, hepsi dokunarak kontrol etme deneyimi üzerine tasarlanmış cihazlar. Artık insanlar cep telefonları ve tablette kazandıkları dokunarak işlerini halletme alışkanlığını bilgisayarlarında da sürdürebilecekler. Bu da henüz telefon ve tablet ara yüzüne başarılı şekilde geçiş yapamamış e-ticaret siteleri için büyük sorun olmaya devam edecek.

Bundan sonra web siteleri tasarımı yapılırken mouse hareketleri değil de çoklu dokunma özelliğine sahip ekranlar ve kullanıcıların edindikleri yeni alışkanlıklar düşünülerek tasarlanmalı. Bunun için neler yapılabilir;

Ürün Detay Sayfaları,

  • Burada ürün ile ilgili görsel içerikler ve navigasyon tam ekran slideshow olarak gösterilebilmeli.
  • Ürün açıklamaları ve diğer enformasyon dokunarak değiştirilebilecek şekilde tasarlanmalı.
  • Çok noktalı dokunmatik fonksiyonları desteklenmeli.
  • Tabletlerde görüntülemesi zor olan tooltip’lerin kullanımında kaçınılması gerekmektedir.

Galeri Sayfaları,

Kendiliğinden değişen slideshow vitrin tasarımları veya şık olduğu düşünülerek yapılmış Flash tasarımlar terk edilmeli. Ürünlerin görselliği ön plana çıkarılırken rahatça scroll edilebilecek şekilde tasarlanmalı. Ve link verilmiş alanlar düzgün ayarlanmalı. Bir ürünün resmini koyup o ürünün detay sayfasına giden linki sadece resmin altına koymak çok akıllıca bir çözüm değil.

Site tasarlanırken interaktivite mouse hareketlerine göre değilde dokunmatik ekranlarda kullanıcı alışkanlıklarına göre yapılandırılmalı.

Ödeme Sayfalarında,

  • Ödeme sayfaları satışın kırılma noktasıdır. Burada yaşanacak herhangi bir olumsuzluk ve bilgi eksikliği satışın tamamlanmamasına sebep olur.
  • Ödeme yöntemleri ve veri girişi dokunmatik kontrol alışkanlıklarına göre yapılmalı. Güvenlik amacıyla yapılmaya çalışılmış kullanımı zor araçlar kullanılmamalıdır.
  • Sepet kontrolü de bu yeni deneyime göre kurgulanmalı. Eğer dokunmatik bir ekrandan alışveriş yapıyorsa kullanıcı 9 punto ile yazılmış ürün adedini nasıl değiştirecek?

Kullanıcı alışkanlıkları her yönden değişiyor. Bir web sitesi tasarlanırken kullanıcı deneyimi ilkelerine dikkat edilmeli. Mouse ile kontrol edilen ekranlardan çok noktalı dokunmatik ekranlarla kontrol edilen bilgisayarlar çağına girdik. Tablet cihaz piyasası zaten çok hızlı büyüyordu. Windows 8’le birlikte kişisel bilgisayarlarda dokunularak kontrol edilir hale geldi.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / e-ticaret / m-ticaret / Girişimcilik

E-ticaret satış hacmi her geçen yıl kendini katlayarak devam ediyor. Artık sermayesi olmayan girişimcilerin bile bir server ve yazılım kiralayarak ürün listeleyebildiği ve satış komisyonlarından kazanç sağlayabildiği dönemdeyiz. Durum böyle olunca e-ticaret sitelerinin de bir şekilde farklılaşması gerekiyor. Günün sonunda eğer jenerik bir marka değilseniz ve milyonlarca dolar reklam ve tanıtım bütçeniz yoksa müşterileriniz arama motorları (ülkemizde Google) üzerinden geliyor.

Durum böyle olunca e-ticaret sitelerinde içerik hayati önem kazanıyor. Aslında en büyük sermayeniz ürettiğiniz içerik de denilebilir. X ürününü 5 farklı tedarikçiden farklı koşullarda alabilirsiniz ve çok büyük avantajlarla sitenizde listeleyebilirsiniz. Ama  o ürün için farklı bir içerik üretmediğiniz sürece arama motoru ürünle müşteriyi buluşturmaya çok gönüllü olmuyor. Ülkemizde de son dönemde her sektörde dikey e-ticaret girişimleri birer birer yayına giriyor. İçerik konusunda yapılabilecek hataları ana başlıklar halinde belirmeye çalıştım. Her madde detaylıca incelenmeli ve analiz edilmeli. Zamanla onları da tek tek ele alacağım. Görüştüğüm e-ticaret sitelerinin sahiplerini de öncelikle bu konuda uyarıyorum. İçerik ürünlerinizi satmak için çok önemli. Ama içerik, çevresel bağlamlarla birlikte ele alınıp öyle üretilmeli.

Ürün açıklamasının eksik olması. 

Her ürün için özellikler, farklılıklar vs bilginin girilmesi çok önemli. Müşteri ürün hakkında detaylı bilgi almadan satın almayı çok sevmez. Fotoğraf ürün sattırır, ama arama motorları fotoğrafları tarayamadığı için müşteriyi ürün açıklamasında bulunan metne göre siteye yönlendirir. Hem görseller hem de metin kullanılması önemli. Bu aynı zamanda her ürünün altına roman yazın anlamına da gelmiyor tabi.

Ürün açıklamasının üretici sitesinden veya başka bir siteden kopyalanması.

Günümüzde ürün tedarikçilerin database’inden tek tuşla binlerce ürünü sitenizde yayımlayabilirsiniz. Bu bir seçenektir ama arama motorları açısında baktığımızda bu çok da tavsiye edilecek bir hareket değil. Her ürün hakkında ona özel içerik üretmek sizi daha fazla potansiyel müşteriye ulaştıracakken, başka bir siteden kopyalanan içerik sizin aramam motorları tarafından cezalandırılmanıza sebep olacaktır. Hele başka e-ticaret sitelerinde yer alan açıklamaları kullanmak ise intihar etmek ile aynı anlama gelir.

Ürünler hakkında yorum alanının olmaması.

Nielsen’in her yıl düzenli olarak yaptığı Global Güven Endeksine bakıldığında %92 düzeyinde tüketiciler okudukları yorumlara ve aldıkları tavsiyelere güveniyorlar. Sosyal ağlarla birlikte artık tavsiye ekonomisi oluştu. Ürünlerin sosyal ağlarda paylaşılabilmesinin yanında sitede kullanıcılar tarafından ürüne yorum alanı bırakılması hem müşteri tarafından olumlu karşılanırken yapılan her yorumla birlikte sitenizde üretilen farklı içerikle siteniz hep güncel kalacaktır.

Ürün açıklamalarının SEO kurallarına uygun yapılmaması.

İçerik ne kadar önemli ise o içeriğin arama motorlarının algılayacağı biçimde yapmak da önemli. Hem metnin hazırlanması hemde sunulma formatı önemli. Çok iyi bir metni görselleştirip imaj olarak sitenize koymanızın hiç bir faydası olmayacaktır. Neyse ki her gün gelişen web yazılım teknolojileri çok şık siteleri arama motorlarına uygun olarak yapmanıza olanak sağlıyor. Tamamı Flash siteler yapmaktan kaçının. Hem mobil hem de arama motoru optimizasyonu açısından pek uygun değil.

Ürün başlıklarında yapılan hatalar.

Ürünlerin kategorileri, alt kategorileri, ürünlere verilen isimlerin belli bir formatta olması hem sitenizde müşterilerinizin ürünlere ulaşmasında hem de arka tarafta sizin siteyi kontrol etmenizde çok büyük kolaylılar sağlayacaktır. Ürün başlıkları ürünün satışında önemli rol oynar.

Kamil Mehmet ÖZKAN



Page 1 of 212