Büyük Dönüşüm


Yenilenebilir Enerji ve Geleceği Büyük Dönüşüm / Genel / Yaşam

Sanayi devrimine kadar nüfus ve keşiflere bağlı olarak farklılık gösterse de dünya üzerinde kullanılan enerji hiç bir zaman sanayi devrimi sonrasında başlayan enerji açlığı kadar olmadı. Sanayileşme, buhar enerjisi ve elektrik kullanımını artmasına paralel olarak fosil yakıtların kullanımının da aynı oranda artışını sağladı. Hem ilk zamanlarda üretim maliyetlerinin çok yüksek olması hem de hızlı bir sıçrama ile her geçen gün enerji ihtiyacının artmaya devam etmesi yenilenebilir enerji kaynakları yerine fosil enerji kaynaklarına yönelmeyi sağladı. Günümüzde hala en çok kullanılan enerji kaynağı fosil yakıtlardır. Yenilenebilir enerji kaynaklarının oranı artarak devam etse de henüz ciddi paylar almasının zaman alması bekleniyor. En azından fosil yakıtların bittiği güne kadar.Yenilenebilir Enerji

 

Kısaca fosil enerji kaynaklarını açıklayacak olursak; Fosil yakıtlar milyonlarca yıl boyunca çürüyen bitki, hayvan, dinozor vb. canlılar ve basınç etkisinin birleşimi ile oluşmuştur. Oluşmaları oldukça uzun bir süre aldığı ve tüketimleri de çok daha hızlı şekilde gerçekleştiği için bu yakıtlar yenilenebilir olarak adlandırılmazlar. Çevreye verdiklere zarara ek olarak, fosil enerji kaynakları tükenmektedir. Enerji tüketiminde bu hızla devam edersek fosil yakıtların 50 sene gibi kısa bir sürede tükeneceği öngörülüyor. Bu da yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımı değerli kılıyor.

Yenilenebilir enerjiyi basitçe tanımlamak gerekirse; Üretimi için sürekli devam eden doğal süreçlerden faydalanan, üretim için kullandığı kaynakların tükenme hızından çok daha kısa sürede kendini yenileyebilen enerji. Yani kaynağı asla tükenmediği (sürdürülebilir olduğu) gibi, doğal süreçlerle ortaya çıktığından çevreye üzerinde yarattığı etkiler önemsiz bir seviyede kalmaktadır.

Yenilenebilir Enerji'ye yatırım global anlamda her geçen gün artıyor.

(U.S. Air Force photo/Airman 1st Class Nadine Y. Barclay)

Hangi enerji kaynakları yenilenebilir enerji kaynaklarıdır diye baktığımızda; rüzgar, güneş, hidroelektrik, jeotermal ve biyokütle enerji kaynakları olarak karlımıza çıkıyor. Bu enerji kaynaklarından üretim için yatırım maliyetleri her geçen gün düşmekte, yatırımcılar için cazip bir alan haline gelmektedir.

Enerji tüketimine bu hızla devam edersek 50 yıl içerisinde tüm fosil kaynakları tüketmiş olacağız. Her geçen gün artan enerji ihtiyacını karşılamanın ise 2 yolu var. İlki daha verimli sistemler kullanarak daha az enerji tüketmek. İkincisi ise yine verimliliği arttırarak yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla enerji üretiminin sağlanması.

Son yıllarda pek çok alanda yaşadığımız dijital devrim günlük hayatta evlerde, iş yerlerinde ve sokaklarda da gerçekleşmeye başladı ve giderek akıllanan evler ve şehirlerle birlikte enerji tüketimi konusunda umut vadeden gelişmeler yaşanıyor. Akıllı şehir konseptinde en çok enerji tüketiminin olduğu alanlardan olan ulaşım alanında temiz enerjiden elde edilmiş sistemler yoğun olarak kullanılmaya başladı. Diğer taraftan akıllı aydınlatma sistemleri ile artık çok daha az ve verimli enerji tüketimi yaşanırken, enerji depolama alanındaki gelişmeler sayesinde pek çok aydınlatma aracı gün içinde güneş enerjisinden depoladığı enerjiyi gece kullanarak fosil yakıtlara olan bağımlılığı biraz olsun azalmasını sağlıyor.

Son kullanıcı cephesinde ise sensör maliyetlerinin azlaması, akıllı sistemlerin gelişmesi ve bağlı cihazların günlük hayatta yaygınlaşması sonucu akıllı araçlar ile enerji tüketimi optimum seviyede tutuluyor. Kullanıcının hareketlerini gözlemleyerek aksiyona geçen termostat Nest ile birlikte pek çok alanda akıllı cihazlar çoğalarak artmaya devam ediyor. Diğer taraftan sanayide ise tüm prosesler kontrol ekranlarından anlık olarak kontrol edilmekte ve üretim için kullanılan enerji miktarı minimum seviyelere çekilmeye devam edilmektedir. Pek çok üretim şirketi aynı zamanda yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmaya da başlamıştır.

Yenilenebilir Enerji en büyük fosil yakıt tüketen otomotiv sektöründe de kendine yer edindi.

Fosil yakıtların en çok tüketildiği alanlardan biri olan araçlar konusunda ise 1900’lü yılların başında fosil yakıtlı araçlara karşı yenik düşen elektrikli araçlar Tesla markası ile birlikte yine yoğun olarak gündemimize girmiş durumda. Yeni modeller tanıtılırken pek çok yaygın araç üreticisi sadece elektrikle çalışan veya hibrit yakıt kullanan modellerini tanıtmaya ve geliştirmeye devam ediyor. Tesla’nın tüm patentlerinin kullanımını açması ise elektrikli araçların yaygınlaşması için umut verici.
Diğer taraftan enerji depolanması üzerine de çalışmalar devam ediyor. Özellikle yenilebilir enerji kullanımının yaygınlaşması için enerjinin depolanması büyük önem arz ediyor.

1800’lü yılların sonları ile hızla sanayileşmeye ve kentleşmeye başlayan dünya, enerji ihtiyacını büyük ölçüde yenilenmesi için binlerce yıllarca yıl gerekecek fosil kaynakları tüketmenin eşiğinde. Kaynaklar tamamen tükenmeden yenilebilir enerjinin kullanımının arttırılmasına yönelik özellikle gelişmiş toplumlarda büyük çaba var. Ancak dünyanın üretim merkezi olan Çin ve diğer Asya ülkelerinde artan enerji ihtiyacının çok büyük bölümü  fosil yakıtlar ile sağlanıyor. Yenilenebilir enerjinin kullanımının yaygınlaşması ise düşen maliyetler ve gelişen teknoloji ile her geçen gün artıyor. Bu da sanayi devriminden günümüze hayli yorduğumuz dünyamız ve doğal kaynakları için sevindirici.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Akıllı Eşyalar ve Yeni Müşteri Deneyimi Büyük Dönüşüm / Çerçeve / Dijital Ekonomi / Yaşam / Yeni Medya

Bilgisayarlar ve İnternet yakında yok olacak. Hem her yerde hem de hiçbir yerde olacaklar. Nasıl mı? Tıpkı elektrik gibi, tıpkı kitaplar gibi sıradanlaşacaklar. Gündemimizden çıkıp duvarların arkasına, pamuk ipliklerin arasında kaybolacaklar. Bazısı sadece havadaki ne oranını ölçerken, bazısının görevi terimizi devamlı olarak analiz ederek olası hastalıkları önceden tahmin etmek olacak. Giydiğimiz kıyafetten su içtiğimiz bardağa kadar gündelik hayatta kullanılan tüm araç ve gereçler sahip oldukları çipler sayesinde ağa bağlanacak ve veri aktarımı yapacak. Trafikte araçlar yoldaki diğer araçlarla iletişim kuracak, bu araçların bir çoğu da içindeki yolcular güven içinde seyahat ederken bilgisayar tarafından kontrol ediliyor olacak. Tüm bu gelişmelerin hepsi uzak gelecekte değil, bir çoğu şuan gerçekleşti bile. Artık yeni müşteri deneyimi çağındayız.

(daha&helliip;)


Büyük Veri ve Geleceği Üzerine Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Yeni Medya

Son yılların çok havalı kavramlarından olan Big Data, Türkçesi ile Büyük Veri hemen her konferansın, teknoloji ve gelecekten bahseden yazının içinde kendine yer edinmeye başladı. Kısaca yaygınlaşan sensörler ve nesnelerin internetinin verileri hızlanan ağlar vasıtasıyla bulut sistemlere aktarması sonucu ortaya çıkan veri yığını olarak adlandırsak çok da yanlış olmaz. Büyük veri kavramı çok yeni değil aslında. 5 yıl önceki büyük veri denilen veri, bugün çok küçük kalabilmekte. 5 yıl sonra kişi başı kullanılan bağlı cihaz sayısı hızlı şekilde arttığında konuşacağımız veri rakamları bugün için bilim kurgu sayılabilir nitelikte olacaktır. Kısaca döneme ve kişiye göre göreceli bir kavram.

(daha&helliip;)


Geleceğin İş Dünyası Büyük Dönüşüm / Çerçeve / Dijital Ekonomi / e-ticaret / m-ticaret / Ekonomi / Online Seyahat / Pazarlama / Yeni Medya / Yönetim

2115 yılına geldiğimizde bizi nasıl bir dünya bekliyor, hiç düşündünüz mü? Ulaşım nasıl olacak. Hala yerden hareket eden fosil yakıtlı araçları kullanmayacağız büyük olasılıkla. E-mail diye bir şey kalacak mı? Yerini nasıl bir araç alacak. MS Outlook yerine nasıl bir program kullanacağız. Veya program kullanacak mıyız? Elimizden düşmeyen ve 1 metreden fazla uzaklaştığımızda kendimizi huzursuz hissettiğimiz akıllı telefonların yerini ne alacak. Yoksa hala aynı formlarını koruyacaklar mı? İş hayatımız nasıl bir hal alacak. Ofis diye bir kavram hayatımızda hala olacak mı? Olacaksa nasıl? Günümüz ofislerinde görmeye alıştığımız küplerin arasında görece hala büyük kalmış ofis bilgisayarları yerine herkesin evinin bir duvarını ofis ekranına çevirdiği ses, görüntü entegrasyonu ile birlikte ama ayrı mekanlarda mı çalışıyor olacağız. Teknolojinin gelişim ve hayatımızı dönüştürme hızına bakıldığında 115 yıl sonrasını hayal etmek çok zor.


Tıpkı 115 yıl önce olduğu gibi. 1899 yılında Fransa’da Jean-Marc Côte önderliğinde bir grup Fransız sanatçı 2000 yılını hayal etmişler ve görsellerden görebileceğiniz teknolojileri hayal etmişler. Sınıflarda öğrenciler kulaklıklarla hocanın kitaptan okuduğu dersi dinlerken mekanizmayı muhtemelen hademe veya nöbetçi öğrenci fiziksel kuvvet ile çalıştırıyor. Veya bir postacı postaları tek kişilik uçağı ile teslim ediyor. 115 yıl sonra baktığımızda birebir olmasa da benzer teknolojiler öğrenciler için sınıflara gitmeye gerek kalmadan, postacılar için de insansız hava araçları ile çözülmeye başlandığını görebiliriz.

Ancak pek çok sektör ve iş kolu için geçmiş yada gelecek 115 yıla değil de 15 yıl öncesine baktığımızda büyük değişim, dönüşüm içerisinde olduğunu söyleyebilir. İçinde bulunduğumuz dijital dönüşüm çağı, aynı matbaanın yaygınlaşmasının ve bilginin görece demokratikleşmesinin ilk yıllarında olduğu gibi sadece edebiyat ve sanat alanını değil sağlıktan ulaşıma, ticaretten üretime birçok sektörü dönüştürüyor. Tek bir farkla. Çok daha hızlı.

Son 1 ayda teknoloji dünyasındaki gelişmelere baktığımızda bile günlük ve iş yaşamımızda ne denli büyük değişikliklerin, dönüşümlerin bizi beklediğini görebiliriz.

Perakende: İnsansız Hava Araçları ile Eve Servis

Ülkenizde insansız hava araçları sadece askeri fonksiyonları ile bilinse de ABD’de perakende devi Amazon ve internet devi Google farklı zamanlarda insansız hava araçları ile satın alınan ürünleri teslim etmeye yönelik geliştirdikleri servisleri tanıttılar. Çok uzak olmayan zamanda siparişleri teslim eden market çıraklarının yerine 80-100 km çapında siparişleri teslim eden uçan makineleri havada görmeye başlayabiliriz. Bu alanda ülkemizde de girişimcileri öncü çalışmalar yapmaya davet ediyorum. Zira insansız hava aracı üretiminde büyük mesafe almış ülkeler arasında yer alıyoruz.

prime-air_high-resolution02

Üretim: Salonda Üretim Yapan Fabrikalar

Her ne kadar yazıcı kelimesi beynimizde ofis dokümanlarını kağıda basan cihazları çağrıştırsa da 3 boyutlu yazıcılar yaptığınız tasarımları mürekkep-kağıt ikilisi ile değil içine koyduğunuz hammaddeyi işleyerek tasarladığımız ürünü birebir üretiyor. Hatta önde gelen bir marka sattığı yazıcıların büyük kısmını yine 3 boyutlu yazıcılarda üretip montajını yapıyor. 3 boyutlu yazıcılar ülkemizde de yaygınlaşmaya başladı. Satacağınız ürün numunesini üretmenin ötesinde bu cihazlar kişisel kullanıcı tarafında yaygınlaştığında artık bir ürünü üretip lojistik ve depolama maliyetlerini katlanacağınıza sadece tasarımı satarak müşterilerin evlerinde ürünleri mini fabrika/yazıcılarında ürettikleri dönemler de çok uzak değil.

Using-the-Form-1

Ödeme Kanalları: Cüzdan Bu Sefer Cebe ve Kola Taşınıyor

Dijital ve mobil ödeme sistemleri hayatımıza yeni girmedi. Bir süredir bu alanda farklı cihaz ve yazılımlar ile faaliyet gösteren başarılı girişimler vardı. Bunlardan en önde gelen ise Apple cihazların kulaklık girişinden kredi kartlarının manyetik bandını okuma teknolojisi geliştiren ve mobil ödemeyi pratik şekilde yaygınlaştıran Square firması denilebilir. Ancak Apple birçok alanda olduğu gibi ödeme konusunda da son kullanıcının hayatını kolaylaştıracak Apple Pay ödeme sistemini geçtiğimiz Eylül itibari ile tanıttı. 800 milyon kredi kart kayıtlı iTunes kullanıcısı ve 500 milyondan fazla iPhone kullanıcısı ve sisteme entegre ettiği perakende, banka ve gıda devleri ile kısa sürede ödeme alışkanlıklarımızı değiştirmeye aday. Cüzdanların dijitalleşmesi hiç bu kadar gerçeğe yakın olmamıştı. Ülkemizde de perakende ve hizmet sektörünün yeni nesil ödeme sistemleri üzerine şimdiden hazırlıklarını tamamlamış olası gerekiyor. Zira ülkemizde kullanılan akıllı telefon sayısı birçok gelişmiş ülkenin çok daha ötesinde.

Apple Unveils iPhone 6

Eğlence Sektörü: İçerik Sonsuz ve Bedava

Artan internet hızları, birbirine bağlı cihazlar, yeni nesil paylaşım teknolojileri sayesinde içerik sonsuz ve neredeyse bedava. Artık VHS, Betamax, CD, DVD, Blu-ray gibi araçlarla film ve müzik satış kanalları artık geride kaldı. Artık tüketiciye farklı katma değer sunmaya çalışan firmalar içeriği üreticilerinden alıp müşterilerine ücretsiz olarak sunuyorlar. Turkcell’in servisini kullanan kişilere ücretsiz sunduğu film arşivi, Türk Hava Yolları’nın yolcularına sunduğu çok satan iş ve çocuk kitaplarından oluşan ücretsiz kütüphane ülkemizde örnek olarak gösterilebilecek servislerden. Global anlamda Apple’ın son ürün lansmanı ile birlikte U2’nun yeni albümünü tüm kullanıcılarına ücretsiz olarak sunması, bir öteye gideren cihazlarına otomatik yüklemesi artık içerik sektörünün de büyük dönüşümden kısmetini aldığına örnek gösterilebilir.

Sky Library

Taşıma Sektörü: Senin Araban, Benim Arabamdır. Taksiciler Çok Kızdı.

Tüm metropollerde az veya çok trafik problemi her zaman vardır. İletişim ise sınırlarını zorluyor. İnternete bağlı milyarlarca insan istediği zaman istediği yerden birbiri ile haberleşme olanağına sahip. Bu haberleşme ağını arabanızı kısa süreli kiralamaya, uzun yola gidecekseniz hem masraf hem de yol arkadaşı bulabilirsiniz. Sadece arabanızı değil, özel jetinizi, yatınızı, diğer ulaşım araçlarınızı kiralayabileceğiniz servisler her geçen gün yaygınlaştı. Araç kiralama ve şoförlü hizmette önde gelen şirketlerden Uber ülkemizde de farklı ürünlerle hizmet vermeye başladı. Bazı Avrupa ülkeleri Uber’i yasaklarken bazı kentlerde taksicilerin büyük protestolarına maruz kaldı. Birçok sektörde olduğu gibi taşımacılık sektörü de dijital çağdan nasibini alarak dönüşüme girdi.

GTY 495298219 I FIN HUM GBR EN
Yukarıda örnekler hemen her sektör için çoğaltılabilir. İşin özüne bakacak olursak 1990’lar ile hayatımızda daha fazla hissetmeye başladığımız dijital çağ, faaliyet gösterdiğimiz hemen her sektörü bir şekilde dönüşüme zorluyor. Bazı meslek gruplarının ortadan kalktığına şahit olurken yeni yeni meslekler ve iş alanlarını ve fırsatlarını doğduğunu da görüyoruz. İş dünyasının bu dönüşümün nimetlerinden faydalanması için üst yönetim kademesi başta olmak üzere her kademede dönüşüm fikrini benimsemesi, ona uygun kadroların istihdam edilmesi gerekiyor. Buradaki en büyük problem ise dönüşüme ön ayak olacak kadroların günümüzde tecrübesiz ve sisteme aykırı denilerek saf dışı bırakılmaya çalışılması. Türk iş dünyası bu dijital dönüşüm çağında geri kalmamak ve global pazarda yeni iş fırsatlarını değerlendirebilmek için şimdiden yatırımlarını tamamlamış olması gerekiyor.

(Bu Yazı, Müsiad Çerçeve Dergisi Kasım 2014 sayısı için hazırlanmıştır. )

Kamil Mehmet ÖZKAN


Büyük Dönüşüm / Çerçeve / Yaşam / Yeni Medya / Yönetim

MÖ 4000 yıllarında Mısırlıların Papirus adını verdikleri ve sazlardan dokunmuş kumaşı ezerek ortaya çıkardıkları kağıt türünden sonra en büyük değişim 4000 yıl son MS 105 yılında Çinli askeri mahkeme memuru Ts’ai Lun tarafından yapılmıştır. Ts’ai Lun, bugünkü formuna çok yakın olan kağıt hamurunu bulup inceltmiş ve kurutarak bilgi kaydetmeye başlamıştır. Sonraki yıllarda üretim teknikleri gelişip özellike Gutenberg ile beraber matbaanın yaygınlaşması ile kağıt sadece elle verilerin kaydedildiği mecra olmaktan öte baskı makineleri tarafından çoğaltılan bilginin yaygınlaşması, depolanması, tasnifi için en büyük araç olmuştur.

Mahkeme memuru Ts’ai Lun’dan yaklaşık 1783 yıl sonra Elisha Grey Amerikan Patent Ofisinden aldığı tele-otograf patenti ile kağıt hamurundan üretilen kağıt yerine metal üzerine verinin bambaşka şekilde yazılıp kaydedilmesinin yolunu açtı. 1942 yılına gelindiğinde dokunmatik ekran üzerine el yazısı girişinin patenti H.C.Moody tarafından alınmıştı. Sonraki gelişmeler için 4000 yıl beklemek gerekmedi. Elisha Gray’in patentinden 112 yıl sonra, 2010 yılında Steve Jobs tarafından iPad’in lansmanı ile yaygınlaşan tablet kullanımı, aynı yıl sonunda 102 farklı model çoktan raflarda yerini almış, milyonlarca insan tarafından kullanılmaya başlanmıştı.

Artık tabletler sadece eğlence ve sosyal medya araçlarını kullanmadan öte hem eğitim alanında öğrenciler için, hem de iş dünyası mensupları için günlük iş yapış şekillerini değiştirmede büyük rol oynadı. Günümüze geldiğimizde ise Gartner’ın tahminlerine bakacak olursak bu yıl sonuna kadar 256 milyon tablet cihaz satılırken bu rakam 2015 yılında 321 milyon olarak yer almaktadır. Kullandığımız araçlar değiştikçe yaşam ve iş yapış biçimlerimiz de değişiyor. Binlerce yıldır kağıt üzerine yazı ve baskı ile halledilen hesap-kitap işleri 1970’lerde yerini bilgisayarlara bırakmaya başlamıştı. Artık günümüzde yanımızda taşıdığımız ve sahip olduğu yetenekler ile enformasyona yönelik tüm ihtiyaçlarımızı fazlasıyla karşılamaya muktedir cihazlar sayesinde kağıtsız, mobil ofislere doğru gidiyoruz.

Bugün tablet ve akıllı mobil cihazlara yüklediğimiz çoğunluğu ücretsiz yazılımlar ile çok daha verimli iş süreçlerini yönetebilirken, bulut sistemde yer alan dosyalara, internete bağlı dünya üzerindeki herhangi bir noktadan da erişerek mobil ofinizden görüntülü görüşme uygulamaları ile havalimanında iki bağlantı uçuşu arasında toplantınızı yapabilir, elektronik imza ile onayınızı bekleyen dökümanları imzalayarak to do listenizi biraz olsun hafifletebilirsiniz.

iOs veya Android uygulama dükkanlarına girdiğinizde yüzlerde farklı seçenek bulabilirsiniz ama öne çıkan olmazsa olmaz uygulamalardan bahsedelim.

Dropbox

Her Zaman Her Yerde

Dropbox, Sugar Sync, Google Drive, iCloud, OneDrive
Dosya ve dökümanlarınıza her zaman her yerden erişmek modern çağın iş dünyası mensupları için olmazsa olmaz bir gereklilik. Dropbox, Sugarsync öne çıkan bulut depolama servisileri ile bilgisayarınızdaki dosyaların tamamını veya bir kısmını eşzamanlayabilir, akıllı telefon ve tabletlerinizden istediğiniz yerden erişebilirsiniz. Kullandığınız ofis döküman programına göre Google Drive, iCloud ve One Drive ile de bilgisayarınızda hazırlamaya başladığınız bir dökümanı taksi ile toplantıya giderken tabletinizden tamamlayabilir, bir ara kablo ile akıllı telefonunuz ile projeksiyon cihazına bağlayıp sunumunuzu gerçekleştirebilirisiniz.

iCloud

Dökümanlarınıza Her Yerde Hükmedin

Good Reader, Adobe Reader, Apple ve Microsoft Office Uygulamaları, Google Dökümanlar
Tablet cihazların geniş ekranları sadece okuma değil döküman oluşturma için de oldukça elverişli. Yaygın olan üç platformun, Microsoft, Apple ve Google, ofis uygulamalarının hepsi bulut teknolojisini desteklediği için istediğiniz yerde dökümanlarınızın tamamına erişebilmeniz mümkün. Good Reader uygulaması ise VPN protokolü dahil neredeyse tüm popüler bulut sistemlerine bağlanmanızı, dökümanları klasörlerde offline olarak depolamanızın ötesinde özellikle PDF için sunduğu çeşitli editleme özellikleri ile iş profesyonellerinin tabletlerinde mutlaka olması gereken uygulamaların başında geliyor. PDF’in babası Adobe Reader ise size sunduğu ücretli/ücretsiz hesap sunma özellikleri ile dökümanlarınızı depolama ve üzerinde çeşitli oynamaları yapmanızı sağlıyor.

Evernote 2

Yeni Çağın Not Alma Ustası Evernote

Evernote, Hello, Skitch, Penultimate , Web clipper

Bir yazılım firması düşünün ki yaptığı her yenilik iş yapış şeklimizi her geçen gün biraz daha değiştirsin ve kolaylaştırsın. Tüm platformlardan kolayca erişilebilip, istediğimiz ölçekte notlarımızı paylaşmaya olanak tanısın. Klavye, uygun kalemle el yazısı ve sesle not almanın ötesinde döküman yüklemenize izin verip yüklediğiniz döküman veya çektiğiniz resimlerin içindeki metinlerde tarama imkanı sağlasın. Aldığınız kartvizitleri tarayarak anında dijital arşivinize kaydedebilir, anında sosyal ağlardan da kontağınız ile bağlantı kurabilirsiniz. Bunların hepsini Evernote ve onun yardımcı uygulamaları ile ücretsiz olarak gerçekleştirebilir bazı ekstra özellikleri için ücretli üye seçeneği de mevcut.

Artık kağıt merkezli iş yapış biçiminden hiç kağıt kullanmadan yürütülen süreçleri yaşıyor bugünün iş dünyası. Basılı kaynakların sonunun gelmesi için oldukça uzun süre beklememiz gerekecek ama her geçen gün iş dünyası da dijital dönüşüme biraz daha ayak uydurmaya devam edecek.

(Bu Yazı, Müsiad Çerçeve Dergisi Eylül 2014 sayısı için hazırlanmıştır. )

Kamil Mehmet ÖZKAN


Büyük Dönüşüm / Pazarlama / Yeni Medya

Screen Shot 2014-08-21 at 21.52.15

İnternetin yaygınlaşması ile birlikte gündemimize giren internet gazeteciliği kavramı geleneksel gazeteciler tarafından hiçbir zaman onaylanmadığı gibi konu ne zaman gündeme gelse web de habercileri kopyala yapıştır yaparak çalmakla, emeksiz içerik üretmekle suçladılar. Sonraki dönemde gelişen mobil cihazlar vatandaş gazeteciliği kavramını da hayatımıza soktuğunda aynı güruh bu sefer yapılan bu haberlerin bağlı olduklarını iddia ettikleri basın yayın ilkelerine uymadığı, kaynağının belli olmadığını savundular.

Köprünün altından çok sular aktı. Tüm büyük kuruluşlar birer birer web siteleri açtılar. Hatta dayanamayıp mobil uygulamalar da hazırladılar. Ama orada bile bu ısrarsız tutum kendini gösterdi. Basılı gazeteyi tarayıp yüksek PDF versiyonunu okuyucuya satmaya çalıştılar. Halk bunu istiyor demeyi de ihmal etmediler. Ve en çok eleştirdikleri o yeni yetme web sitelerinden içerikler almaya, ilk zamanlar suçladıkları ve ilkelerine uymayan nitelikte haberleri kendi haberleriymiş gibi kullanmaya başladılar. Hiç kaale almadıkları vatandaş gazetecilerinin tweet’leri baz alınarak flash haber olarak verilmeye başlandı.

Buraya nasıl mı geldim? Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haber aklımı meşgul etmeye başladı. Reddit kendi sitesinde yer alan haberlerden yararlanacak gazeteciler için bir takım tavsiyeler ve nezaket kuralları yayınladı. Buna da “Pressiquette” ismini verdiler. Amaç sitede içerikleri üretenlerine emeklerine biraz daha saygı gösterilmesi. Reddit’in kurucusu Aaron Swatz ise bu gelenekselcilerin telif baskıları yüzünden intihar etmiş bir internet dahisi. Bilginin belli kesimlerin elinde tekel olarak bulunmasını değil, herkesin ulaşabileceği şekilde özgür kılınmasının en ateşli savunucularından.

Geleneksel artık yaya kaldı. Geri kaldı. Bugün artık vatandaşlar kullandıkları Google Glass ile global anlamda toplumsal olayları canlı yayınlayabilecek araç ve gereçlere sahip. [Tim Pool’un kanalına buradan ulaşabilrsiniz. http://new.livestream.com/timcast/news ]Artık sizin taranmış pdf ve en az 1 günlük haberlerinize ihtiyaç azaldı. Artık izinsiz içeriğini kullandığınız haber siteleri de sizden rahatsız olmaktan öte nezaket kurallarını yayınlıyor. Size, sizin onlara davrandığınız gibi davranmıyor.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Güzel Yazı: (@ismailhpolat hocaya paylaşım için teşekkürler.) https://medium.com/@cshirky/last-call-c682f6471c70

Kamil Mehmet ÖZKAN


Korsanla Mücadelede Çözüm – Bedava İçerik ve Sky Library Arşiv / Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Ekonomi / Marka Yönetimi / Mobil / Yeni Medya

Daha önce burada sonuçlarını paylaştığım Turkcell’in desteği ile gerçekleştirdiğimiz “Yeni Reklam ve Satış Mecrası Olarak Tablet Cihazlar ve Türkiye’de Tablet Cihaz Kullanımı” araştırmasının sonuçlarına göre tüketicilerin %77’si reklam görme karşılığında premium içeriğe ücretsiz erişmeye razı olduğu ortaya çıkmıştı. Bu konuyu Harvard Business Review Türkiye Mart 2013 sayısında da detaylı olarak dile getirmiş, yayıncıların e-kitapları bedava dağıtarak korsanla mücadele edebileceğini ve bu alanda yeni modeller geliştirilmesi gerektiğini dile getirmiştim.

Sky Library - Ücretsiz içerik - yeni medya

Tüm bu kısa tarihi Sky Library uygulamasından bahsetmek için özetledim. Tamamen tesadüfen gelişen olaylar sonucunda daha önce farklı platformlarda dile getirdiğim bu yenilikçi fikri hayata geçirmek şuan çalışmış olduğum Türk Hava Yolları’nda Sky Library uygulaması ile hayata geçirmek bana nasip oldu. Bu benim için büyük bir sevinç kaynağı ve Türkiye için büyük kazanım olduğunu düşünüyorum. Bulabildiğim kadarı ile daha önce bu model ile ve ölçekte gerçekleştirilmiş marka destekli başka proje yok. Eğer bildiğiniz varsa burada paylaşırsanız sevinirim.

Nedir Sky Library diye baktığımızda çalışanlarına ve Miles and Smiles üyelerine yönelik (bayağı bir geniş kitleyi kapsıyor ve içerik anlaşmalarında ne kadar zorlandığımızı tahmin edemezsiniz 🙂 Yönetim, pazarlama, marka, kişisel gelişim ve kısa uçuşlarda okumak üzere editörler tarafından özel olarak özetlenmiş popüler kitaplara ve her yaştan çocuğa yönelik Milli Eğitim Bakanlığı onaylı hikaye kitaplarına ücretsiz olarak ulaşabileceğiniz bir platform. Buradaki kitaplar seçilirken en çok satanlar ve alanında en iyiler olması göz önünde tutuldu ve tamamı ücretsiz olarak erişime sunuldu. Aynı zamanda uçaklarda vazgeçilmez yol arkadaşı olarak sunduğumuz Skylife, Skylife Business, Anadolu Jet, Curio City ve Empathy dergilerine ücretsiz erişebilir, Türk Hava Yolları Yayınlarına ulaşabilirsiniz.

Yeni medya çağı ile yeni dinamikler, tüketim alışkanlıkları ve ekonomi modelleri ortaya çıkıyor. Daha önce yayıncıların bu konudaki cahilliklerine (kimse kusura bakmasın. Herkes faaliyet alanındaki gelişmeleri takip etmek ve ayak uydurmak zorunda. Aksi takdirde zaten yok olacakları için benim burada kullandığım sıfat çok hafif kalacak) yönelik bir yazıyı yayınlamıştım. Eski modelde bu kitapların ücretsiz olarak sunulması teorik olarak raflarda satışın durması ve herkesin bu ücretsiz içeriği indirmesi gibi batıl düşünceler içerse de dijitalin size sunduğu ölçek ekonomisi sayesinde birim maliyette geliriniz düşüyormuş gibi olsa erişimin çok daha fazla artması ile daha fazla kazanacağınız bir ekonomik modele doğru gidiyoruz. Bu konuda Chris Anderson’ın Bedava kitabı en büyük kaynaklardan. ( Bu kitabı Sky Library’de ücretsiz bulabilirsiniz.)

Yeniden Sky Library’e dönecek olursak, Türk Hava Yolları premium içeriği finanse ederek müşterilerine ücretsiz bir kaynak sundu. TVYO yine TV içeriği alanında başarılı modellerden biri. Artık dizi yapımcıları dizilerin tüm bölümlerini kendileri Youtube’a yüklüyorlar. Tabi ki Youtube’un yeni reklam çözümleri buradaki en büyük yardımcı. Burada yayıncılara ve içerik üreticilerine büyük görev düşüyor. Yeni modeller geliştirmeleri gerekiyor. Korsanla mücadele etmek demek çaresizlikten koca koca içerik ve paylaşım platformlarını kapattırmak değil, bu yeni çağın gereksinimlerine uygun modeller geliştirmek ile olur.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Arşiv / Büyük Dönüşüm / Pazarlama / Yaşam / Yeni Medya

Yeni Medya Merkezi Logo 2

Yeni Medya bölümü ile lisans sonrası ara verdiğim dönemde o dönemler yaptığım girişim ve eskiden beridir ilgi alanım olan dijital dünyaya ilişkin eğitim arayışı sırasında bulmuştum. İşletme bölümünü okumuş, birçok disiplinde Türkiye’de önde gelen şirketlerde staj yaptıktan sonra pazarlamanın benim için en iyi olan olduğuna karar kılmış, bunu dijital ile birleştiren Yeni Medya bölümüne ise dönem arası olmasına rağmen başvurmuştum.

2004 yılından beri Yeni Medya kelimesini Türkiye’ye açıklamaya çalışan ve önceleri sadece bir ders iken lisans ve Yüksek Lisans bölümü haline gelerek Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren ve diğer üniversitelere olumlu yönde örnek olan bir sürecin sonunda İsmail Hoca bunca yılın emeği olarak Yüksek Lisans bölümünde biz öğrencilerine ders veriyordu. Kendisiyle ilk ders haftasında sevgili Özgür Zan hocamın dersi öncesinde Kadir Has Üniversitesinin en büyük güzelliklerinden olan iki bina arasında eşsiz Haliç Manzarası sunan Starbucks Cafe’de tanıştık ilk. Benim için yeni medya ile serüven de resmi olarak başlamış oluyordu o gün.

Selim Çavuş ise öğrenciliğinde ve sonrasında yaptığı sosyal faaliyetler ve sivil toplum kuruluşları sayesinde tanıdığım aynı zamanda o dönem bir girişimde ortağımdı. Kendisiyle gıyaben çok önce tanışmış olsak da fiziki olarak tanışmamız ve Yeni Medya Bölümüne gitmeye karar vermemiz aynı döneme rastlamaktadır.

Keyifli geçen iki yılın sonunda mezun olup her birerimiz başka yönlere dağıldıktan sonra bile İsmail Hoca, Selim ve ben dönem dönem bir araya gelir, öğrenciliğimiz döneminde aralarda ve derste tartıştığımız yeni medya dünyasına yönelik gelişmeleri paylaşırdık. Paylaşım konusunda Hoca sıfatı sebebiyle İsmail Hoca hep bizden önce ve bize öncü olmuştur.

Uzunca bir süredir devam eden bu istikrarlı ama programsız buluşmayı somut bir proje haline getirme fikri Selim’den geldi doğal olarak ve ilk görüşmemizde 1 saatlik bir toplantı sonrasında halihazırda içeriği ve ustaları hazır olan ve sadece kalıp vermesi kalmış bir iş gibi Yeni Medya Merkezi kurulmuş oldu.

Ülkemizde hala gerçek anlamını bulamamış olan yeni medya ( Yeni Medya Nedir? Ne değildir? ayrıca (1) , (2) , (3) ) kavramını daha da detaylı açıklayacak ve bu kavramın etkilediği alanlarda, yani yaşamamızın her yönünde bu büyük dönüşüm ve değişim çağının gerekliliklerini tartışacaktık. Yakın dönemde bu alanda elde edeceğimiz kaynakları da bir araya getirmeye ve web’de bir alanda sunmaya başlayacağız.

İlk bölümde İsmail Hoca ile Yeni Medya Nedir? sorusunu yanıtladık. İkinci bölümde Ercüment Büyükşener ile bu dönüşüm ve değişimi ve hem şahısların hemde kuruluşların bu alanı nasıl yorumlamaları gerektiğine değindik. Üçüncü bölümde ise Işıl Boy ile yeni medyanın en çok etkilediği alanlardan olan eğitim üzerine değişimlerinden bahsettik. Bundan sonraki haftalarda da Salı akşamları saat 22:00’de her hafta alanında uzman konukları ile yayınlanmaya devam edecek.

Katkı ve önerileriniz ile çok daha verimli programlar ve kaynak alanları oluşturacağımıza inanıyorum.

Twitter
Facebook Sayfası
Google+ Sayfası
Youtube Kanalı

Kamil Mehmet ÖZKAN



Page 1 of 41234