Dijital Pazarlama


Dijital Dönüşüm Yolunda Odaktan Sapmamak Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama

“Facebook kullanıcı sayısı 1,5 Milyar’ı geçti.”
“Whatsupp hala 40 çalışan ile 1 Milyar kullanıcıya koşuyor.”
“Twitter’da yine tweet rekoru kırıldı.”
“Uber yine değerleme rekorlarını kıracak.”
“Apple 10 ay sonra çıkaracağı telefonunda yine çok işlevsel olmayan ama ses getirecek bir yenilik açıklayacak.”

Dünya gündemi çok yoğun. Teknoloji haberler bölümü bundan çok daha yoğun. Eğer günlük hayatta popüler uygulamalardan gündemi takip etmeye çalışıyorsanız bir süre sonra her gün yukarıdaki haberlerin ve firmaların farklı bir versiyonunu görüyorsunuzdur. Özellikle sizi tanıdığını ve sizin ilgi alanlarınıza göre haber vermeyi amaç edinmiş programlar bunlar. Bir süre sonra sıkılmaya başlamanız normal. Bu haberleri okumanın zararlı bir yönü yok. Ancak sadece rakamlara ve popüler firmalara odaklanan tık merkezli içerik sağlayıcıları Chris Anderson’un Uzun Kuyruk teorisini oldukça kısalttılar. Belli bir içerik ekosistemine takılıp kalıyor ve popüler olanı devamlı olarak servis ediyorlar. Diğer taraftan dünyadaki ekonominin büyük bölümü teknoloji ile hiç ilgisi olmayan sektörler tarafından yürütülüyor. Aslında hiç ilgisi yok demeyelim, dijital dönüşüm bu sektörleri ve iş yapış biçimlerini de değiştirmeye/dönüştürmeye başladı ve bu firmaların dönüşüm sürecinde kılavuzluk edecek yol göstericilere ihtiyacı var.

maxresdefault

Günlük hayatta ekonomik değerler ve üretimin %90’ı teknoloji üretimi ve iletişim ile hiç ilgisi olmayan alanlarda yapılıyor. Aynı anda bir kıtada çiftçiler buğday hasadı yaparken diğer tarafta başka kıtada yer alan firmalar bu buğdaydan üretilen makarnayı dünyanın farklı pazarlarında satmaya çalışıyor. Çölde petrol kuyularında petrol çıkmaya devam ederken diğer taraftan petro kimya molekülleri ile yeni nesil nano teknoloji kumaşları üzerinde araştırmalarına devam eden öğrenciler akıllı kumaşları daha da akıllandırma peşinde. Yapılan tüm ekonomik faaliyetler teknoloji devriminden etkileniyor. kimi sektör dijital dönüşümü çok hızla tamamlarken kimi sektörler ise bu dönüşüm ile yeni tanışmaya başladı. İşte bu noktada dijital dönüşümü sadece bir kaç popüler sosyal medya platformu ve buradaki istatistikler seviyesine indirgememek gerekiyor.

dijital dönüşüm yolunda odak kaymetmemek - dijital karmaşa - kamil mehmet özkan

Uber gibi bir şirketi önemli yapan hissedarlarının ne kadar zengin olma ihtimali veya borsaya açılmadan önce piyasa değerinin ne kadar daha şişirileceği değil silikon vadisindeki bir bir teknoloji şirketinin Asya’da teknolojinin çok da yaygın olmadığı bir bölgedeki oldukça yerel bir iş olan taksiciliği nasıl dönüştüreceği. Keza Airbnb’de böyle. Herkes Alibaba‘nın Singles Day’de bir gündeki rekor satışını konuşurken arka tarafta bu siparişleri organize edecek ve adreslerine ulaştıracak posta ve lojistik sektörü de en az platform kadar önemli oluyor. İşte bu noktada ekranın arka tarafını da görüp hayal edebilen ve çözümler sunan iş gücü ordularına ihtiyaç var.

Son kullanıcının bulunduğu iletişim platformları elbette pazarlama, markalama ve iletişim için çok önemli ancak vaat ettiğiniz hizmet ve ürünü tüketiciye ulaştırmada daha gelişim ve dönüşüm sürecinizi tamamlamadığınız zaman yaptığınız iletişim geri tepebiliyor. Çok yatırım yapıp oluşturduğunuz içerik eğer gerçek dünyanızı yansıtmıyorsa işte o zaman bu platformlar sizin kabusunuz da olabilir.

Leading_Digital_Donusum_icin_Teknolojiyi_kullanmak_dijital dönüşüm kamil mehmet özkan
Dijital Usta kavramı Didier Bonnet, George Westerman ve Andrew McAfee’nin birlikte kaleme aldıkları Leading Digital kitabında detaylıca işleniyor. (Kitap Sky Library‘den ücretsiz olarak okunabilir.)  Dijital usta olmak için teknoloji ve iletişim sektöründe olmanız gerekmiyor. Kimyasal boya satan bir firma da olabilirsiniz, milyonları taşıyan bir havayolu da. Önemli olan iş yapış biçimlerinden teknoloji devrimi ile hayatımıza giren yenilikleri benimseyen, operasyonlarını ve organizasyonlarını buna göre kurgulayan şirketlerin üretim, dağıtım, tutundurma, müşteri ilişkileri, insan kaynakları operasyonlarında dijital devrimin avantajlarından faydalanabiliyor olmak. Önemli olan büyük dönüşüm yolunda odak noktasını kaybetmemek.

Bazı sektörler çok hızlı şekilde dönüşüme uğrarken diğerleri bu dönüşümü daha yavaş tamamlıyor olabilir. Ancak bilinen gerçek şu ki her sektörde mutlaka dijital ustalığa ulaşmış şirketler yer almaya başladı. Rakamlar göz önüne alındığında dijital ustalığa ulaşmış şirketler ortalamadan %26 daha fazla kazanç elde ediyor. Peki sizin şirketiniz de durum ne?

Kamil Mehmet ÖZKAN


Yeni Medya Çağında Kızgın Müşterinin Gazabı Büyük Dönüşüm / Dijital Pazarlama / Marka Yönetimi

Konu yeni medya araçları ile pazarlama olduğunda genelde ilk akla gelen kesim markalar ve platformlar oluyor. Hangi platformda ne kadar kullanıcı var, kampanyalar en uygun maliyetle ne kadar fazla kişiye ulaşır, viral video mu çeksek trending topic olacak bir hashtag mi bulsak diye liste uzar gider. Sosyal medya uzmanları hemen sazı eline alıp döktürmeye başlar. Her çeyrekte Facebook, Google ve Twitter’ın reklam kazançları, dijital reklamcılar birlikleri tarafından pazarın ne kadar büyüdüğü büyüyeceği vs. konular açıklanır. Hemen her popüler blogda haber olarak yer alır. Kullanıcılardan bahsedilirken ise devamlı olarak reklam gösterilmesi gereken bir meta gibi bahsedilir. Onlar sadece milyar adedin içinde bir’dir. Ancak çok az marka/platform kullanıcılara yeteri kadar değer vermektedir. Her şeyin dijitalleştiği ve yeni ismini aldığı bir çağda “Yeni Müşteri” diye de bir kavram olduğu çok az kesim tarafından ciddiye alınır.

Dijital dönüşüm çağında yeni medya araçları ile markalar, ürünlerini tanıtmada ve müşterilere mesajlarını ulaştırmada ne kadar avantaj elde ediyorsa, internetin adil ve tarafsız yapısı gereği kullanıcılar da aynı iletişim imkanlarına sahip oluyor. Yeni müşteri dediğimiz dijital çağın bilinçli tüketicileri, memnun oldukları durumlar kadar memnun olmadıkları durumları da tüm etki ve erişim alanlarına haber veriyorlar. Aslında onların verdiği haber mesajı alan kesimde tavsiye olarak algılanıyor. Global güven endeksinde arkadaş tavsiyelerine olan güven hala reklamların verdiği mesaja olan güvenin çok üstünde bir değere sahip. Bu durumda arkadaş tavsiyeleri, markalardan daha avantajlı konumda, bunun farkında olan marka sayısı ise çok çok az. Her ne kadar “tık” ve “layk” endeksli pazarlama stratejileri (tavsiye ekonomisi ) yavaş yavaş yerini daha anlamlı performansa dayalı modellere bıraksa da marka ve iletişim bölümlerinin, elinde sonsuz güç olan müşteriler ve olası kriz senaryoları için, devamlı tetikte olması gerekiyor.

Havacılık sektörünün yeni kurbanlarından biri British Airways oldu. Hasan Syed isimli bir yolcu yakını babasının valizini kaybettiği ve bir çözüm sunmadığı için Twitter’dan kişisel hesabı ile reklam planı yaptı ve “Don’t Fly @BritishAirways . Their customer service is horrendus.” metnini sponsorlu tweet olarak yayınladı. Hergün onbinlerce yolcuya hizmet veren bir şirket olan British Airways henüz bu tweete cevap vermedi. Muhtemelen ilk etapta bir müşterilerinin kendileri hakkında düzenlediği olumsuz kampayadan haberdar bile değildiler. JetBlue’nun başkan yardımcısı bu durumu tüketicilerde ilginç bir yeni trend olarak yorumladı. Twitter’ın firmalar mesajlarını tüketicilere daha kolay iletsin diye geliştirdiği sistemde tüketici firmayı diğer kullanıcılara şikayet etti. Yeni düzenin yeni müşterileri için memnuniyetsizlik sadece içerinde yaşadıkları veya kontuarda buldukları bir görevliye bağırmaktan ibaret değil. Yeni müşteri alışkanlıkları çok daha fazla okuyan, dünyayı daha iyi takip eden, uğradığı haksızlıklara veya memnuniyetsizliklere elindeki sonsuz seçenek ve silah ile geri saldıran bir yöne doğru kayıyor. Bu senaryo bugün popüler olan pek çok platformda gerçekleşebilmektedir.

Markaların en büyük dikkat etmesi gereken konu ise devamlı olarak dinlemede kalmak. Sahadan gelen bilgilerle memnuniyetsizlik noktalarına anında müdahalede bulunup olumsuz algıyı tam tersine çevirmek olmalı. Aksi takdirde ürününüzden şikayetçi olan bir müşteri Change.org’da hakkınızda bir imza kampanyası başlatabilir, Twitter ve Facebook’ta sponsorlu içerik ile geniş kitlelere ulaşabilir, marka ve ürünlerinizi kötüleyen mikro siteler kurabilir, Kickstarter’da size karşı yürüttüğü kampanyayı daha fazla geniş kitleye ulaştırmak için fon toplayabilir.

Ve bunu yaptığında sizin marka olarak yaptığınız “Lütfen bizi kullanın” kampanyası maalesef kızgın müşterinin yaptığı “Lütfen x markasını kullanmayın.” kampanyasından daha az etkili olacaktır. Yeni müşteri, yeni medya çağında artık daha güçlü. En az markalar kadar sınırsız kaynağa ve kanala sahip.
Yıllar önce yine başka bir havayolu şirketi United Airlines’ın kızgın bir sanatçı müşterisini yeterince ciddiye almadıktan sonra başına gelenleri anlatan video ile bitirelim.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Büyük Veri ve Geleceği Üzerine Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Yeni Medya

Son yılların çok havalı kavramlarından olan Big Data, Türkçesi ile Büyük Veri hemen her konferansın, teknoloji ve gelecekten bahseden yazının içinde kendine yer edinmeye başladı. Kısaca yaygınlaşan sensörler ve nesnelerin internetinin verileri hızlanan ağlar vasıtasıyla bulut sistemlere aktarması sonucu ortaya çıkan veri yığını olarak adlandırsak çok da yanlış olmaz. Büyük veri kavramı çok yeni değil aslında. 5 yıl önceki büyük veri denilen veri, bugün çok küçük kalabilmekte. 5 yıl sonra kişi başı kullanılan bağlı cihaz sayısı hızlı şekilde arttığında konuşacağımız veri rakamları bugün için bilim kurgu sayılabilir nitelikte olacaktır. Kısaca döneme ve kişiye göre göreceli bir kavram.

(daha&helliip;)


Yeni Dünya, Yeni Tüketici Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Ekonomi / Marka Yönetimi / Yeni Medya

Salı günü yeni tüketici trendlerinden bahsetmek üzere Dokuz Eylül Üniversitesi‘nde bir konferansa davetliydim. Konuşacağım kitle öğrenci olunca her zamanki gibi onları bir şeyler üretmeye teşvik edici örneklerin yer almasına özen gösterdim. Sunum sonrasında başka bir öğrenci kulübü’nün hocaların desteği ve kendi imkanları ile yaptıkları elektrikli araba ile kampüste bir gezintiye çıktık. Sohbet ederken Teslanın sektör gelişsin diye tüm patentleri ücretsiz kullanıma açmasından bahsettim ve sevindirici haber. Takip ediyorlar ve inceliyorlardı. İşte Yeni Dünya’nın, Yeni Çağ’ın Yeni Tüketicileri bu öğrencilerdi. Doğru yerdeydim. Tek mesele bunu şuan tüm sektörlerde yönetici ve okullarda eğitmen kimliğini taşıyan Eski Dünya‘nın Eski Müşterilerine anlatmak gerekiyordu.

Dokuz Eylül Üniversitesi - Elektrikli Araba

Yeni çağ ve yeni müşteriyi anlamak için öyle hemen kolayca çık bir şekilde hazırlanmış ve herkesin kopyalayıp yapıştırıp kullandığı janjanlı sözlerden önce buraya nasıl geldik? Yeni diye tabir ettiğimiz olgu neden yeni? Peki bunun eskisi nedir? Neden eskidi? gibi çocuksu (!) soruları sormak ve yanıtlamak gerekiyor.

Öncelikle tüketici dediğimiz o canavar sürüsünün ( aşırı tüketim hastalığı ve hem Dünya’ya, hem de kendimize verdiği zararları ayrıca yazacağım. O zaman bana hak vereceksiniz. ) özelliklerine bakmak gerekiyor. İçinde bulunduğumuz çağ sadece teknoloji ve iletişim araçları yönünden değil, tüketimin tüm zamanların zirvesinde olduğu, üretimde maliyetlerin devamlı düştüğü, Dünya’nın hızla kalabalıklaştığı ve genel ortalamada ( her ne kadar adil dağıtılmasa da) kişi başı düşen gelirin devamlı arttığı bir çağ.

Bu durum her zaman böyle değildi. Hatta o kadar hızla değişmeye başladı ki eskiden 30-40 aralıklarla kuşakların alışkanlıkları değişirken, artık 10 yılda bir yeni kuşaktan ( Y Kuşağı, X Kuşağı, Z Kuşağı) bahseder olduk. İzmir’de aralarda öğrencilerle muhabbetimizde de bir kez daha açığa çıktı ki kısa süre önce birçok kesime mucize gibi gelen Facebook, öğrenciler için çok eski ve demode. Şimdilik Snapchat kullanıyorlar ama yarın başka bir uygulama çıkıp onu kullanmaya başlayacaklarının farkındalar.

millennial-generation-workplace-casual-620px-620x412

Yeni Tüketici’yi salt ürün satmaya yönelik hedef kitle olarak alıp meşhur 4P üzerine stratejinizi kurduğunuzda düzenin artık eskisi gibi işlemediğini görürsünüz. Sadece reklamı çekip sonsuz bütçelerle TV’de yayınlayarak ürün satmaya çalıştığınızda ise kara kara düşünmeye başlarsınız neden bizi tercih etmiyorlar diye. Hedef kitlenin TV izlememe ihtimali hiç aklına gelmemiştir. 80’lerde aldığı diploması üzerine hiç bir şey koymamıştır pazarlama, iletişim yöneticisinin. Birçok kez yeni yetmezler uçuk kaçık dijital projeler getirmiştir ama onların ne önemi vardır.

Yeni Tüketici kavramının üzerine derinlemesine bir yazı dizisini yakında burada yazmaya başlayacağım. Ama öncesinde temel bir kaç nokta var? Artık üretim yöntemleri ve modelleri de dönüşüyor. 3D Yazıcılar ve crowdfunding platformları bambaşka ekonomik dengelerle çalışıyor. Herkeste olan bir ürünü alacağına artık tüketici garajda üretilmiş prototip ile fon toplayan girişimciye destek olurken ürünü ilk kullanan kesimden olmayı daha çok önemsiyor. Diğer taraftan milyarlarca dolarlık Ar-Ge departmanlarına karşılık elde edilemeyen inovasyon 2 öğrencinin kantin muhabbetinde hayat buluveriyor. Uzakdoğu’dan sipariş edilen sensörler ve 3D yazıcıda üretilen modellere yazılım bilgisi ile sınırsız yetenek kazandırılabiliyor.

23-TOOLKIT-master1050

Detayları daha sonra yazacağım ama Yeni Tüketici mantığı bambaşka işliyor. Dokuz Eylül Üniversite’si ziyaretimde güzel izlenimler edindim. Sadece tüketmek için değil aynı zamanda bir şeyler üretmek için de düşünen, çabalayan öğrenciler ve onları destekleyen hocaları ile tanışmak benim için çok büyük bir keyifti.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Türk Hava Yolları İle Külfetsİz, Telaşsız Seyahat Çağı… Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Mobil / Online Seyahat / Pazarlama

260’DAN FAZLA DESTİNASYONUYLA FARKLI ÜLKELER VE KÜLTÜRLER ARASINDA BİR KÖPRÜ KURAN TÜRK HAVA YOLLARI, YOLCULUKLARINIZI DAHA PLANLI, KOLAY VE KEYİFLİ HALE GETİRECEK UYGULAMALARLA YANINIZDA.

(Bu yazı Skylife Eylül 2014 sayısı için kaleme alınmıştır. Yazının orijinaline Skylife’ın yenilenen web sitesinden erişebilirsiniz. )

Sürekli gelişen özellikleri sayesinde cep telefonu, tabletler gibi mobil cihazlar artık seyahatlerinizde de en büyük yardımcınız. Yolcularının hayatını kolaylaştırmaya büyük önem veren Türk Hava Yolları, bu gelişmeleri kendi bünyesine hızla adapte ediyor ve faydalı mobil cihaz uygulamalarını hizmetinize sunmaya devam ediyor.

Şimdi sizlere seyahatlerinizde kolaylık sağlayacak mobil uygulamalardan bahsetmek istiyoruz.

Triposo
Bu mobil gezi rehberinizi tanıtmadan önce bir müjde verelim; eğer eylül ayı sonuna kadar kullanırsanız, Türk Hava Yolları’nın uçtuğu 260’dan fazla destinasyonun birinden İstanbul’a çift kişilik gidiş-dönüş uçak bileti kazanma imkanı yakalayacaksınız.

Triposo, 26.000’den fazla şehir hakkında gezilip görülmesi gereken yerler, ulaşım bilgileri, yeme-içme ve konaklama önerilerinde bulunuyor. İster bir kitap gibi göz atabilir isterseniz uygulamanın -cihazınızın GPS verilerini okuyarak- o anda bulunduğunuz şehre veya semte dair içerdiği bilgi ve önerilerini okuyup interaktif bir harita ile seyahatinizi daha da zenginleştirebilirsiniz.

Şehrin keşfedilmesi gereken tüm mekânlarını, konaklamayı, alışveriş seçeneklerini ve o şehirde yer alan güncel aktiviteleri, ulaşım, sağlık, güvenlik ve finansal ihtiyaçlara yönelik bilgileri cihazınıza yükledikten sonra, hiçbir ağa ve veri kaynağına bağlanmadan seyahatiniz süresince offline olarak kullanıp interaktif harita üzerinde de görebilirsiniz.

Triposo, dilediğiniz şehirle ilgili zengin içeriğinin yansıra o şehirde yaşayanların tavsiyelerini de önünüze seriyor. O bölgede kullanılan dilde, ihtiyaç duyabileceğiniz temel diyaloglara da yer veriyor.

Kendi Rehberinizi Oluşturun
Triposo, seyahate çıkmadan önce kendi rehberinizi oluşturmanızı da sağlıyor ve böylece gezileriniz daha planlı, sıkıntısız ve keyifli hale geliyor. Uygulamayı cihazınıza hemen indirip rehberinizi oluşturun ve dünya  genelinde sefer düzenlediğimiz 260’dan fazla şehrin birinden İstanbul’a çift kişilik gidiş-dönüş uçak bileti kazanma şansını yakalayın.

Fly Turkish
Fly Turkish uygulaması ile Türk Hava Yolları’ndan dilediğiniz yere biletinizi satın alıp rezervasyonunuzu yaptırabildiğiniz gibi mobil check-in hizmetinden faydalanıp biniş kartınızı dijital olarak Passbook’a ekleyebilirsiniz.

Sky Library
Türk Hava Yolları’nın eşsiz ve tamamen ücretsiz olan dijital kütüphanesi ile tüm Türk Hava Yolları dergileri ve yayınlarının yanı sıra ekonomi, yönetim, pazarlama üzerine kitaplara, çocuklar için seçilen ve global anlamda bestseller olan eserlere de erişebilirsiniz. Kısa uçuşlar için özel olarak hazırlanmış olan yönetici kitapları ile uçuşlarınız artık daha keyifli.

Türk Hava Yolları’nın hazırladığı veya işbirliği içinde olduğu bu uygulamalara ek olarak 4 önerimiz daha var:

Uber
Yeni dünyaları keşfederken, yabancısı olduğunuz şehirde ulaşım konusu çoğu kez biraz tedirginlik oluşturmuştur. 100’den fazla şehirde hizmet veren Uber ile dilediğiniz yere güvenli şekilde ulaşabilirsiniz. Üstelik bunun size maliyetini daha servisi kullanmadan önce görebilir, ödemeyi kredi kartınızla yapabilirsiniz.

Trip It
Seyahat boyunca pek çok bilgiyi takip edip yanınızda pek çok belgeyi taşımanız gerekiyor: Uçağınız hangi kapıdan saat kaçta kalkıyordu, oteliniz şehrin neresindeydi, check-in saatleri nelerdi… Seyahatiniz boyunca konaklama, ulaşım ve diğer aktivitelerinizi düzenleyen ve arşivleyen Trip It, pro üyelik almanız durumunda uçuş kapısı değişikliğinden mobil check-in yapmaya ve tüm üyelik programlarınızı entegre etmeye dek pek çok konuda yardımcınız oluyor, işleri sizin yerinize yapıyor.

Free Wi-fi Finder
Yabancı bir ülkedeyken romaing fiyatları sayesinde dünya ile bağınız bir anda kesilebiliyor. Free Wi-fi Finder uygulaması, bulunduğunuz çevrede bulunan tüm ücretsiz ve uygun fiyatlı wi-fi’lara erişebileceğiniz büyük bir hizmet sağlıyor.

Packaging Pro
Seyahat gurusu olsanız bile valiz hazırlanırken mutlaka bir şeyler unutulur, bazı şeyler de her zaman fazladan alınıp seyahat süresince size yük olur. İster iş seyahatine yalnız çıkıyor olun, isterseniz ailenizle tatile çıkıyor olun Packaging Pro’nun size ve diğer aile üyelerine yönelik özelleştirilebilir valiz hazırlama listeleri ile artık sadece gerekli olanları eksiksiz olarak yanınıza alacaksınız.

Kamil Mehmet Özkan


Contagious: Bazı Fikirler Neden Yaygınlaşır Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Marka Yönetimi / Pazarlama / Yeni Medya

Yayıncılık hakkında pek çok yazı yazmama rağmen burada çok fazla kitap tanıtmadığımın farkına vardım. Bundan sonra bu konuda biraz daha fazla çalışıyor olacağım. Jonah Berger’in Contagious isimli kitabını ABD’de yayına çıktıktan sonra pek çok yerde kitap ile ilgili yorumları okumuş, sunumlarda rastlamış ama okuma fırsatı bulamamıştım. Türk Hava Yolları Yayınları olarak bu kitabı Türkçe’ye kazandırmak ayrı bir tesadüf ve keyif oldu. Yakında kitapçılardan edinebilirsiniz. Ama öncesinde okumak isterseniz Sky Library’den ücretsiz olarak erişebilirsiniz.

Wharton Business School’da Pazarlama Profesörlerinden Jonah Berger’in kaleme almış olduğu ve New York Times ve Wall Street Journal tarafından bestseller seçilmiş olan “Contagious: Bazı Fikirler Neden Yaygınlaşır” ismiyle yayınlandı.

STEPPS Contagious viralin 6 kuralı

Yazar, bazı fikirlerin hızlıca yayılırken, bazılarının neden yaygınlaşmadığı üzerine bolca vaka incelemelerini viral pazarlamanın temeli niteliğinde olan 6 kurala göre açıklıyor ve verdiği örneklerle tezini ispatlarken, Malcolm Gladwell’in bazı fikirlerinde nasıl yanıldığını ispatlıyor. Sosyal değer, Tetikleyiciler, Duygu, Aleni, Pratik Değer ve Hikaye olarak isimlendirdiği 6 kural ile viral pazarlama ve fikir üretme konusunda yol haritasını başarılı ve başarısız örneklerle açıklıyor. (Kitabın özeti niteliğinde olan 6 kuralın özetini üstte yer alan STEPPS görselinde bulabilirsiniz.)
Kitabı okumadan önce dinlemek isterseniz yazarın Google çalışanlarına verdiği konferansın 40 dakikalık videoda yazar fikirlerini açıklıyor.

Kitabın kapaığını da paylaşmış olayım.

contagious bazı fikirler neden yaygınlaşır - kamil mehmet özkan

 


Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Pazarlama / Yeni Medya / Yönetim

Yeni Medya Merkezi’ni Selim Çavuş’la birlikte dijital arşivlere not düşmek ve yeni medya alanında nereye doğru gittiğimizle ilgili konular konuşmak üzere başlamıştık.

İlk sezon’da Yeni Medya Nedir? Yeni Medya ile hayatımıza neler katıyor, neleri dönüştüyor değerli konuklarla konuştuk. 5 program sonrasında ara vermiştik. Yeni sezona bu akşam yaptığımız programla başladık. Bu programda Selim benim konuğum oldu ben Selim’in. Türkiye’nin büyük problemi olan okuma alışkanlığı konusunda yıllardır istikrarlı şekilde sürdürdüğü projelerden bahsetti. Ben yayıncılık alanında neler gelişiyor biz neler yapıyoruz ondan bahsettim. Keyifli bir sohbet oldu.

Yeni dönemde Yeni Medya Merkezi’inde bizimle birlikte heyecanla projeler üretecek, sosyal medya alanında ve web sitesi içeriği kurgusunda yardımcı olabilecek arkadaşlara yönelik iletişime geçmeleri için çağrıda bulunduk.

Yine 13 Ağustos Çarşamba akşamı 19:30 – 20:30 arasında Cevahir AVM önünde bulunan Starbucks’ta Yeni Medya alanında ilgili arkadaşlarla oturup sohbet edeceğiz.

Kısaca Yeni MEdya 2. sezon hızlı açılıyor. Yeni dönemde Türkiye’nin de global anlamda projeler ve fikirler çıkarabilmesi için eğitim ve danışmanlık alanında elimizden geldiği kadar katkı sağlamaya çalışacağız. Bizimle bu yolda yürümek isteyenler diledikleri dijital mecradan iletişime geçebilirler.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Korsanla Mücadelede Çözüm – Bedava İçerik ve Sky Library Arşiv / Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Ekonomi / Marka Yönetimi / Mobil / Yeni Medya

Daha önce burada sonuçlarını paylaştığım Turkcell’in desteği ile gerçekleştirdiğimiz “Yeni Reklam ve Satış Mecrası Olarak Tablet Cihazlar ve Türkiye’de Tablet Cihaz Kullanımı” araştırmasının sonuçlarına göre tüketicilerin %77’si reklam görme karşılığında premium içeriğe ücretsiz erişmeye razı olduğu ortaya çıkmıştı. Bu konuyu Harvard Business Review Türkiye Mart 2013 sayısında da detaylı olarak dile getirmiş, yayıncıların e-kitapları bedava dağıtarak korsanla mücadele edebileceğini ve bu alanda yeni modeller geliştirilmesi gerektiğini dile getirmiştim.

Sky Library - Ücretsiz içerik - yeni medya

Tüm bu kısa tarihi Sky Library uygulamasından bahsetmek için özetledim. Tamamen tesadüfen gelişen olaylar sonucunda daha önce farklı platformlarda dile getirdiğim bu yenilikçi fikri hayata geçirmek şuan çalışmış olduğum Türk Hava Yolları’nda Sky Library uygulaması ile hayata geçirmek bana nasip oldu. Bu benim için büyük bir sevinç kaynağı ve Türkiye için büyük kazanım olduğunu düşünüyorum. Bulabildiğim kadarı ile daha önce bu model ile ve ölçekte gerçekleştirilmiş marka destekli başka proje yok. Eğer bildiğiniz varsa burada paylaşırsanız sevinirim.

Nedir Sky Library diye baktığımızda çalışanlarına ve Miles and Smiles üyelerine yönelik (bayağı bir geniş kitleyi kapsıyor ve içerik anlaşmalarında ne kadar zorlandığımızı tahmin edemezsiniz 🙂 Yönetim, pazarlama, marka, kişisel gelişim ve kısa uçuşlarda okumak üzere editörler tarafından özel olarak özetlenmiş popüler kitaplara ve her yaştan çocuğa yönelik Milli Eğitim Bakanlığı onaylı hikaye kitaplarına ücretsiz olarak ulaşabileceğiniz bir platform. Buradaki kitaplar seçilirken en çok satanlar ve alanında en iyiler olması göz önünde tutuldu ve tamamı ücretsiz olarak erişime sunuldu. Aynı zamanda uçaklarda vazgeçilmez yol arkadaşı olarak sunduğumuz Skylife, Skylife Business, Anadolu Jet, Curio City ve Empathy dergilerine ücretsiz erişebilir, Türk Hava Yolları Yayınlarına ulaşabilirsiniz.

Yeni medya çağı ile yeni dinamikler, tüketim alışkanlıkları ve ekonomi modelleri ortaya çıkıyor. Daha önce yayıncıların bu konudaki cahilliklerine (kimse kusura bakmasın. Herkes faaliyet alanındaki gelişmeleri takip etmek ve ayak uydurmak zorunda. Aksi takdirde zaten yok olacakları için benim burada kullandığım sıfat çok hafif kalacak) yönelik bir yazıyı yayınlamıştım. Eski modelde bu kitapların ücretsiz olarak sunulması teorik olarak raflarda satışın durması ve herkesin bu ücretsiz içeriği indirmesi gibi batıl düşünceler içerse de dijitalin size sunduğu ölçek ekonomisi sayesinde birim maliyette geliriniz düşüyormuş gibi olsa erişimin çok daha fazla artması ile daha fazla kazanacağınız bir ekonomik modele doğru gidiyoruz. Bu konuda Chris Anderson’ın Bedava kitabı en büyük kaynaklardan. ( Bu kitabı Sky Library’de ücretsiz bulabilirsiniz.)

Yeniden Sky Library’e dönecek olursak, Türk Hava Yolları premium içeriği finanse ederek müşterilerine ücretsiz bir kaynak sundu. TVYO yine TV içeriği alanında başarılı modellerden biri. Artık dizi yapımcıları dizilerin tüm bölümlerini kendileri Youtube’a yüklüyorlar. Tabi ki Youtube’un yeni reklam çözümleri buradaki en büyük yardımcı. Burada yayıncılara ve içerik üreticilerine büyük görev düşüyor. Yeni modeller geliştirmeleri gerekiyor. Korsanla mücadele etmek demek çaresizlikten koca koca içerik ve paylaşım platformlarını kapattırmak değil, bu yeni çağın gereksinimlerine uygun modeller geliştirmek ile olur.

Kamil Mehmet ÖZKAN



Page 1 of 41234