Ekonomi


2015’e Bakış – Neler Getirdi? Neler Götürdü? – Dijital Dönüşüm Yılı Büyük Veri ve Geleceği / Dijital Ekonomi / Ekonomi / Pazarlama / Yaşam / Yeni Medya

2015 yılı son dönemin en yoğun yıllarından biri oldu. Hem ülkemiz açısından hem dünya açısından büyük gelişmeler yaşandığı yılda sabah güne olumsuz başlayıp akşam sevinçle dönmek veya tam tersi duyguları yaşamak artık global dünya vatandaşları açısından normalleşti. Aynı zamanda hayatımızda iyice yer eden teknolojiler ile 2015 Dijital Dönüşüm yılı da oldu denilebilir.

Dünya daha iyi bir yer haline mi gidiyor o konu tartışmalı? Doğal kaynaklar tükenmeye, hava, toprak ve su kaynakları hızla kirlenmeye devam ediyor. Hayatımıza her gün yeni hizmet ve ürünler girmeye devam ederken tek istekleri cüzdanlarımızın boşaltılması ve bundan da öte bizimle ilgili tüm detaylar. Ne zaman, nasıl uyuyoruz, kalp atış hızımız, gün içinde ne kadar yemek yiyoruz, hangi olay karşısında sevinip hangisi ile üzülüyoruz. Kendimizi hem müşteri hem ürün haline getirmeye devam ediyoruz. Marshall McLuhan’ın “medium is massege” [Tam Metin]  önermesindeki “medium (ortam)” artık biz oluyoruz. Verdiğimiz bilgi ve ipuçları anlamlı hale getirilip yapay zekaların daha da akıllanması sağlanıyor. [Ted konfrans önerisi]

2015 neler getirdi neler götürdü - 2015 teknoloji ekonomi ve yaşam özeti

2015’in öne çıkan gelişmelerini AFP yukarıdaki infografikte toparlamış. 2015 bize neler getirmiş, neler götürmüş diye kısaca bakmak istedim.

Şubat’ta Apple 700 Milyar $’ı geçen piyasa değeri ile tarihin en değerli şirketleri arasındaki yerini daha da sağlamlaştırdı. Pek çok ülkenin GSMH’ı kadar iPhone satışlarından net kar elde eden şirketin geleceği konusunda pek çok teori konuşuluyor. Apple parasını nasıl değerlendiriyor dersiniz?

Apple dünyanın en değerli şirketleri arasında 700 milyar doları geçti

Mart ayına geldiğimizde ise öne çıkan gelişmelerden biri de 1400’den fazla müzenin koleksiyonlarını #Muesumweek hashtag’i ile paylaşması oldu. Dijital dönüşüm sanat alanında da pek çok yeniliğe neden oluyor. Yine Google’ın müzeleri sanallaştırma projesi ile onbinlerce sanat eserini oturduğunuz yerden görüntüleyip hakkında bilgi alabilirsiniz. AR gözlükler ile yakın dönemde çok daha deneyimsel sanat eserlerini sanal müzelerde görüntülüyor olacağız.

Nisan ayına geldiğimizde İsveç ilk uzaktan kontrol edilen hava kontrol kulesini açtı. Uzaktan kumanda edilen hava kontrol kulesi ise devamında gelecek büyük gelişmelerin habercisi. Yıllardır askeri amaçlı kullanılan IHA (insansız hava aracı) 2015’te yaydın olarak kişisel kullanıcılar tarafından edinildi. Uzaktan kumanda edilen sivil uçakların da habercisi olabilir. Bir süredir havacılık firmaları bunun üzerinden yoğun olarak çalışıyor zaten.

Nisan ayında yine öne çıkan gelişmelerden biri Apple’ın cihazları ile topladığı veriyi IBM ile birlikte sağlık alanında yapılan büyük araştırmalarda kullanmaya başlaması ve yapay zeka çalışmaları için kaynak olarak kullanılması oldu. Kullandığımız tüm teknolojik araç ve platformların çıktısı veri artık yeni yöntemler ve yapay zeka yazılımları ile daha anlamlı hale getiriliyor. Sağlık, iklim, ekonomi… 2016’da daha ileri uygulamalarını göreceğiz.

Haziran ayına geldiğimizde ise Apple’ın uzun süredir üstünce çalıştığı Apple Watch lansmanı yapıldı. Hakkında pek çok iyi-kötü yorumlar yapılmakla birlikte akıllı saat piyasasını geniş kitlelere açma adına önemli bir adımdı. Artık saatler anlık olarak kalp atışınızı, attığınız adımı, sağlık durumunuzu kontrol ediyor. Tüm bu gelişmeler sürerken insan bir yandan da George Orwell’in 1984’ündeki tele-ekranları hatırlamıyor değil.

Google-Alphabet yeni yapılanması - kamil mehmet özkan

Ağustos ayında artık hayatımızdan bir arama motorundan fazlasını ifade eden Google tüm şirket ve faaliyetlerini Alphabet ana çatısı altında toplandı. Google’ın ise bu yapılanma ile CEO’su değişti. Sürücüsüz araçlardan akıllı termostatlara, uzay araştırmalarından askeri robot üretimine kadar pek çok öne çıkmayan Google ürünü gelecekte dijital bilgi kaynağının yapay zeka ve robotik form ile hayatımızda daha fiziksel alanlarda yer almaya başlayacağının göstergesi.

Eylül ayında ise bir zamanların en büyük furyalarından olan grup satınalma devi Groupon’un 1100 kişiyi işten çıkardığını öğrendik. Bir zamanlar sadece Türkiye’de 200’den fazla kopyası yapılan grup indirim siteleri tarafında ise eski heyecan kalmamış durumda. Pek çoğu piyasadan çekilirken kalanlarda küçülmeye devam ediyor. Peki sonraki adım ne? Öne çıkan trendler olmakla birlikte henüz ön plana çıkan bir model yok. Umutlar 2016’ya kaldı.

volkswagen kirizi ve markaya etkisi

Yine Eylül ayında Dünya’nın en büyük otomobil üreticilerinden olan Volkswagen’ın araçların emisyon değerlerini ölçen cihazlarda sahtekarlık yaptığı ve havayı çok daha fazla kirlettiği ile ilgili skandal patlak verdi. Marka açısından karşılaştığı en büyük krizlerden biriydi. Üst yönetim koltuğunu kaybederken beklenenden az bir zararla atlatıldı denilebilir. Pek çok komplo teorisi de ortaya atıldı bu skandal ile ilgili. Paris konferansından önce olması ise ayrı bir ironi olarak kayıtlara geçti. Sonuçta bu skandalın ABD’li Ford ve GM’un satışlarına katkısını yıl sonu raporlarından göreceğiz.

Özelikle Z kuşağının yeni gözdesi Snapchat Kasım ayında günlük 6 Milyar video görüntülemeyi geçerek kendi alanında bir rekora imza attı. Snapchat yeni nesil tüketicinin istek ve alışkanlıkları konusunda hem dijital platform sahiplerinin hem de diğer tüm markaların yakından takip etmesi gerken bir platform. Yeni nesil tüketici ne ister konusunda büyük ipuçlarını barındırıyor.

Alibaba singles day ile satış rekorları kırdı

 

Kasım ayında Alibaba Çin başta olmak üzere dünyanın her yerinde tüketimi arttırmak adına uydurduğu Singles Day’de 14.3 Milyar dolarlık satış yaptı. Bu tek günde yapılan gelmiş geçmiş en büyük satışlar arasında yerini alırken tüketim çılgınlığının nerlere vardığı konusunda da örnek olarak gösterilmeye başlandı. Bu siparişlerin arka planında ise büyük lojistik ve servis operasyonu yönetmek gerekiyor.

Aralık ayının son günlerinde ülkemize yönelik büyük bir siber saldırı ile karşı karşıya kaldık. Türkçe domainlare ve özellikle bankalara yönelik saldırının hasar raporu henüz ortaya çıkmadı ancak savaşların artık top ve tüfeğin yanı sıra siber ortamda da yapıldığının farkına varmamız için önemli bir uyarı oldu. Savaşlar da dijital dönüşümden nasibini aldı.

adele

 

Aralık ayında online müzik servislerinde Beatles’ın tüm albümleri kullanıcılara sunulmaya başlanırken bu yılın Taylor Swift’ten sonra Adele’nin de albümünü Spotify, Apple Music gibi servislere vermemesi büyük ses getirmişti. Bir Spotify kullanıcısı olarak benim de üzüldüğün bu karar iTunes’tan albümün tamamını almama gel olmadı tabi.

2015 dijital dönüşüm yılı oldu. Pek çok sektör dijitalleşme süreçlerinden etkilenmeye devam ediyor. Dijital dönüşüm için önceden hazırlıklı olanlar Üsküdar’ı geçerken geride kalan firmalar için durum pek iç açıcı değil.

2016’da ise özellikle büyük veri, arttırılmış gerçeklik ve yapay zeka teknolojileri ve 3D printer’ların daha da marifetlenmesi ile yepyeni servis ve hizmetler hayatımıza girmeye devam edecek. Hayatımıza yönelik daha fazla veriyi firmalar ile paylaşacağımız, sosyal medya platformlarında daha fazla vakit geçireceğimiz bir yıl olması planlanıyor. 2016 yılının olumsuz gelişmeler anlamında daha sakin olmasını umut ediyoruz.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Yeni Dünya, Yeni Tüketici Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Ekonomi / Marka Yönetimi / Yeni Medya

Salı günü yeni tüketici trendlerinden bahsetmek üzere Dokuz Eylül Üniversitesi‘nde bir konferansa davetliydim. Konuşacağım kitle öğrenci olunca her zamanki gibi onları bir şeyler üretmeye teşvik edici örneklerin yer almasına özen gösterdim. Sunum sonrasında başka bir öğrenci kulübü’nün hocaların desteği ve kendi imkanları ile yaptıkları elektrikli araba ile kampüste bir gezintiye çıktık. Sohbet ederken Teslanın sektör gelişsin diye tüm patentleri ücretsiz kullanıma açmasından bahsettim ve sevindirici haber. Takip ediyorlar ve inceliyorlardı. İşte Yeni Dünya’nın, Yeni Çağ’ın Yeni Tüketicileri bu öğrencilerdi. Doğru yerdeydim. Tek mesele bunu şuan tüm sektörlerde yönetici ve okullarda eğitmen kimliğini taşıyan Eski Dünya‘nın Eski Müşterilerine anlatmak gerekiyordu.

Dokuz Eylül Üniversitesi - Elektrikli Araba

Yeni çağ ve yeni müşteriyi anlamak için öyle hemen kolayca çık bir şekilde hazırlanmış ve herkesin kopyalayıp yapıştırıp kullandığı janjanlı sözlerden önce buraya nasıl geldik? Yeni diye tabir ettiğimiz olgu neden yeni? Peki bunun eskisi nedir? Neden eskidi? gibi çocuksu (!) soruları sormak ve yanıtlamak gerekiyor.

Öncelikle tüketici dediğimiz o canavar sürüsünün ( aşırı tüketim hastalığı ve hem Dünya’ya, hem de kendimize verdiği zararları ayrıca yazacağım. O zaman bana hak vereceksiniz. ) özelliklerine bakmak gerekiyor. İçinde bulunduğumuz çağ sadece teknoloji ve iletişim araçları yönünden değil, tüketimin tüm zamanların zirvesinde olduğu, üretimde maliyetlerin devamlı düştüğü, Dünya’nın hızla kalabalıklaştığı ve genel ortalamada ( her ne kadar adil dağıtılmasa da) kişi başı düşen gelirin devamlı arttığı bir çağ.

Bu durum her zaman böyle değildi. Hatta o kadar hızla değişmeye başladı ki eskiden 30-40 aralıklarla kuşakların alışkanlıkları değişirken, artık 10 yılda bir yeni kuşaktan ( Y Kuşağı, X Kuşağı, Z Kuşağı) bahseder olduk. İzmir’de aralarda öğrencilerle muhabbetimizde de bir kez daha açığa çıktı ki kısa süre önce birçok kesime mucize gibi gelen Facebook, öğrenciler için çok eski ve demode. Şimdilik Snapchat kullanıyorlar ama yarın başka bir uygulama çıkıp onu kullanmaya başlayacaklarının farkındalar.

millennial-generation-workplace-casual-620px-620x412

Yeni Tüketici’yi salt ürün satmaya yönelik hedef kitle olarak alıp meşhur 4P üzerine stratejinizi kurduğunuzda düzenin artık eskisi gibi işlemediğini görürsünüz. Sadece reklamı çekip sonsuz bütçelerle TV’de yayınlayarak ürün satmaya çalıştığınızda ise kara kara düşünmeye başlarsınız neden bizi tercih etmiyorlar diye. Hedef kitlenin TV izlememe ihtimali hiç aklına gelmemiştir. 80’lerde aldığı diploması üzerine hiç bir şey koymamıştır pazarlama, iletişim yöneticisinin. Birçok kez yeni yetmezler uçuk kaçık dijital projeler getirmiştir ama onların ne önemi vardır.

Yeni Tüketici kavramının üzerine derinlemesine bir yazı dizisini yakında burada yazmaya başlayacağım. Ama öncesinde temel bir kaç nokta var? Artık üretim yöntemleri ve modelleri de dönüşüyor. 3D Yazıcılar ve crowdfunding platformları bambaşka ekonomik dengelerle çalışıyor. Herkeste olan bir ürünü alacağına artık tüketici garajda üretilmiş prototip ile fon toplayan girişimciye destek olurken ürünü ilk kullanan kesimden olmayı daha çok önemsiyor. Diğer taraftan milyarlarca dolarlık Ar-Ge departmanlarına karşılık elde edilemeyen inovasyon 2 öğrencinin kantin muhabbetinde hayat buluveriyor. Uzakdoğu’dan sipariş edilen sensörler ve 3D yazıcıda üretilen modellere yazılım bilgisi ile sınırsız yetenek kazandırılabiliyor.

23-TOOLKIT-master1050

Detayları daha sonra yazacağım ama Yeni Tüketici mantığı bambaşka işliyor. Dokuz Eylül Üniversite’si ziyaretimde güzel izlenimler edindim. Sadece tüketmek için değil aynı zamanda bir şeyler üretmek için de düşünen, çabalayan öğrenciler ve onları destekleyen hocaları ile tanışmak benim için çok büyük bir keyifti.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Geleceğin İş Dünyası Büyük Dönüşüm / Çerçeve / Dijital Ekonomi / e-ticaret / m-ticaret / Ekonomi / Online Seyahat / Pazarlama / Yeni Medya / Yönetim

2115 yılına geldiğimizde bizi nasıl bir dünya bekliyor, hiç düşündünüz mü? Ulaşım nasıl olacak. Hala yerden hareket eden fosil yakıtlı araçları kullanmayacağız büyük olasılıkla. E-mail diye bir şey kalacak mı? Yerini nasıl bir araç alacak. MS Outlook yerine nasıl bir program kullanacağız. Veya program kullanacak mıyız? Elimizden düşmeyen ve 1 metreden fazla uzaklaştığımızda kendimizi huzursuz hissettiğimiz akıllı telefonların yerini ne alacak. Yoksa hala aynı formlarını koruyacaklar mı? İş hayatımız nasıl bir hal alacak. Ofis diye bir kavram hayatımızda hala olacak mı? Olacaksa nasıl? Günümüz ofislerinde görmeye alıştığımız küplerin arasında görece hala büyük kalmış ofis bilgisayarları yerine herkesin evinin bir duvarını ofis ekranına çevirdiği ses, görüntü entegrasyonu ile birlikte ama ayrı mekanlarda mı çalışıyor olacağız. Teknolojinin gelişim ve hayatımızı dönüştürme hızına bakıldığında 115 yıl sonrasını hayal etmek çok zor.


Tıpkı 115 yıl önce olduğu gibi. 1899 yılında Fransa’da Jean-Marc Côte önderliğinde bir grup Fransız sanatçı 2000 yılını hayal etmişler ve görsellerden görebileceğiniz teknolojileri hayal etmişler. Sınıflarda öğrenciler kulaklıklarla hocanın kitaptan okuduğu dersi dinlerken mekanizmayı muhtemelen hademe veya nöbetçi öğrenci fiziksel kuvvet ile çalıştırıyor. Veya bir postacı postaları tek kişilik uçağı ile teslim ediyor. 115 yıl sonra baktığımızda birebir olmasa da benzer teknolojiler öğrenciler için sınıflara gitmeye gerek kalmadan, postacılar için de insansız hava araçları ile çözülmeye başlandığını görebiliriz.

Ancak pek çok sektör ve iş kolu için geçmiş yada gelecek 115 yıla değil de 15 yıl öncesine baktığımızda büyük değişim, dönüşüm içerisinde olduğunu söyleyebilir. İçinde bulunduğumuz dijital dönüşüm çağı, aynı matbaanın yaygınlaşmasının ve bilginin görece demokratikleşmesinin ilk yıllarında olduğu gibi sadece edebiyat ve sanat alanını değil sağlıktan ulaşıma, ticaretten üretime birçok sektörü dönüştürüyor. Tek bir farkla. Çok daha hızlı.

Son 1 ayda teknoloji dünyasındaki gelişmelere baktığımızda bile günlük ve iş yaşamımızda ne denli büyük değişikliklerin, dönüşümlerin bizi beklediğini görebiliriz.

Perakende: İnsansız Hava Araçları ile Eve Servis

Ülkenizde insansız hava araçları sadece askeri fonksiyonları ile bilinse de ABD’de perakende devi Amazon ve internet devi Google farklı zamanlarda insansız hava araçları ile satın alınan ürünleri teslim etmeye yönelik geliştirdikleri servisleri tanıttılar. Çok uzak olmayan zamanda siparişleri teslim eden market çıraklarının yerine 80-100 km çapında siparişleri teslim eden uçan makineleri havada görmeye başlayabiliriz. Bu alanda ülkemizde de girişimcileri öncü çalışmalar yapmaya davet ediyorum. Zira insansız hava aracı üretiminde büyük mesafe almış ülkeler arasında yer alıyoruz.

prime-air_high-resolution02

Üretim: Salonda Üretim Yapan Fabrikalar

Her ne kadar yazıcı kelimesi beynimizde ofis dokümanlarını kağıda basan cihazları çağrıştırsa da 3 boyutlu yazıcılar yaptığınız tasarımları mürekkep-kağıt ikilisi ile değil içine koyduğunuz hammaddeyi işleyerek tasarladığımız ürünü birebir üretiyor. Hatta önde gelen bir marka sattığı yazıcıların büyük kısmını yine 3 boyutlu yazıcılarda üretip montajını yapıyor. 3 boyutlu yazıcılar ülkemizde de yaygınlaşmaya başladı. Satacağınız ürün numunesini üretmenin ötesinde bu cihazlar kişisel kullanıcı tarafında yaygınlaştığında artık bir ürünü üretip lojistik ve depolama maliyetlerini katlanacağınıza sadece tasarımı satarak müşterilerin evlerinde ürünleri mini fabrika/yazıcılarında ürettikleri dönemler de çok uzak değil.

Using-the-Form-1

Ödeme Kanalları: Cüzdan Bu Sefer Cebe ve Kola Taşınıyor

Dijital ve mobil ödeme sistemleri hayatımıza yeni girmedi. Bir süredir bu alanda farklı cihaz ve yazılımlar ile faaliyet gösteren başarılı girişimler vardı. Bunlardan en önde gelen ise Apple cihazların kulaklık girişinden kredi kartlarının manyetik bandını okuma teknolojisi geliştiren ve mobil ödemeyi pratik şekilde yaygınlaştıran Square firması denilebilir. Ancak Apple birçok alanda olduğu gibi ödeme konusunda da son kullanıcının hayatını kolaylaştıracak Apple Pay ödeme sistemini geçtiğimiz Eylül itibari ile tanıttı. 800 milyon kredi kart kayıtlı iTunes kullanıcısı ve 500 milyondan fazla iPhone kullanıcısı ve sisteme entegre ettiği perakende, banka ve gıda devleri ile kısa sürede ödeme alışkanlıklarımızı değiştirmeye aday. Cüzdanların dijitalleşmesi hiç bu kadar gerçeğe yakın olmamıştı. Ülkemizde de perakende ve hizmet sektörünün yeni nesil ödeme sistemleri üzerine şimdiden hazırlıklarını tamamlamış olası gerekiyor. Zira ülkemizde kullanılan akıllı telefon sayısı birçok gelişmiş ülkenin çok daha ötesinde.

Apple Unveils iPhone 6

Eğlence Sektörü: İçerik Sonsuz ve Bedava

Artan internet hızları, birbirine bağlı cihazlar, yeni nesil paylaşım teknolojileri sayesinde içerik sonsuz ve neredeyse bedava. Artık VHS, Betamax, CD, DVD, Blu-ray gibi araçlarla film ve müzik satış kanalları artık geride kaldı. Artık tüketiciye farklı katma değer sunmaya çalışan firmalar içeriği üreticilerinden alıp müşterilerine ücretsiz olarak sunuyorlar. Turkcell’in servisini kullanan kişilere ücretsiz sunduğu film arşivi, Türk Hava Yolları’nın yolcularına sunduğu çok satan iş ve çocuk kitaplarından oluşan ücretsiz kütüphane ülkemizde örnek olarak gösterilebilecek servislerden. Global anlamda Apple’ın son ürün lansmanı ile birlikte U2’nun yeni albümünü tüm kullanıcılarına ücretsiz olarak sunması, bir öteye gideren cihazlarına otomatik yüklemesi artık içerik sektörünün de büyük dönüşümden kısmetini aldığına örnek gösterilebilir.

Sky Library

Taşıma Sektörü: Senin Araban, Benim Arabamdır. Taksiciler Çok Kızdı.

Tüm metropollerde az veya çok trafik problemi her zaman vardır. İletişim ise sınırlarını zorluyor. İnternete bağlı milyarlarca insan istediği zaman istediği yerden birbiri ile haberleşme olanağına sahip. Bu haberleşme ağını arabanızı kısa süreli kiralamaya, uzun yola gidecekseniz hem masraf hem de yol arkadaşı bulabilirsiniz. Sadece arabanızı değil, özel jetinizi, yatınızı, diğer ulaşım araçlarınızı kiralayabileceğiniz servisler her geçen gün yaygınlaştı. Araç kiralama ve şoförlü hizmette önde gelen şirketlerden Uber ülkemizde de farklı ürünlerle hizmet vermeye başladı. Bazı Avrupa ülkeleri Uber’i yasaklarken bazı kentlerde taksicilerin büyük protestolarına maruz kaldı. Birçok sektörde olduğu gibi taşımacılık sektörü de dijital çağdan nasibini alarak dönüşüme girdi.

GTY 495298219 I FIN HUM GBR EN
Yukarıda örnekler hemen her sektör için çoğaltılabilir. İşin özüne bakacak olursak 1990’lar ile hayatımızda daha fazla hissetmeye başladığımız dijital çağ, faaliyet gösterdiğimiz hemen her sektörü bir şekilde dönüşüme zorluyor. Bazı meslek gruplarının ortadan kalktığına şahit olurken yeni yeni meslekler ve iş alanlarını ve fırsatlarını doğduğunu da görüyoruz. İş dünyasının bu dönüşümün nimetlerinden faydalanması için üst yönetim kademesi başta olmak üzere her kademede dönüşüm fikrini benimsemesi, ona uygun kadroların istihdam edilmesi gerekiyor. Buradaki en büyük problem ise dönüşüme ön ayak olacak kadroların günümüzde tecrübesiz ve sisteme aykırı denilerek saf dışı bırakılmaya çalışılması. Türk iş dünyası bu dijital dönüşüm çağında geri kalmamak ve global pazarda yeni iş fırsatlarını değerlendirebilmek için şimdiden yatırımlarını tamamlamış olması gerekiyor.

(Bu Yazı, Müsiad Çerçeve Dergisi Kasım 2014 sayısı için hazırlanmıştır. )

Kamil Mehmet ÖZKAN


Dijital Ekonomi / Ekonomi / Mobil / Pazarlama / Yaşam

Dün akşam saatlerinde tüm dünya bir firmanın ürün lansmanına kilitlendi. Global anlamda önemli bir turnuvanın final maçı edasıyla ürün lansmanı canlı olarak izlendi. Gezegende bu kadar ilgi gören başka bir basın toplantısı veya ürün lansmanı yoktur. Hatta lansman süresince firmanın hisselerinde milyar dolarlık değişimler meydana geldi.

Peki nedir milyonlarca insanı bu kadar heyecanla ürün lansmanını izlemek için ekranları başına kilitleyen. Tek bir cümle ile yanıt verecek olsak Apple’ın hayatımızı değişmek kadar iddialı bir vizyonla karşımıza çıkması desem abartmamış oluruz.

iPhone 6 veya Apple plus hakkında yazmayacağım. Yeteri kadar yorum ve kaynak var. Benim bahsetmek istediğim konu son 30 yılda başka bir firma iletişim, iş yapış, eğlence ve tüketim alışkanlıkları anlamında hayatımızı değiştirmeye yönelik bu kadar ürün sunmuş mudur?

Hayır.

Kısa bir liste yapalım;

Renkli Arayüz ve Mouse

Apple grafik arayüzü ve mouse’u hayatımıza sokmadan önce siyah ekranda sıkıcı bir deneyim yaşıyorduk. Apple mouse’u ve grafik arayüzü Xerox PARC’da alıp geliştirdikten sonra bugün de kullandığımız bilgisayar kullana deneyimi yaşamıyor olacaktık. Windows’un da o dönem siyah ekrandan ibaret bir işletim sistemi olduğunu hatırlatmak isterim.

apple graphic user interface

Apple mouse

Apple II Kişisel Bilgisayar

Apple II’yi gelmiş geçmiş en önemli bilgisayar modellerinden biri yapan daha önce bilgisayar büyük kurumların ve üniversitelerin satın alabildiği, boyutlarının oda büyüklüğüne kadar ulaşan ve bilimsel amaçlar için kullanılan cihaz iken, Apple II ile birlikte kişisel bilgisayar kavramı hayatımıza girdi.

apple 2 comput

Lazer Yazıcı Teknolojisi

Lazer yazıcı teknolojisi ile hem daha kaliteli hem de daha tasarruflu çıktı alınabilmesi Apple’ın masaüstü yayıncılar için yıllarca vazgeçilmez ürün olmasını sağladı. Bugün de yaygın olarak kullanılan lazer yazıcı teknolojisinin yaygınlaşması Apple sayesinde.

apple laser printer

iPod

Steve Jobs Apple’dan kovulduğu yıllarda şirketi iflasın eşiğine gelmişti. 90 gün hayat biçiliyorken Steve Jobs’a şirketi emanet ettiler. Sonraki dönem hepinizce malum. iPod öyle bir cihazdı ki Sony’nin yıllarca süren Walkman imparatorluğunu yıkmakla kalmayıp, binlerce müziği cebimizde taşımamızı sağlayarak müzik dinleme eylemini yeniden tanımladı. Kullanım kolaylığı ve tasarım harikası olan iPod modelleri sonraki dönemde iPhone ve iPad’in de temelini oluşturdu.

maxresdefault

iTunes

Napster’ın kapatıldığı ve korsan müzik indirmenin zirve yaptığı günlerde Steve Jobs albüm olarak değil de tek tek şarkıları 99 cent’e satacağını söylediğinde kimse bu modelin tutacağına inanmamıştı. 2013 rakamlarına göre 25 milyar şarkı satan Apple, bu modelin tutacağını kanıtlamakla kalmadı, aynı zamanda kocaman bir endüstriyi kurtardı. Sonraki dönemde TV showları film endüstrisini de kurtardığını söylemeye gerek yok.

iTunes11.102012.001

iPhone

Steve Jobs iPhone’un lansmanını yaptığında bugün size “3 cihaz tanıtmak istiyorum..” diye başlar. Bugün iPhone’un geldiği nokta milyonlarca cihaz olabilir. Sadece App Store’a girip bir uygulama yüklemenize bakar. Bugün geniş ekranlı telefonları kullanıyorsak, Android, Samsung, HTC, LG gibi yüksek kaliteli cihazları ve yazılımları üreten firmalar varsa bu iPhone ile başlayan devrimledir.

apple iPhone 6

iMac

2. Steve Jobs döneminde ve Jonathan Ive’ın ilk büyük eserlerinden olan iMac’in bugün geldiği noktada gelmiş geçmiş en estetik ve kompak masaüstü cihazı oldu. Firmalar benzer cihazları Apple’ı kopyalayarak yapmaya başladılar. Bu bile büyük gelişme. Daha önce kullanılan masaüstü bilgisayarları hatırlayanlarınız var mı? Kocaman bir kasa, monitör ve hantal klavyeler… Daha fazla söze gerek yok.

the-evolution-of-the-imac-from-1998-to-today-1

Mac Book Air

Dizüstü bilgisayar kavramını tekrar ele alan Apple, Mac Book Air’i tanıttığında onun gerçek olamayacağını belirten yorumlar vardı. Böyle incelikte ve şıklıkta bir dizüstü bilgisayar olabilme ihtimali daha önce hiç düşünülmemişti. Geldiğimiz noktada ise birçok firma Apple’ı zorlayan tasarımları ile bugün Windows tabanlı dizüstü bilgisayar üretmeye başladılar.

Apple Product Studio Shoot

iPad

iPad lansmanı yapıldığı gün, çok güzel bir cihaz ama ne işe yarayacağı hakkında hiç bir fikrim yok demişti önde gelen bir gazeteci. Sadece 9 ay sonunda 90’a yakın firma tablet modellerini tanıtmıştı. Tablet cihazların bugün geldiği noktada yayıncılık ve e-kitap sektörü dahil pek çok sektörde devrimsel değişikliğe neden oldu. Reklam alanındaki araştırmama da buradan ulaşabilirsiniz.

ipad-air-hero-shot

Apple Pay

Apple Pay ile artık ödeme yöntemimiz, cüzdan kavramımız da değişiyor. Daha önce de yazmıştım. NFC teknolojisinin yaygınlaşması için Apple’ın kullanması gerekiyordu. Ama neden bu kadar geciktikleri konusunda bir fikir sahibi değilim. Ama 1 yıl sonra artık cüzdan da taşımayan milyonlarca insan Apple Pay ile ödeme yapmaya başlayacak. Diğer firmalar da hali hazırdaki ürünlerini kullanıcı deneyimi açısından Apple standartlarına çekiyor olacak.

apple0287

Apple Watch

Apple 12 Eylül lansmanı ile cüzdanımız ile birlikte kolumuzdaki saate de göz dikti. Apple watch 2015 başında milyonlarca insanın kolunda yer alacak. Yine kullanıcı deneyimi ve kişiselleştirme seçenekleri ile ilk olarak lanse etmese de rakiplerinden bir adım ötede başlıyor Apple. Diğer versiyonları ile birlikte çok daha farklı saat deneyimleri yaşayacağız.

applewatch-thumb

Apple sadece sıradan bir teknoloji şirketi değil, tüketim üzerine kurulu ekonomik modelimizin son 20 yılda en büyük lokomotiflerinden biri olmuştur. Hayatımıza kazandırdığı teknolojiler bugün her alanda konfor ve yükümlülük getiriyor. iPhone ve iPad’lerimiz ile 24 saat çalışmaya başladık. Artık korsan indirmeye çalışmak yerine 1 lira vererek koca albümleri de satın alabilme imkanımız da var. Kullandığımız cihazlar gezegenin en yüksek teknolojilerini barındırırken sadece balon patlatmak veya Facebook’ta like butonunun ötesine geçmeli, bu büyük ekonomik pasta içinden daha fazla pay almanın yollarını milletçe aramaya başlamalıyız.


Korsanla Mücadelede Çözüm – Bedava İçerik ve Sky Library Arşiv / Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Ekonomi / Marka Yönetimi / Mobil / Yeni Medya

Daha önce burada sonuçlarını paylaştığım Turkcell’in desteği ile gerçekleştirdiğimiz “Yeni Reklam ve Satış Mecrası Olarak Tablet Cihazlar ve Türkiye’de Tablet Cihaz Kullanımı” araştırmasının sonuçlarına göre tüketicilerin %77’si reklam görme karşılığında premium içeriğe ücretsiz erişmeye razı olduğu ortaya çıkmıştı. Bu konuyu Harvard Business Review Türkiye Mart 2013 sayısında da detaylı olarak dile getirmiş, yayıncıların e-kitapları bedava dağıtarak korsanla mücadele edebileceğini ve bu alanda yeni modeller geliştirilmesi gerektiğini dile getirmiştim.

Sky Library - Ücretsiz içerik - yeni medya

Tüm bu kısa tarihi Sky Library uygulamasından bahsetmek için özetledim. Tamamen tesadüfen gelişen olaylar sonucunda daha önce farklı platformlarda dile getirdiğim bu yenilikçi fikri hayata geçirmek şuan çalışmış olduğum Türk Hava Yolları’nda Sky Library uygulaması ile hayata geçirmek bana nasip oldu. Bu benim için büyük bir sevinç kaynağı ve Türkiye için büyük kazanım olduğunu düşünüyorum. Bulabildiğim kadarı ile daha önce bu model ile ve ölçekte gerçekleştirilmiş marka destekli başka proje yok. Eğer bildiğiniz varsa burada paylaşırsanız sevinirim.

Nedir Sky Library diye baktığımızda çalışanlarına ve Miles and Smiles üyelerine yönelik (bayağı bir geniş kitleyi kapsıyor ve içerik anlaşmalarında ne kadar zorlandığımızı tahmin edemezsiniz 🙂 Yönetim, pazarlama, marka, kişisel gelişim ve kısa uçuşlarda okumak üzere editörler tarafından özel olarak özetlenmiş popüler kitaplara ve her yaştan çocuğa yönelik Milli Eğitim Bakanlığı onaylı hikaye kitaplarına ücretsiz olarak ulaşabileceğiniz bir platform. Buradaki kitaplar seçilirken en çok satanlar ve alanında en iyiler olması göz önünde tutuldu ve tamamı ücretsiz olarak erişime sunuldu. Aynı zamanda uçaklarda vazgeçilmez yol arkadaşı olarak sunduğumuz Skylife, Skylife Business, Anadolu Jet, Curio City ve Empathy dergilerine ücretsiz erişebilir, Türk Hava Yolları Yayınlarına ulaşabilirsiniz.

Yeni medya çağı ile yeni dinamikler, tüketim alışkanlıkları ve ekonomi modelleri ortaya çıkıyor. Daha önce yayıncıların bu konudaki cahilliklerine (kimse kusura bakmasın. Herkes faaliyet alanındaki gelişmeleri takip etmek ve ayak uydurmak zorunda. Aksi takdirde zaten yok olacakları için benim burada kullandığım sıfat çok hafif kalacak) yönelik bir yazıyı yayınlamıştım. Eski modelde bu kitapların ücretsiz olarak sunulması teorik olarak raflarda satışın durması ve herkesin bu ücretsiz içeriği indirmesi gibi batıl düşünceler içerse de dijitalin size sunduğu ölçek ekonomisi sayesinde birim maliyette geliriniz düşüyormuş gibi olsa erişimin çok daha fazla artması ile daha fazla kazanacağınız bir ekonomik modele doğru gidiyoruz. Bu konuda Chris Anderson’ın Bedava kitabı en büyük kaynaklardan. ( Bu kitabı Sky Library’de ücretsiz bulabilirsiniz.)

Yeniden Sky Library’e dönecek olursak, Türk Hava Yolları premium içeriği finanse ederek müşterilerine ücretsiz bir kaynak sundu. TVYO yine TV içeriği alanında başarılı modellerden biri. Artık dizi yapımcıları dizilerin tüm bölümlerini kendileri Youtube’a yüklüyorlar. Tabi ki Youtube’un yeni reklam çözümleri buradaki en büyük yardımcı. Burada yayıncılara ve içerik üreticilerine büyük görev düşüyor. Yeni modeller geliştirmeleri gerekiyor. Korsanla mücadele etmek demek çaresizlikten koca koca içerik ve paylaşım platformlarını kapattırmak değil, bu yeni çağın gereksinimlerine uygun modeller geliştirmek ile olur.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Arşiv / Büyük Dönüşüm / Pazarlama / Yaşam / Yeni Medya

Yeni Medya Merkezi Logo 2

Yeni Medya bölümü ile lisans sonrası ara verdiğim dönemde o dönemler yaptığım girişim ve eskiden beridir ilgi alanım olan dijital dünyaya ilişkin eğitim arayışı sırasında bulmuştum. İşletme bölümünü okumuş, birçok disiplinde Türkiye’de önde gelen şirketlerde staj yaptıktan sonra pazarlamanın benim için en iyi olan olduğuna karar kılmış, bunu dijital ile birleştiren Yeni Medya bölümüne ise dönem arası olmasına rağmen başvurmuştum.

2004 yılından beri Yeni Medya kelimesini Türkiye’ye açıklamaya çalışan ve önceleri sadece bir ders iken lisans ve Yüksek Lisans bölümü haline gelerek Türkiye’de bir ilki gerçekleştiren ve diğer üniversitelere olumlu yönde örnek olan bir sürecin sonunda İsmail Hoca bunca yılın emeği olarak Yüksek Lisans bölümünde biz öğrencilerine ders veriyordu. Kendisiyle ilk ders haftasında sevgili Özgür Zan hocamın dersi öncesinde Kadir Has Üniversitesinin en büyük güzelliklerinden olan iki bina arasında eşsiz Haliç Manzarası sunan Starbucks Cafe’de tanıştık ilk. Benim için yeni medya ile serüven de resmi olarak başlamış oluyordu o gün.

Selim Çavuş ise öğrenciliğinde ve sonrasında yaptığı sosyal faaliyetler ve sivil toplum kuruluşları sayesinde tanıdığım aynı zamanda o dönem bir girişimde ortağımdı. Kendisiyle gıyaben çok önce tanışmış olsak da fiziki olarak tanışmamız ve Yeni Medya Bölümüne gitmeye karar vermemiz aynı döneme rastlamaktadır.

Keyifli geçen iki yılın sonunda mezun olup her birerimiz başka yönlere dağıldıktan sonra bile İsmail Hoca, Selim ve ben dönem dönem bir araya gelir, öğrenciliğimiz döneminde aralarda ve derste tartıştığımız yeni medya dünyasına yönelik gelişmeleri paylaşırdık. Paylaşım konusunda Hoca sıfatı sebebiyle İsmail Hoca hep bizden önce ve bize öncü olmuştur.

Uzunca bir süredir devam eden bu istikrarlı ama programsız buluşmayı somut bir proje haline getirme fikri Selim’den geldi doğal olarak ve ilk görüşmemizde 1 saatlik bir toplantı sonrasında halihazırda içeriği ve ustaları hazır olan ve sadece kalıp vermesi kalmış bir iş gibi Yeni Medya Merkezi kurulmuş oldu.

Ülkemizde hala gerçek anlamını bulamamış olan yeni medya ( Yeni Medya Nedir? Ne değildir? ayrıca (1) , (2) , (3) ) kavramını daha da detaylı açıklayacak ve bu kavramın etkilediği alanlarda, yani yaşamamızın her yönünde bu büyük dönüşüm ve değişim çağının gerekliliklerini tartışacaktık. Yakın dönemde bu alanda elde edeceğimiz kaynakları da bir araya getirmeye ve web’de bir alanda sunmaya başlayacağız.

İlk bölümde İsmail Hoca ile Yeni Medya Nedir? sorusunu yanıtladık. İkinci bölümde Ercüment Büyükşener ile bu dönüşüm ve değişimi ve hem şahısların hemde kuruluşların bu alanı nasıl yorumlamaları gerektiğine değindik. Üçüncü bölümde ise Işıl Boy ile yeni medyanın en çok etkilediği alanlardan olan eğitim üzerine değişimlerinden bahsettik. Bundan sonraki haftalarda da Salı akşamları saat 22:00’de her hafta alanında uzman konukları ile yayınlanmaya devam edecek.

Katkı ve önerileriniz ile çok daha verimli programlar ve kaynak alanları oluşturacağımıza inanıyorum.

Twitter
Facebook Sayfası
Google+ Sayfası
Youtube Kanalı

Kamil Mehmet ÖZKAN


Arşiv / Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Ekonomi / Pazarlama / Yaşam / Yeni Medya

Mom send me bitcoin

Bitcoin son günlerde çokça duyduğumuz yeni sanal para birimi. Bitcoin ile ilgili 3 olaydan bahsetmek istiyorum.

Bitcoin Zengini Genç

İlk kahramanımız Norveç’li bir öğrenci olan Kristoffer Koch. 2009 yılında kriptolama üzerine ödev hazırlarken Bitcoin ile karşılaşıp o dönem 150 Norveç Kronu (26.60 $) karşılığında 5000 Bitcoin satın alır. Bir öğrenci için çok da fazla olmayan bu yatırımı bir süre sonra unutur. Aradan yıllar geçip Bitcoin internetin karanlık taraftalarında değer kazanmaya ve FBI’ın Silk Road’u kapatmasının ardından çıkan haberlerden ve son dönemde birçok servisin bu sanal para birimini kabul ediyor olması kahramanımıza zamanında böyle bir yatırım yaptığını hatırlatır.

(daha&helliip;)


Bir Şeyler Üretmek ya da Çalmak! Dijital Ekonomi / Ekonomi / Yaşam

software-pirate-korsan-yazilim

Efendim artık çağ bilgisayar, dijitalleşme çağı olunca alınan satılan ürünler de evrim geçirmekte. Artık kredi kartı ve internet sayesinde Hindistan’da Bangkok’un arka mahallelerinde bir gencin yazdığı bir yazılımı satın alıp kullanabiliyoruz. Yine alanında dev, hatta tekel olmuş Microsoft ve benzeri yazlım şirketlerinden internet üzerinden yazılımı satın alabiliyoruz.

Dahası insanlar oturdukları yerden dünyanın herhangi bir yerinde vizyona girmemiş bile olsa bir filmi montajı daha tam olarak tamamlanmadan dahi seyredebiliyor, stüdyo kayıtlarının internete sızdırılması ile sevdiğimiz şarkıcıların en son parçalarını hiçbir ücret ödemeden dinleyebilme imkanı sunuluyor.

 Peki, bu yapılanlar ne kadar etik. Bir tarafta gece gündüz çalışıp bir şeyler üreten mühendisler, sanatçılar, oyuncular var. Diğer tarafta, zaten internette ücretsiz bulunabilen bir şeye para ödemeye isteksiz bir topluluk var. Ve tüm bu yasa dışı pastayı oluşturup bu pastadan pay alan yasa dışı şebeke ve örgütler var.

Ülkemizde de para verip yazılım almak pek alışılagelmiş bir şey değilmiş. Değilmiş diyorum çünkü biliyordum ama bu kadar üst seviye de olduğunu aşağıda ki olayı yaşadığımda öğrendim.

Efendim ben teknoloji ve yazılımdaki gelişmeleri imkanlar nispetinde yakından takip etmeye çalışan biri olarak Microsoft’un Vista ürününü daha beta aşamalarında iken kullanmaya başladım ve son sürüm çıktığında olması gerektiği gibi soluğu ülkemizde popüler teknoloji mağazalarından olan Teknosa’nın merkezi bir yerdeki şubesine gittiğimde çok büyük bir suç işlediğimin henüz farkında değildim. Görevliye Windows Vista ürününü almak istediğimi söylediğimde önce algılayamadı ve ağzından sadece şu kelimeler ilk etapta dökülüverdi. “Efendim ama O İngilizce.” Bende Türk eğitim sisteminin iftihar ettiği Anadolu liselerinde yıllarca İngilizce eğitim görmüş bir vatandaş (!) olarak zaten ürünün İngilizce versiyonunu aradığımı söyledim. Kendimi uzaylı gibi hissetmemi sağlayan bakışlar altında bana verilen ürün kutusunu aldım ve kasadan ödememi yapıp çıkarken duyduğum “Hiç Vista satacağım aklıma gelmezdi.” cümlesi aslında birçok şeyi özetliyor.

Bu konu ile ilgili birçok çözümleme yapılabilir. Belki ben haksız da olabilirim. Ama yazımın başında belirttiğim Bangkok’lu gencin günlerini belki de aylarını harcadığı, tekel dediğimiz firmaların binlerce mühendise iş imkanı sağlayarak yıllarca geliştirdikleri ve sanatçıların yapımcıların yapıtlarını sahip olduğumuz sadece bir kablo ile yerimizden kalkmadan bedavaya kullanabilirsiniz.

Ama bu mühendisler, şirketler, sanatçılar, yapımcılar hiç para kazanmazsa ileride korsan bile olsa download edecek bir şeyler bulamayacağınızın ve aynı zamanda uluslar arası suç örgütlerine yaptığınız her download da kaynak akıttığınızda aklınızdan çıkarmayın. Bu arada bilgisayarınızda korsan yazılımlardan bulaşmış casus yazılımları yine cracklenmiş yazılımla bile olsa temizlemeyi unutmayın ki kredi kartınız ve banka hesaplarınız da boşalmasın.

O gün Teknosa’da bulunan satış danışmanının yaptığı yanlıştı ama bunun için onu suçlayamazdım.

Bu yazıyı da neden şimdi yazıyorum hiçbir fikrim yok.

Kamil Mehmet ÖZKAN



Page 1 of 212