Dijital Dönüşüm


Dijital Dönüşüm ile birlikte marka kavramı ve yönetimi de köklü değişikliklere uğruyor. Dijital Dönüşüm / Pazarlama

Marka kavramı bir dönem sadece kreatif reklam ajanslarının oluşturduğu logo, slogan, reklam filmi, ürün ambalajından ibaret olarak kabul edilirken günümüzde dijital iletişim, ticaret ve üretim sistemlerinin dönüşmesi ile birlikte pazarlama ile birlikte çok sofistike ve yönetilmesi zor hale gelmiştir.

Fiziksel olarak olmasa da dijital dünyada sınırlar kalktığı için bugün marka vaadinin sadece mevcut pazarlar ve hedef kitle için değil, global pazarda yer alan hedef kitleye göre konumlandırılması gerekmektedir. Sosyal medya araçları başta olmak üzere tüm dijital iletişim kanallarından markayı takip eden veya etkileşimde bulunan kullanıcılara ürün ve hizmetler ile ilgili ilginç hikayeler anlatmaya devam ederken diğer yandan dijital mecraların tamamında marka hakkında yapılan tüm konuşmaları dinlenmesi, gerektiğinde markanın konuşmalara dahil olması, ürün ve hizmetlerin bu konuşmalardan alınacak geri dönüşlerle geliştirilmesi gerekmektedir.

Marka Yöneticilerinin Dönüşümü

Eskiden marka yöneticilerinin görevi iletişim materyallerinde kullanılan imaj ve metinlerin görsel kimliğe uygunluğunu kontrol etmekken günümüzde pazarlama faaliyetlerinin bir uzantısı olarak marka yöneticilerinin görevi de ürünün tasarlanmasından satış sonrası müşteri geri dönüşlerine kadar dahil olmayı gerektirmekte. Hatta bir adım ileri gidersek müşteri olmayan kesimin ihtiyaçlarını da dinlenerek onlara yönelik ürün geliştirmek, hedef kitle arasına onları da dahil etmek gerekmektedir.

Marka yöneticilerinin kreatif ve iletişim yeteneklerinin yanısıra verileri anlamlandırma konusunda da deneyim kazanması gerekmektedir. Büyük veri çağı ile birlikte her deneyim noktasında ürün ve hizmetleri geliştirmeye yönelik veri toplama sistemlerinin kurulması ve gelen verilerin pazarlama, ürün geliştirme ve satışı arttırmasına yönelik anlamlandırılması noktasında bilgi ve deneyim sahibi olması gerekmektedir.

Yapay Zeka, 3B Yazıcılar ve Marka

Marka kavramı yapay zekalar ve evlerin içine giren 3 boyutlu üretim tesisi diyebileceğimiz yazıcılar ile dönüşmeye ve değişmeye devam etmektedir. Markanın bilinirliğini arttırmak ve satışlara yansımasını sağlamak için daha çok günlük hayatın içine akıllı asistan olarak giren yapay zekalara da markayı tanıtmak yakın dönemde en önemli noktalardan biri olacak. Dijital dönüşüm ile birlikte hedef kitleye yapay zekaları da eklemek gerekmekecektir.

Diğer yandan 3 boyutlu yazıcılar ile birlikte üretim dengeleri değişecek. Markaların bu noktada tüketicilerle gereksiz telif çatışmalarına girmek yerine ürünlerini daha da zenginleştirecek ve tüketiciler ile iletişimi devam ettirecek modeller üzerine çalışması gerekmektedir. Ürünün tasarımını gizli kasalarda saklamak yerine onu tükecilerle paylaşarak daha da geliştirebilirler.

Dijital Dönüşüm ve Markalar

Dijital dönüşüm ile birlikte sadece iletişim alanında değil, aynı zamanda üretim, satış ve tüketim tarafında da köklü değişiklikler olmaya devam etmektedir. Marka kavramı da tüm bu dönüşümle birlikte değişmeye devam etmektedir. Marka yönetimi ile ilgili kadroların tüm bu dijital dönüşümü anlayan, dönüşümün getirdiği fırsatları yakalayabilecek niteliklerde olması gerekmektedir.

(Bu yazıyı E-Ticaret Türkiye Dergisi için kaleme almıştım. E-Ticaret ile ilgili sektörel haberleri web sitesinden takip edebilirsiniz.)

Kamil Mehmet ÖZKAN


Gutenberg’den Zuckerberg’e Okuma Deneyimi Dijital Dönüşüm

İlk Çinliler tarafından mı bulundu, yoksa Mısırlılar mı kullandı bilinmez ama Batı’da Gutenberg’in matbaası ile başlayan kitap basımının hızlanması ile birlikte kitap okumanın yaygınlaşması pek çok dönüşümlere sebep olmuştu. Bilginin demokratikleşmesi yönünde en büyük olayladan biriydi. Matbaa ile hızla çoğaltılan kitaplar Avrupa’nın her yerine yayılmaya başladı. Bilgi artık sadece bir grup seçkin azınlığın elinde değildi. Kademe kademe toplumun her kesimi artık bilgiye rahatça erişebiliyordu. Kitap ve kütüphanelerin yaygınlaşması ilerleyen yıllarda Rönesans ve Reform hareketlerinin başlaması için katalizör görevi görecekti.

Rönesans ve Reform’dan Facebook’a Dönüşüm

Mark Zuckerberg Harvard’da bir öğrenci odasında kurguladığı sosyal ağ olan The Facebook ilk etapta bu kadar kapsamlı ve geniş kitlelere hitap etmek için yola çıkmamıştı. Okuldaki öğrenci katalogları fikri ile gelişen ağ daha sonra dalga dalga önce okullar, sonra diğer ülkeler derken her gün 1,5 Milyardan fazla insanın birbiri ile bilgi paylaştığı, etkileşim içerisinde bulunduğu sanal dev bir kütüphane haline geldi. Facebook bugün milyarca fotoğraf ve dökümanın paylaşıldığı ve okunup incelendiği bir platform. Hergün milyarlarca dakika uzunluğunda video içerik izleniyor. Eğer kitap kavramını sadece 2 kapağı olan ve bir konu hakkında basılmış eser saymazsak Facebook modern zamanlarda dünyanın en büyük kütüphanesi konumunda. Ve tüm içerikleri birileri tarafında tüketilen, aktif, terk edilmemiş bir kütüphane. Hangi rönesans ve reformlara altyapı hazırlayacak, hep birlikte görüyor olacağız. Ancak belli olan şu ki artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak.

mark-zuckerberg-980x457-1442297659_980x457
Dijital Dönüşüm Çağı

Dijital dönüşüm çağında bulunuyoruz. Atalarımızın hiç zaman hayal edemediği büyüklükteki bilgi hergün üretilip ağa bağlı tüm kullanıcıların kullanımına ücretsiz sunuluyor. Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolay bu dönemde bilgiyi üretme ve tüketme yöntemlerimiz de dönüşmeye devam ediyor. Gutenberg’den önce sayfa sayfa elle yazılan kitapların hem üretim süreci çok uzun, hem de maliyeti çok yüksek olduğu için her kesimin erişmesi mümkün değildi. Günümüzde internetin yaygınlaşmaya başladığı 1990’ların başından günümüze kadar her geçen gün hızlanan ve maliyetinin ucuzladığı ama içeriğin de diğer taraftan katlanarak zenginleştiğini bir dönem içerisindeyiz. Önceleri sadece kelimelerin mürekkep ve kağıt ile hayat bulduğu kitap kavramı bugün kullanılan teknolojiler ile ses, görüntü, koku, deneyimleme gibi pek çok farklı boyutla desteklenmiş formatlar halinde tüketiliyor. Dünya’nın en iyi üniversitelerinde öğretim gören öğrenciler ile Asya bozkırlarında elektrik ve bağlantıya erişimi olan bir çoban aynı bilgiye erişebilme imkanına sahip konumunda. Bilgiye erişim konusunda arada bulunana uçurum tüm Dünya nüfusu için hala yeterli seviyede olmasa da aradaki boşluk her geçen gün biraz daha kapanıyor. Facebook dronelar ile, Google balonlar ile atmosferden internet yayını yaparak dünya üzerindeki tüm fertleri internete bağlamak için çalışmalarına devam ediyor.
Tüm ezberlerin bozulduğu bu dijital dönüşüm çağında kitap, kütüphane ve kitap okuma kavramları da dijital dönüşümden nasibini almıştır. Kitap sadece belli sayfada basılı fiziksel formattan çıkmış, kütüphanelerin sınırları var olan tüm kitapları içerecek kadar genişlemiş, kitap yazmak cebimizdeki akıllı telefonlara sesli direktifler vermek kadar kadar kolaylaşmıştır.

Kütüphanelerin Dönüşümü

Dijital dönüşüm ortamında kütüphane kavramı da değişti. Binlerce parşömen ve kitabın bulunduğu İskenderiye kütüphanesinin yok olmasından yüzlerce yıl sonra neredeyse dünyanın tüm kitapları ve bilgilerinin bir havuzda olduğu dijital kütüphaneye istediğimiz konumdan istediğimiz zaman erişebilir hale geldik. Bunda Google’ın kütüphanelerdeki el yazması ve basılı eserleri dijitalleştirme projesinin katkısı büyük. Yıllardır süren projenin amacı basılı olan tüm kitapları dijital ortama aktarmak ve tüm insanlığın kullanımına sunmak. Diğer taraftan artık kitaplar önce basılı üretilip sonradan dijitalleşmiyor. Direkt olarak dijital olarak üretilen eserlerin sayısı oldukça fazla. Amazon’da satılan dijital kitap sayısının basılı kitap sayısını geçeli bayağı oluyor. Britannica ikonik olarak Wikipedia ile karşılaştırılsa da bilginin dijital olarak hızla üretilip yayılması karşısında ayakta duramamış ve yayınını sonlandırmak zorunda kalmıştı. Asıl rakibi Google neredeyse tüm dünyadaki dijital bilgiyi milisaniyeler düzeyinde tarayabilirken ciltlere, en dijital formunda CD’lere yüklenmiş sınırlı bilgi çok da rekabet edemedi. İskenderiye kütüphanelerinden çok daha fazlası artık cebimizde taşıyoruz. Kütüphaneler de dönüştü.

yeni nesil kitap yazmak - dijital kitapYeni Nesil Kitap Yazmak

Diğer taraftan dijital dönüşüm ile birlikte kitap yazmak eylemi de form değiştirdi. Kağıt, kalem, daktilo, dizgi gibi kavramlar hayatımızdan çıktı. Artık isteyen herkesin cep telefonundan istediği türde içeriği yazıp dijital olarak paylaşabileceği Whatpadd gibi platformların yanında, dijital kitabın en büyük destekçilerinden Amazon da yazarlar için geliştirdiği yazar programı ile yayıncıları aradan çıkararak isteyen herkesin kitabını yayınlayıp satabildiniz bir pazar yeri haline geldi. Apple da dijital kitap konusunda yayınladığı ücretsiz yazılımlar ile hiçbir teknik bilgiye ihtiyaç duymadan interaktif kitaplar üretebilmeyi ve bunları satabilmeyi mümkün kıldı. Günümüzde kitap yazmak için tek ihtiyacınız olan şey konu ve motivasyonunuzun olması. Bilgiye erişmek ne kadar kolay ise üretip paylaşmakta aynı şekilde kolaylaştı. Kitap yazmak hem kolaylaştı, hem de kitabın içine daha önce hayal edemediğimiz özellik ve içerikleri eklemek mümkün hale geldi. Artık kişiye özel kitapları yazmak mümkün. Okuyucunun sosyal medya beğenilerine göre şekillenen hikayeler kurgulanabilir. Kahramanın maceraları okuyucunun isteği ile şekillenebilir hale geldi.

Kitap Okumaya vaktiniz mi yok?

Yoğun olarak şehirlerde yaşayan günümüz modern insanlarının kitap okuma alışkanlıkları da dijital dönüşüm ile birlikte değişime uğrayan kavramlardan oldu. Önceleri basılı sektörün modern şehirli insan için ürettiği cep boy basılı kitapların yerini Amazon’un liderliğinde e-kitap okuyucuları, daha sonra akıllı telefonlar ve tabletler aldı. Kitapları daha rahat okumak üzerine teknik alanda araştırmalar devam ederken yoğun iş temposunda kitap okumaya vakit bulamamaktan şikayet edenlere yönelik hergün bir kitaptan pasajlar seçip e-Mail’inize gönderen servisler çıktı. Biryudumkitap.com ve Autotelic gibi servisler her sabah size seçilen eserden bir bölüm göndererek sevebileceğimiz kitaplar keşfetmeyi sağlarken okuma alışkanlığı kazandırma yönünde de büyük fayda sağlıyorlar. Kullandığımız cihazlar form değiştirmeye devam ettikçe kitap ve içerik tüketim alışkanlıklarımız da dönüşmeye devam edecek.
Dijital dönüşüm çağı ve anlattığımız içerikler uzak bir gelecekte hayatımıza dahil olacak ütopyalar değil. Tamamı gerçekleşti ve eskiden beri edindiğimiz alışkanları değiştirdi. Yolculuk henüz tamamlanmadı. Dönüşüm devam ediyor.

(Bu yazı Düşün Taşın Dergisi‘nin 2. sayısı için hazırlanmıştır.) 

Kamil Mehmet ÖZKAN


Dijital Dönüşüm Kütüphanesi – 2 (Devam Kitapları) Dijital Dönüşüm / kitap

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi ’nin ilk bölümünü önceki yazıda yayınlamıştım. İlk 15 kitaplık serinin geri kalan bölümünü aşağıda bulabilirsiniz. Bu sefer büyük veri, mobil devrim, pazarlamanın geleceği, bilgi ve bolluk ekonomilerine odaklanıyoruz.

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi - Kamil Mehmet ÖZKAN -Big_Data

Big Data @ Work – Thomas Davenport

“Önemli olan verinin hacmiyle büyülenmek değil onu analiz edebilmek – onu içgörü, inovasyon ve işletme değerine çevirebilmektir.” Büyük veri alanında önde gelen isimlerden Thomas Davenport bu kitabında da verinin büyüklüğünden ziyade hangi metodoloji ile anlamlı hale getirilebileceğini tartışıyor. Veri artık heryerde. Hiç olmadığı kadar çok. Katlanarak artmaya da devam ediyor. Peki bu veri okyanusunda müşterinizi nasıl daha iyi anlayabilir, ürününüzü nasıl daha iyi geliştirebilirsiniz. Yol haritasını ve ipuçlarını bu kitapta bulacaksınız. Bu kitabı okuduğunuzda büyük veri uzmanı olmayacaksınız ancak büyük verinin ne olduğu ve onunla neler yapabileceğinize yönelik fikir sahibi olacaksınız. Büyük veri ve geleceği üzerine yazdığım daha önceki yazıya buradan ulaşabilirsiniz.

Ücretsiz okumak için Sky Library’i ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre’den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi - Kamil Mehmet ÖZKAN - Gelecegi_Uretenler_makers

Geleceği Üretenler – Chris Anderson

Chris Anderson’un bu listedeki 3. Kitabı Makers hareketine yönelik hazırladığı ve sanayi devriminden günümüze ilk kez temelden değişen üretim modellerini incelediği Geleceği Üretenler – Makers kitabı oluyor. Sanayi devriminden günümüze üretim hiç bu kadar köklü bir değişime uğramamıştı. 3B yazıcılar, ve bunun üretimi nasıl dönüştürdüğü, kendi tüketim ürünlerini kendi üretmeye başlayan topluluklar ve bunların yaygınlaşmasını inceleyen Chris Anderson, kendi kendini üretebilen üretim makinalarının hayatımızı daha nerelere götüreceğine yönelik öngörülerini de paylaşıyor.

Ücretsiz okumak için Sky Library’i ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre’den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi - Kamil Mehmet ÖZKAN - Taşlar Yerinden Oynarken

Taşlar Yerinden Oynarken – Fatoş Karahasan

Pazarlama alanında deneyimli akademisyenlerden Fatoş Karahasan’ın dijital dönüşüm çağında pazarlama ve iletişimin de dönüşümüne ışık tuttuğu Taşlar Yerinden Oynarken kitabı mini pazarlama iletişim araçları tarihçesi olarak da okunabilir. Dijital devrimi anlamak için önce ilk zamanlarına giderek başlayıp nereye gideceğine yönelik gelişmelere de değiniyor. Mutlaka okuması gerekenler listesinde.

Basılı versiyonunu satın almak isterseniz Kitapmetre’den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi - Kamil Mehmet ÖZKAN -APP_KUSAGI

App Kuşağı – Howard Gardner, Katie Davis

Dijital çağın çocukları büyümeye devam ediyor. Yakın denecek bir zamanda iş hayatına da başlayacak olan dijital çağın çocukları elektronik cihazlara bakış açısı ve hayatlarında anlamlandırma biçimi bizden tamamen farklı. Teknoloji pek çoğumuz için hayatımıza sonradan giren bir kolaylık olsa da analog hiçbir cihaz kullanmadan büyüyenler, hayatlarını uygulamalar ile geçiren bu yeni kuşağı anlamak için Howard Gardner ve ekibi yaptığı araştırmanın sonuçlarını paylaşıyor. Dijital kimlik, mahremiyet ve hayal gücü bu uygulama kuşağı için ne anlama geliyor? Bu sorunun yanıtını arıyorlar.
de paylaşıyor.

Ücretsiz okumak için Sky Library’i ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre’den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi - Kamil Mehmet ÖZKAN - Her Yönüyle Siber Savaş

Her Yönüyle Siber Savaş – Hasan Çiftçi

Siber savaş. İsmi bile korku yaratırken artık günümüzde ülkeler, şirketler ve kişiler arasındaki savaşların büyük çoğunluğu siber ortamda veriliyor. Dijital ortamda güvenlik ile ilgili temel düzeyde bil sahibi olmak, yaşanmış örnekler üzerinden siber ortamda savaşın nasıl olabileceğine yönelik yazılmış az sayıdaki eserden önde geleni Her Yönüyle Siber Savaş.

Basılı versiyonunu satın almak isterseniz Kitapmetre’den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi - Kamil Mehmet ÖZKAN - Enformasyon

Enformasyon – James Gleick

Bilgi, dünyanın üzerinde döndüğü şey. Her şeyin, gelişmenin, teknolojinin sebebi. Peki bilginin eski çağlardan günümüze oluşması, yayılması, işlevsellik kazanması nasıl oluyor. Kaos teorisinin yazarı James Gleick’in bilgi, tarihi ve geleceği dönüştürmesi üzerine oluşturduğu başyapıtı Emformasyon’u okumadan dijital dönüşümün de temellerini anlamak mümkün değildir.

Ücretsiz okumak için Sky Library’i ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre’den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi - Kamil Mehmet ÖZKAN -Bolluk

Bolluk – Peter H. Diamonds, Steven Kotler

Heyecan verici gelişmelerin yaşandığı bir çağa tanıklık ediyoruz. Teknoloji, bilim, mühendislik, sosyal eğilimler ve ekonomik kuvvetler dünyamızı hızla değiştiriyor. Önümüzdeki yirmi yılı da bu güçler şekillendirecek. Yaşanan tüm gelişme ve değişimler çok önemli bir soruyu da beraberinde getiriyor: Küresel bir bolluk düzeni yaratmak mümkün mü?

Bu kitapta cevabı evet olarak buluyoruz. Eğitim, teknoloji, sağlık, çevre ve pek çok alanda yapılabilecek çok şey, bolluk ekonomisi ile sorunların çözümleri yer alıyor. Dijital dönüşüm sadece iletişim kurma biçimlerimizi değil, tüm üretim ve tüketim alışkanlıklarımızı, hayatımızı ve çevremizi de değiştiriyor. Bolluk, buna farklı bir açıdan bakan önemli kitaplardan.

Ücretsiz okumak için Sky Libraryi ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre’den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi - Kamil Mehmet ÖZKAN - X-EVENTS_Her-Sey-Bir-Gecede-Cokebilir_high

Her Şey Bir Gecede Çökebilir – John Casti

Bir gün bakmışsınız internet tamamen gitmiş, gıda ürteminde büyük sıkıntılar oluşmaya başlamış, tüm elektronik cihazlar çalışmamaya başlamış hatta elektrik sisteminin çöktüğünü borsaların çalışmadığı, sms ile değil ATM’den bile para çekemediğiniz bir zamana gelmişsiniz. Çok zor ama aslında çok kolay. Her Şey Bir Gecede Çökebilir işte tüm bunlar olursa hayatımızın nasıl şekilleneceğini “X-olaylar”, uç olaylar olarak anlatıyor. Dijital dönüşüm nasıl ki pek çok imkansız denilen şeyi mümkün hale getiriyorsa sistemin kendi kendini yok etmesi de gayet mümkün.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre’den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi - Kamil Mehmet ÖZKAN -Futureagenda

Future Agenda – 2020 Yılında Dünya – Vodafone

Listenin son kitabına geldiğimizde Vodafone sponsorluğunda yayınlanan futureagenda.org işbirliği ile hazırlanmış Futureagenda 2020 yılında Dünya kitabı 2020 yılına yaklaşırken hayatımızı değiştirebilecek trendler ve teknolojileri konu alıyor. İçindeki yenilliklerin pek çoğu hayatımıza girdi bile.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre’den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi şimdilik 15 kitaptan oluşuyor. Bu kütüphane güncel olarak tutulmaya devam edecek. Yeni eklenen kitapları ve her kitap ve yazarları hakkında daha detaylı içeriği Büyük Dönüşüm web sitesinden takip edebilirsiniz.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Dijital Dönüşüm Kütüphanesi – 1 Dijital Dönüşüm / kitap

Dijital Dönüşüm çağında yaşıyoruz evet. İnsanlığın karşılaştığı dönüşümlerden bu sefer biraz farklı. Avcı toplayıcı toplumlardan yerleşik hayata ve tarıma geçiş gibi yüzyıllar veya Sanayi Devrimi gibi on yıllar uzunluğunda süren ve etkisini uzun vadede hissedebileceğiniz türden değil. Yıldan yıla hızlıca gerçekleşen ve etkilerini hemen görmeye başladığımız türden bir değişim. Gerçi ne kadar sürecek veya bizi nereye götürecek çok da bilmiyoruz ancak her geçen yıl bir öncekinde çok farklı şekilde hayatımız, iş yapış biçimlerimiz değişmeye dönüşmeye devam ediyor. 3 yıl önce ütopik gelen bir iş modeli bugün global çapta geniş kitleler tarafından kullanılabiliyor.

Şirketlerin, devletlerin, kamu kurumlarının, sosyal kuruluşlarının, anne-babaların, doktorların, öğretmenlerin, üniversite hocalarının, sokak satıcılarının, su bayilerinin, bakkalların da günlük yaşam ve faaliyetlerinin, iş yapış biçimlerinin, sorumluluklarının değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Çok değil yakın dönemde iş arkadaşınız bir robot olduğunda, terfinize geliştirilmiş bir yapay zeka karar verdiğinde, hastalığınızı kolunuzdaki takip cihazı fark edip sizden önce doktora haber verdiğinde dijital dönüşümü çok daha fazla hissedeceksiniz. Ama öncesinde dijital dönüşümün (büyük yıkım da diyenler var) temellerini anlatmaya çalışan fikirleri, modelleri okuyup anlamak, hayatımızda ve iş yapış biçimlerimizde uygulamak gerekiyor.

Kendim için Dijital Dönüşüm Kütüphanesi oluşturdum. Sizlerle de paylaşmak istedim. Pek çoğunu önceden okuduğum, bazılarına henüz fırsat bulamadığım kitapları tekrar baştan okumaya başlamam gerekiyordu. Size de tavsiye ederim. Dijital dönüşüme sadece seyirci değil, bu dönüşümde rol alan biri olmak gerekiyor. Yoksa sizin için biçilen rolleri oynamanız gerekecektir. 5 kitabın Türkçeye kazandırılmasında, bazılarının da Sky Libraryde ücretsiz olarak sunulmasında katkım olduğu için okuma linklerini de paylaşacağım.

Ne yapmalıyım, neresinden dahil olmalıyım diye düşünenler ve dijital dönüşümü anlamak isteyenler için bu 15 kitap bir başlangıç olabilir. Kütüphane genişlemeye devam ediyor.

Sosyal Medya Kulübü

Uzun Kuyruk – Chris Anderson

Önceleleri Chris Anderson’ın yaptığı sunumlarda bir slayt olarak yer alan ve sonrasında bir makale ile başlayan ve daha sonra genişleyerek siber ortamda sınırsız ürün sergileme ve bunun iktisadi olarak oluşturduğu değeri incelediği kitap Uzun Kuyruk. E-ticaret ve sınırsız içerikli üyelik modellerinin de temelini ekonomik modelleri ve internet ekonomisini tam olarak anlamak için bu kitabı mutlaka okumak gerekiyor.

Ücretsiz okumak için Sky Library‘i ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre‘den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

bedava_k1

Bedava – Chris Anderson

Chris Anderson’un dijitalin sınırsız erişim sağladığı bir pazarda, özellikle dijital hizmet sektörü başta olmak üzere pek çok alanda değişen tüketim alışkanlıklarını ve internet ile birlikte yaygın olarak hayatımıza giren Freemium modelini konu aldığı kitap Bedava. İçindeki örnekler eski gibi görünse de temeli anlamak ve hala değişen tüketim alışkanlıklarını anlamak adına analizler yer alıyor.

Ücretsiz okumak için Sky Library‘i ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre‘den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

The_Business_of_Influence_K1

The Business of Influence – Philip Sheldrake

Yeni Medya iletişim platformları ile birlikte dönüşen önce iletişim yöntemlerimiz oldu. Peki markalarda durum nasıl? Halka ilişkiler de en büyük dönüşüme uğrayan alanlardan. Yeni dönemde iletişim ve Hİ faaliyetleri nasıl dönüşüyor, Philip Sheldrake detaylı olarak konuyu, etkileme sanatını, The Business of Influence kitabında işlemiş. Örnekler ve yol haritalarını bu kitapta bulabilirsiniz.

Ücretsiz okumak için Sky Library‘i ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz İdefix‘den satın alabilirsiniz.

Leading_Digital_K1

Leading Digital – George Westerman, Didier Bonnet, Andrew McAfee

Dijital dönüşümü yaşayan sadece Silikon Vadisi girişimleri veya teknoloji şirketleri değil. Bugün hangi sektörde faaliyet gösteriyorsanız gösterin bu dönüşüm sizi, müşterilerinizi, çalışanlarınızı etkiliyor ve işinizi dönüştürmeye devam ediyor. Bazen ürünleriniz, bazen de müşterilere ulaşma biçiminiz değişiyor. Farkına vardıysanız zaten adımlar atmaya başlamış olmalısınız. Aksi takdirde zaten birileri çoktan bu yönde ilerledi. Leading Digital sektörlerin dönüşümü üzerine yazılmış önemli eserlerden biri. Bu kitap ile ilgili daha önce Büyük Dönüşüm‘de yazdığım inceleme yazısı için burayı, dijital dönüşümde yoldan sapmamak adlı diğer bir inceleme yazım için de burayı ziyaret edebilirsiniz. Bu kitap, Dijital Dönüşüm Kütüphanesi’nin en önemli kitaplarından biridir.

Ücretsiz okumak için Sky Library‘i ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre‘den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

The_Second_Machine_Age_K1

The Second Machine Age – Erik Brynjolfsson, Andrew McAfee

Sanayi devrimi, buhar ve elektrik gücü ile makineleşme, üretim ve tüketime dair tüm ezberleri bozmuştu. Yaklaşık 3 yüzyıldır gelişerek devam etse de temelde makine kavramı bizim için aynı kaldı. Ta ki kendi akılları ile hareket edenler hayatımıza girene kadar. Artık yapay zekalardan, sürücüsüz otomobillerden, insan ile zeka oyunlarında yarışan makinelerden bahsediyoruz. Hepimizin birer asistanı tek tuş ile istediğimiz bilgiye erişip bizim adımıza işler yapabilir hale geldi. Çok daha ileriye doğru hızla ilerliyoruz. The Second Machine Age de tam bu konuyu anlatıyor. Temellerini öğrenmek için okumalı.

Ücretsiz okumak için Sky Library‘i ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre‘den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

Disciplined_Entrepreneurship_K1

Disciplined Entrepreneurship – Bill Aulet

Dijital dönüşüm ve finansal kaynakların bollaşması ile birlikte artık günümüzde fikirlerinizi hayata geçirmek de çok kolaylaşıyor. Girişimcilik fikri artık olmadığı kadar yaygın. Son araştırmalara göre öğrencilerin önemli bir bölümü mezun olduklarında kendi işini kurmak istediğini belirtmiş. Dünyanın en büyük girişimci mezun ekosistemlerinden birine sahip olan MIT’de yıllardır öğrencilerine girişimcilik ile ilgili ders veren Bill Aulet girişimcilik yolunda dikkat edilmesi gerekenleri 24 maddede açıklıyor. Bu kitap ile ilgili inceleme yazımı okumak isterseniz burayı ziyaret edin.

Ücretsiz okumak için Sky Library‘i ziyaret edebilir, mobil cihazlarınıza uygulamayı indirebilirsiniz.

Eğer basılı versiyonundan okumak isterseniz Kitapmetre‘den en uygun online satıcıya erişebilirsiniz.

 

Dijital Dönüşüm Kütüphanesi‘nin diğer kitaplarını bir sonraki yazıda ele alıyor olacağım. İlk altı kitap ile dijital iletişim, e-ticaret, yapay zeka, 3B yazıcılar gibi pek çok güncel konuya değinen kitapları listelemiş olduk.

Kamil Mehmet ÖZKAN

 


Dijital Dönüşüm Yolunda Odaktan Sapmamak Dijital Dönüşüm

“Facebook kullanıcı sayısı 1,5 Milyar’ı geçti.”
“Whatsupp hala 40 çalışan ile 1 Milyar kullanıcıya koşuyor.”
“Twitter’da yine tweet rekoru kırıldı.”
“Uber yine değerleme rekorlarını kıracak.”
“Apple 10 ay sonra çıkaracağı telefonunda yine çok işlevsel olmayan ama ses getirecek bir yenilik açıklayacak.”

Dünya gündemi çok yoğun. Teknoloji haberler bölümü bundan çok daha yoğun. Eğer günlük hayatta popüler uygulamalardan gündemi takip etmeye çalışıyorsanız bir süre sonra her gün yukarıdaki haberlerin ve firmaların farklı bir versiyonunu görüyorsunuzdur. Özellikle sizi tanıdığını ve sizin ilgi alanlarınıza göre haber vermeyi amaç edinmiş programlar bunlar. Bir süre sonra sıkılmaya başlamanız normal. Bu haberleri okumanın zararlı bir yönü yok. Ancak sadece rakamlara ve popüler firmalara odaklanan tık merkezli içerik sağlayıcıları Chris Anderson’un Uzun Kuyruk teorisini oldukça kısalttılar. Belli bir içerik ekosistemine takılıp kalıyor ve popüler olanı devamlı olarak servis ediyorlar. Diğer taraftan dünyadaki ekonominin büyük bölümü teknoloji ile hiç ilgisi olmayan sektörler tarafından yürütülüyor. Aslında hiç ilgisi yok demeyelim, dijital dönüşüm bu sektörleri ve iş yapış biçimlerini de değiştirmeye/dönüştürmeye başladı ve bu firmaların dönüşüm sürecinde kılavuzluk edecek yol göstericilere ihtiyacı var.

maxresdefault

Günlük hayatta ekonomik değerler ve üretimin %90’ı teknoloji üretimi ve iletişim ile hiç ilgisi olmayan alanlarda yapılıyor. Aynı anda bir kıtada çiftçiler buğday hasadı yaparken diğer tarafta başka kıtada yer alan firmalar bu buğdaydan üretilen makarnayı dünyanın farklı pazarlarında satmaya çalışıyor. Çölde petrol kuyularında petrol çıkmaya devam ederken diğer taraftan petro kimya molekülleri ile yeni nesil nano teknoloji kumaşları üzerinde araştırmalarına devam eden öğrenciler akıllı kumaşları daha da akıllandırma peşinde. Yapılan tüm ekonomik faaliyetler teknoloji devriminden etkileniyor. kimi sektör dijital dönüşümü çok hızla tamamlarken kimi sektörler ise bu dönüşüm ile yeni tanışmaya başladı. İşte bu noktada dijital dönüşümü sadece bir kaç popüler sosyal medya platformu ve buradaki istatistikler seviyesine indirgememek gerekiyor.

dijital dönüşüm yolunda odak kaymetmemek - dijital karmaşa - kamil mehmet özkan

Uber gibi bir şirketi önemli yapan hissedarlarının ne kadar zengin olma ihtimali veya borsaya açılmadan önce piyasa değerinin ne kadar daha şişirileceği değil silikon vadisindeki bir bir teknoloji şirketinin Asya’da teknolojinin çok da yaygın olmadığı bir bölgedeki oldukça yerel bir iş olan taksiciliği nasıl dönüştüreceği. Keza Airbnb’de böyle. Herkes Alibaba‘nın Singles Day’de bir gündeki rekor satışını konuşurken arka tarafta bu siparişleri organize edecek ve adreslerine ulaştıracak posta ve lojistik sektörü de en az platform kadar önemli oluyor. İşte bu noktada ekranın arka tarafını da görüp hayal edebilen ve çözümler sunan iş gücü ordularına ihtiyaç var.

Son kullanıcının bulunduğu iletişim platformları elbette pazarlama, markalama ve iletişim için çok önemli ancak vaat ettiğiniz hizmet ve ürünü tüketiciye ulaştırmada daha gelişim ve dönüşüm sürecinizi tamamlamadığınız zaman yaptığınız iletişim geri tepebiliyor. Çok yatırım yapıp oluşturduğunuz içerik eğer gerçek dünyanızı yansıtmıyorsa işte o zaman bu platformlar sizin kabusunuz da olabilir.

Leading_Digital_Donusum_icin_Teknolojiyi_kullanmak_dijital dönüşüm kamil mehmet özkan
Dijital Usta kavramı Didier Bonnet, George Westerman ve Andrew McAfee’nin birlikte kaleme aldıkları Leading Digital kitabında detaylıca işleniyor. (Kitap Sky Library‘den ücretsiz olarak okunabilir.)  Dijital usta olmak için teknoloji ve iletişim sektöründe olmanız gerekmiyor. Kimyasal boya satan bir firma da olabilirsiniz, milyonları taşıyan bir havayolu da. Önemli olan iş yapış biçimlerinden teknoloji devrimi ile hayatımıza giren yenilikleri benimseyen, operasyonlarını ve organizasyonlarını buna göre kurgulayan şirketlerin üretim, dağıtım, tutundurma, müşteri ilişkileri, insan kaynakları operasyonlarında dijital devrimin avantajlarından faydalanabiliyor olmak. Önemli olan büyük dönüşüm yolunda odak noktasını kaybetmemek.

Bazı sektörler çok hızlı şekilde dönüşüme uğrarken diğerleri bu dönüşümü daha yavaş tamamlıyor olabilir. Ancak bilinen gerçek şu ki her sektörde mutlaka dijital ustalığa ulaşmış şirketler yer almaya başladı. Rakamlar göz önüne alındığında dijital ustalığa ulaşmış şirketler ortalamadan %26 daha fazla kazanç elde ediyor. Peki sizin şirketiniz de durum ne?

Kamil Mehmet ÖZKAN


Müşteriyi ve Mega Trendleri Anlamak. (Bir Batış Öyküsü) Dijital Dönüşüm / Pazarlama

“Eğer mega trendleri takip etseydi Instagram’ı Kodak kurmuştu.”
“Eğer gerçekten insanları birbirine bağlasaydı Facebook ilk Nokia mühendislerinin aklına gelmişti.”
Geçtiğimiz hafta Digit Emea’da Igor Beuker’den dinlediğimden beri bu iki cümle aklımı kurcalıyor. Bahsettiğimiz 2 dev şirkette zamanında yaptıkları inovasyonlarla, geliştirdikleri ürünler ile milyarca insana dokunmuş, zamanın en büyük şirketleri olmuş. Milyarca dolar cirolar, onlarca ülkede ofisler kurmuşlar. Biri fotoğrafçılık alanında çığır açmış, diğer bir dönem neredeyse her 3 cep telefonu kullanıcısının 2’sinin cebine girmiş olan bir telefon üreticisi.
Peki ne oldu da bu iki dev ve her geçen gün artan sayısı ile bir zamanlar iş dünyasının devi olmuş markalar birer birer sahneden çekiliyor. Nokia’nın binlerce pazarlama profesyoneli ve mühendis ile yapamadığını Whatsapp nasıl 40 kişi ile yapmaya devam ediyor. Fotoğrafın olmasa ve son kullanıcı tarafında yaygınlaşmasında en büyük şirket olan Kodak neden yok olup gitti de diğer taraftan fotoğraf ve insan faktörünün farklı bir şekilde yorumlayan Instagram başarılı oldu.

Nokia'a akıllara kazınan mottosunu gerçekleştiremedi.

Nokia’a akıllara kazınan mottosunu gerçekleştiremedi. Mega trendleri takip edemedi.

Şimdi buraya kadar okuyanlar ne Kodak ile Instagram’ın, ne de Nokia ile Facebook’un aynı kulvarda rekabet eden firmalar olmadığını savunacaklarıdır. Ben de tam onu sorgulamak istiyorum. Tüketicinin ihtiyaçları, beklentileri her geçen gün değişmeye ve dönüşmeye devam ediyor. Bundan 10 yıl önce bir ürünü internete bağlı kılmak için ekstradan 100$ ödemeye hazır olan tüketicinin yerini günümüzde eğer bir ürün bağlı değilse hiçbir şekilde değerlendirmeyen bir tüketici ile muhatap tüm firmalar.

Kodak dijital devirmi çok geç de olsa yakalamaya çalışsa da çok geç kalmıştı.

Kodak dijital devirmi çok geç de olsa yakalamaya çalışsa da çok geç kalmıştı.

Değişen tüketici ihtiyaçları ve alışkanlıkları son dönemin en popüler konularından ancak kaç firma gerçekten müşterilerini dinliyor ve bundan daha da öte anlıyor. 15 yıl önce Nokia’da çalışan bir mühendis veya iş geliştirme uzmanı firmanın geleceğinin insanları sanal bir ağda bağlamak olduğunu, ürettikleri tüm telefonlarda bunu kolayca gerçekleştirebilecek bir yazılım geliştirilmesi gerektiğini sunsa muhtemelen bu sıradışı teklifi kabul edilmeyecek, zaten hızla büyüyen pazarla ve satış hacminin bu gibi akıldışı (!) projelere ihtiyaç duymadığı konusunda fikri sunan kişi ikna edilecekti. Facebook’un da ötesinde iPhone lansmanından sonra kan kaybetmeye başlayan firma battığını anlayıncaya kadar tuşları olmayan geniş ekranlı telefonlara yönelmeyi reddetti. Tüketiciyi dinlemek yerine yine kendi bildikleri dünyanın gerçekleri ile hareket etti. Diğer taraftan bir başka treni de hızla yaygınlaşan Android işletim sistemini kullanmak yerine uzunca bir süre kendi yazılımı ile devam etme kararı aldı. Hata olduğunu anladığında ise yine başka bir hata yaparak Microsoft’un ekosistem olarak çok zayıf kalmış işletim sistemi ile devam ettiler.
Nokia, “Connecting People” mottosunun gereği Facebook gibi bir platform kurmanın ötesinde temel işi olan cep telefonu üretimi konusunda da arka arkaya 4 ölümcül hata yaparak tüketiciyi dinlemememin maliyetini sahneden çekilerek ödedi. İşin ilginç yanı Microsoft ile imzaladığı anlaşma gereği telefon üretim sınırı kalktığı tarihte Android yazılımlı cihazlar geliştiren bir firma haline geldi. Diğer taraftan Samsung Apple ile başlayan yeni cihaz trendine kulak verip mevcut tasarımlarını ve platformunu terk edip Android ile devam etti. Geldiğimiz noktada yine dünya devi olmasına rağmen her lansmanda bazı jenerik özellikleri güncellemekten öte inovasyon sunamayan Apple’da muhtemelen 5-10 yıl içinde bu performansı ile bulunduğu noktanın çok gerisinde olan bir şirket olarak karşımıza çıkacaktır.

Apple gelecekte araba üretmeyi planlıyor. Büyük ihtimal elektrikli olacak aracı Siri'nin çok gelişmiş bir versiyonu kullanabilir.

Apple gelecekte araba üretmeyi planlıyor. Büyük ihtimal elektrikli olacak aracı Siri’nin çok gelişmiş bir versiyonu kullanabilir.

 

Önemli olan sadece sektöründeki gelişmeleri takip etmek değil. Dijital dönüşüm olarak adlandırılan Dördüncü Sanayi Devrimi’nin yaşandığı günlerdeyiz ve pek çok sektör, faaliyet alanları, pazarların birbirine girdiği bir dönemdeyiz. Şirketleri mega trendleri ve müşteri isteklerini daha dikkatli takip etmesi, yorumlaması ve buna yönelik aksiyon alması gerekiyor.
Sizce 10 yıl sonra Dünya’nın en büyük otomobil üreticisi kim olacak? GM, Toyota, Apple, Tesla, Google?

Kamil Mehmet ÖZKAN


Nereye Doğru Gidiyoruz? Büyük Dönüşüm Dijital Dönüşüm

Medeniyet tarihine kısaca bakıldığında ateşin bulunması, tarıma geçiş süreci, tekerleğin kullanılmaya başlanması, buhar gücü ile elektrik elde edilmeye başlanması, petrol kaynaklı kimya ürünlerinin kullanılmaya başlanması, radyo sinyallerinin yaygınlaşması derken pek çok önemli gelişme listelenebilir. Bu gelişmelerin her bireri insanlık tarihini değiştirecek ve nerdeyse gezegende yaşayan tüm insanları etkileyecek gelişmeler. Ancak tüm bu devrimci gelişmelerin ortak özelliği her bireri görece uzun bir süreçte yaygınlaşmış ve tüm insanlığı etkileri altına alma süreleri çoğunlukla bir insan ömründen çok daha fazla sürece yayılmıştır. Aslında medeniyet hep bir dönüşüm ( büyük dönüşüm ) içerisinde. Ancak son dönem o kadar hızlı ki…

Hiçbir gelişme 1990’ların ortasında hayatımıza giren İnternet ve buna bağlı teknolojik gelişmeler kadar hızlı yaygınlaşmamış, günlük hayatımızı, iş yapış biçimlerimizi kökten değiştirecek etkiler bırakmamıştır. Önceleri sadece iletişim yöntemlerimizi değiştirir iken fiziksel ürünlerin üretilmesinden, kopyalanmasına, kokunun gönderilmesinden, düşünen robotların üretilmesine, sürücüsüz araçların trafiğe girmesinden, yapay organların print edilmesine kadar hayatımızı değiştirmekle kalmayıp ayrıca tüm sektörlerde iş yapış biçimini değiştirip, binlerce yıldan beri kullanıla gelen para kavramını tekrar düşünmemizi sağladı. Aracıların ortadan kalktığı tüketicilerin aynı zamanda üreticiler haline geldiği, klasik pazarlama, yönetim, finans kurallarının anlamsız kaldığı bir dönemdeyiz. Dönüşmeye devam ediyoruz.

büyük dönüşüm çağında savaşlar da değişiyor.

Büyük dönüşüm çağında savaşlar da değişiyor.

Peki nereye doğru gidiyoruz?

Bu sorunun cevabını tam olarak vermek henüz güç. Her şeyin günlük güneşlik olduğu, tüm gezegenin gelişmiş ve huzur içinde yaşadığı ütopyaya doğru mu gidiyoruz, yoksa kullandığımız teknolojilerin bizi esir ettiği, kaynakları tükenmiş bir gezegende yapay zekaların kölesi olduğumuz bir distopyaya doğru mu gidiyoruz zaman gösterecek.

büyük dönüşüm çağında artık 3d printerlardan yapay organlar üretiliyor.

Bugün geldiğimiz noktada artan üretim ve tüketim ile birlikte markalar, platformlar her geçen gün büyümeye devam ederken diğer taraftan Dünya’nın doğal kaynakları aynı hızda tükenmeye devam ediyor. Özellikle son 300 yılda hayatımızda yer alan üretim, dağıtım, pazarlama, bankacılık, finans gibi alanlar hiç olmadığı kadar dönüştü. Uluslararası ilişkiler, rekabet ve savaşlar kökten değişti. 2015’in dünyasında bankalara ve devletlere ihtiyaç duymayan Bitcoin para birimi Nobel’e aday gösteriliyor. Aynı zamanda karanlık alışverişler için en uygun araç olarak kullanılmaya devam ediyor. Hayatımızı kolaylaştırmasını ümit ettiğimiz robot ve drone teknolojileri akıllanmaya ve yapay zeka ile kendi kişiliklerini elde etmeye başlarken diğer taraftan her geçen gün lanse edilen modellere bakıldığında yakın dönemde ölüm makinelerine dönüşmemeleri için hiçbir sebep yok. Şehirlerin güvenliklerini sağlayan robotlar sizi suçlu olarak analiz edip yaralama yetkisi kazanabilir. Bilgi her yerde ve her yerden erişilebilir. En mahrem olanlar bile… Devletlerin bile en mahrem bilgilerini saklayamadıkları bir ortamda kişilerin bilgi gizliliği daha fazla para veren reklam veren çıkana kadar gizli tutuluyor. Toplumsal olayları çıkarmak için sosyal medya platformları ile çocuk oyuncağı haline gelirken kıtalar arası askeri operasyon yapmak Playstation’da savaş oyunu oynamak kadar kolaylaşıyor.

büyük dönüşüm çağında George Orwell'in bin dokuz yüz seksen dört 'ünü yaşıyoruz.

Büyük Dönüşüm Çağı

Peki nereye doğru gidiyoruz gerçekten? Amacım karamsar bir gelecek çizmek değil. Ancak hayatımız boyunca daha önce hiçbir atamızın maruz kalmadığı kadar dönüşümün içindeyiz. Büyük dönüşüm çağını yaşıyoruz. Eğer devam edecek olursa bu zamanları tarih büyük harfler ile yazacak. Belki yazı da ortadan kalkacak. Kim bilir. Diğer taraftan bu büyük dönüşümü gerçekleştirenler de bizleriz. Nasıl bir gelecek istediğimize karar verip ona göre hareket etmek bu gezegende yaşayan tüm inşaların sorumluluğu altında.

Kamil Mehmet ÖZKAN


Suç Dünyasının Dijital Dönüşümü Dijital Dönüşüm

Hollywood aksiyon filmlerinin vazgeçilmez senaryolarından olan bilim insanlarının bulduğu faydalı bir teknolojinin silah haline getirilmesi ve karizmatik ajanların bu silahı etkisiz hale getirmesine film izlemeyi seven herkes aşinadır. Gerçek dünyada da ileri teknolojik ürünleri (genelde askeri amaçlarla icat edildiği için) ilk zamanlarında suç örgütleri tarafından aktif olarak kullanır. Her zaman bir kaçış noktası arayan suçlulara en büyük yol göstericilerden biri olmuştur teknoloji.

DARPA’nın yaptığı ve Koreli bir firmanın kazandığı robot yarışması ileride ne tür suç şekillerine gebe olacak hep birlikte göreceğiz. İyi amaçlarla tasarlanmış ve felaketlerden başarı ile kurtulmayı başarmış robot kim bilir belki de ABD – Meksika sınırında uyuşturucu kaçakçılığı için kullanılacak yasadığı örgütlerce. Yine bu düşünceler ile Wired okuyarak Boğaziçi köprüsünün akşam trafiğinde yavaş yavaş geçen serviste dijital dönüşümün suçluları da dönüştürdüğü düşünceleri ile birbiri ile alakasız ama alt alta koyduğumuzda bir yerlerde birleşen aşağıdaki haberleri aklıma getirdi.

1431988857598.cached

Geçtiğimiz yıl Meksika kartelinin kendilerini şikayet eden bir tweet üzerine katlettikleri Felina isimli kadın mesela. Uyuşturucu kartellerinin hergün hayatı kabusa çevirdiği Meksiko şehri banliyölerinde kedi kadın avatarlı ve kendine Felina adın veren bir kadın muhbir Tamaulipas’taki yerel çetelere karşı cesaret adlı ve 100.000 takipçili bir hesaptan tweet atıp çatışmaları haber veriyordu. Çete liderleri teknoloji ile yakından ilgili olacak ki tweet’lere çok kızıp Valor por Tamaulipas (Tamaupalis için Cesaret) grubu yöneticilerinin kellesine 48.000$’lık ödül koyar. @Miut3 ismi ile gelişmelerden haber veren Felina’nın hesabından en son 16 Ekim’de “ #reynosafollow FRIENDS AND FAMILY, MY REAL NAME IS MARÍA DEL ROSARIO FUENTES RUBIO. I AM A PHYSICIAN. TODAY MY LIFE HAS COME TO AN END.” postu çıktı. Kısaca katil ailesi ve sevenleri için Maria Del Rosairo Funtes Rubio’nun sonu gelmiş demekti. Suç örgütleri Twitter’dan iz sürerek kontrol edemedikleri haber kaynağı olan Twitter hesabının kurucusunu infaz ettiler. Geleneksel medya’ya gelince, karteller zaten yıllardır yerel haber kaynaklarını baskı ve kontrol altına aldıkları için bir tehdit olarak görmüyorlar.

silk road ve dark web - FBI operasyonu - Dijital Suçların dönüşümü

Bir diğer haber 29 Mayıs tarihinde The Economist haberinde yer alıyordu. Dark web’in popüler adreslerinde Silk Road 2.0 FBI’ın şaşalı bir operasyonu sonucu kapatılmış ve kurucusu olduğu iddia edilen Ross Ulbricht ömür boyu hapse mahkum edildi. Dark web nedir ? Hatırlanacağı üzere dark web sitelerinde uyuşturucu ve silah ticaretinde kullanıldığı iddia edildiği için Bitcoin’de bir ara kara propagandanın kurbanı olmuştu. Oldukça pratik ve devrimci bir para birimi olduğu için kullanılmış olabilir. Ancak konumuza dönece olursak Silk Road 2.0’ın kapatılmış olması ilk zamanlarda yasadışı pazarı küçültse de yaklaşık 9 ay sonra yasadışı uyuşturucu ve diğer ürünlerin toplam pazarı yine aynı büyüklüğe erişmiş durumda. FBI operasyonu Silk Road 2.0’ın rakipleri olan Evolution, Agora ve Nucleus’a yaramış görünüyor.

norse-1

Yasadışı ticaret ve suçlululara yönelik operasyonlar tabi ki devam etmeli. Ama diğer taraftan suçlular da dijital dönüşümün nimetlerinden fazlasıyla yararlanıyor. Yine bugünlerde ABD istihbarat birimlerine yönelik yapılmış hacking saldırısı bunun en büyük kanıtlarından. [1], [2] Eşlerinden ve çocuklarından yıllardır gizli görevlerini saklayan ajanların isimleri web’de bir yerlerde listeler halinde deşifre ediliyor. Ülkeler arası casusluk çalışmaları eskiden beri olmaktaydı. Hiç bir zaman bu kadar kolay ve fiziksel sınırların ortadan kalktığı sanal bir ortamda olmamıştı.

Tüm kullanıcıların çok daha dikkatli olması gereken bir dünyada yaşıyoruz. Güvenli şehirler, güvenlikli sitelerde yaşayabilirsiniz. Her yerini kameralar ile donatabilir, silahlı insanlar tarafından korunabilirisiniz. Ancak bu önlemlerin hiçbiri dijital dünyada yapacağınız bir tık’tan sonra gelecek tehlikeleri önlemeye yetmiyor. Teknolojik gelişmeler hayatımızı her yönüyle dönüştürmeye devam ederken tehditleri ve kötülükleri de dönüştürüyor. Suç dünyasının dijital dönüşümü gerçekleşiyor.

Kamil Mehmet ÖZKAN