İşsizlik Fonu Yol Oldu…

unigundem-kamilmehmetozkan-genclik-yolPaul Krugman, geçtiğimiz yıl üstün ekonomik başarılarından dolayı, daha doğrusu apaçık gelen krizi önceden tahmin ettiği için Nobel Ekonomi Ödülüne layık görüldü. Türkçemize kazandırılmış 4 adet kitabı var. İngilizce baskılarını okuyanlar ve biraz meraklı olup New York Times’daki köşesini takip edenler vardır içinizde.

Türkçe olarak da yayınlanan “Büyük Bunalım” adlı kitabında köşe yazılarından derlemeler bulunmakta. Okuduğumuzda ise en büyük uyarının 2001 krizinden sonra Bush yönetimi bir şeyler kazanamayıp sadece harcamaya yönelmiş ve ülkenin birikimi olan sağlık ve emeklilik fonlarını eritmişti. Hikâye uzun ama önemli olan eskiyen tabirle tüyü bitmemiş yetimin hakkı peşkeş çekilmişti.

Yeni izlediğim bir haber beni eskiden okuduğum makaleleri hatırlamaya sevketti. İşsizlik fonu olarak bilinen ve işten çıkarılanlara maaş bağlayarak, bir nevi geçimlerini garanti altına alan fonda uzunca süredir epeyce miktarda biriktirilen kumbaraya hükümet eli değdi. Biz buradan hiçbir siyasi söylemde ve görüşte bulunmuyoruz. Sadece kâhinlerin (kime ve neye göre) sözlerine göre durumu yorumluyoruz.

Hükümet bu biriken fonu borç olarak alıp yol yapacak. ( Bunu da faiz ödemeden İslami koşullara uygun borç alarak yapacak) Şimdiye kadar yapılan faaliyetlerini özelleştirmelerle finanse eden yönetim özellikle son seçim kampanyaları ile açılan bütçeyi böyle yamamayı planmakta herhalde. İşin güzel yanı ise borcun geri ödemesinin ne zaman yapılacağı ile ilgili bir kesinlik yok.

Ülkemize tabi ki yollar ve yatırımlar yapılsın. Gerekirse bunlarda bütün fonlar kullanılsın ama öncelikle vatandaş mağdur bırakılmasın bu bir. İşsizlik fonu kullanılacaksa istihdam yaratacak alanlarda kullanılsın bu iki. Bu fonun parasıyla hükümet yakınlarında gezinen akbabalar ceplerini doldurmasın bu üç. Bunlar bizim âcizane bir vatandaş olarak isteklerimiz.

Bunlar olmazsa halk sandıkta hesap sorar diyebilmeyi gerçekten çok isterdim…

 

Kamil Mehmet ÖZKAN
Kmlzkn
Editor.

, , ,

0 Comments Short URL , , ,

Kriz geldi, Ferrari Satın Alan Bilgeler Çoğaldı

Kriz kelimesi için her zaman bir deyiş vardır. Şöyle ki Çincede aynı zamanda fırsat anlamına gelmektedir.

İlk anlam olan kriz, kaos, kargaşa, yokluk, fabrikanın kapanması, maliyetleri azaltma politikası, işten çıkarmalar, ücretsiz izinler, kahvehaneleri dolduran işsiz ordusu, çalışan çocuklar…

Bu kelimeler toplumun önemli bir kısmını ilgilendiriyor. Resmi rakamlar bile tarihi rekorlar kırarken bir de gerçek işsizlik ve ekonomik durumlara bakarsak tamamen içimiz kararacak. Biz bunları boş verelim. Halkımız akıllıdır. Her şeye olduğu gibi krize de yıllar boyu çözümler üretmiş, daha doğrusu krizle yaşamayı öğrenmiştir. İnançsız Japonlar gibi hemen intihar etme girişiminde bulunmazlar. Bizim inançlarımız güçlüdür.

Biraz daha felsefik ve derin düşündüğümüzde krizin fırsat anlamına geldiğini bize öğretmiş Çinli bilginler. Tabi bu anlam herkes için değil. Her dönemde olduğu gibi yine seçilmişlerin sınıfı için geçerliydi. Son zamanların seçilmişleri ise, sanayi devrimiyle birlikte sermaye sahipleri olmuştur. Onlar için kriz elbette fırsat anlamına gelmektedir.

Kanıtımız ise krizle birlikte artan lüks otomobil satışları… Son dönemde ülkemize özgü olan ve devletimizin yegâne geçim kaynağı ÖTV’ye yapılan ince ayarla birlikte lüks otomotiv satışları patlamış durumda. İlk yedi aylık satış rakamları geçen yılın toplam satışını şimdiden geçmiş. O yüzden şuan plazalardan para babaları alacakları otomobilin iç döşemesini ve rengini belirlemekle meşguller. Tabi sıraya girip yeni arabalarına kavuşacakları günleri bekliyorlar.

Parayı mı nereden buluyorlar, cevap çok basit. Efendim kriz var. O yüzden işçi çıkarıyoruz. Veya muhasebe müdürlerini çağırıp “ Ben yeni bir Ferrari kalifornya alacağım. ( Çoğu adını doğru dürüst telaffuz bile edemez) hesapla bakalım, ne kadar adam atarsak bunun parası çıkar. Zaten kriz de var kalanlar 3 kişilik işi ss kuralına göre yapacaklar. Yoksa onları da işten atarım haaa…”

Sözümüz herkese değil. Sadece kendini düşünen bu bencillere. Mantık ilminde insan “Hayvan-ı Nâtık” olarak tarif edilir. “Nâtık” mantıklı düşünebilen ve konuşabilen olarak açıklanabilir. Ben bu tür insanların tarifinden bu kelimeyi kaldırmanın doğru olduğunu savunuyorum. Bu arada kimsenin yaşamına ve zevklerine de takmış durumda değiliz. Hak edenler istedikleri arabaya diledikleri gibi binecekler elbette. Burada ki haykırışımızın muhatapları herkes tarafından da yakından tanınmakta.

“Zamanla erdemler de değişiyor. Artık Ferrari satmak değil, almak erdem göstergesi.”

Kamil Mehmet ÖZKAN
KMLZKN
Editor.

, , , , , , , , , ,

1 Comments Short URL , , , , , , , , , ,

Lojistik ve Küreselleşme

logistic2jpgGloballeşme iki kavramın gelişmesi ile hız kazanmıştı. İletişim teknolojileri ve lojistik sektöründeki gelişmeler. Daha önceki çalışmalarda iletişim teknolojileri ve internet hakkında çeşitli çalışmalar yapmıştık. Bu gelişmeleri tamamlayan ve global iş mantığının en önemli ayağı olan lojistik konusunda da bir çalışma ile karşınıza çıkmak istedik.

Aslında tekerliğin bulunmasına kadar geriye gidebileceğimiz bir konu ama biz biraz yakından alalım. Meşhur sanayi devriminden önce daha çok ticaret yolları üzerinde seyahat eden kervanlarla yürütülen ticaret sadece yükte hafif, pahada ağır denilebilecek ürünler üzerine yoğunlaşmıştı.(İpek, baharat, değerli madenler …)

Kömür destekli buhar gücünün kullanılmaya başlanmasıyla birlikte işler değişmeye başlamıştı. Demiryolları kurulmaya başlanmış, ülke içlerinden demiryoluyla limanlara ulaştırılan ürünler buhar gücüyle daha güçlü ve hızlı hale gelmiş gemilerle diğer ülkelere gönderilmeye başlanmıştı. Bununla birlikte doğan hammadde ihtiyacı sömürgelerden gemilerle getirilerek karşılanıyordu. (İşgücü ise hepimizin bildiği üzere köle sistemi ile karşılanıyordu.)

Daha sonraları ise siyah altın petrol kullanılmaya başlandı. Kömüre göre daha verimli bir yakıttı. Bununla birlikte aslında global liderlik bayrağının yüzyıllardır yorulmuş Britanya İmparatorluğundan Amerika Birleşik Devletleri devralıyordu. Petrol günümüze kadar kullanılmaya devam ettiyse de sonraki aşama olan nükleer güce geçişte de Amerika Birleşik Devletleri öncülüğü elde edince liderliğini devam ettirebildi.

leda_maersk1Tüm bu gelişmelerle birlikte ulaşım sektörü devamlı gelişiyor, maliyetler devamlı düşüyor. Her geçen gün yeni teknolojiler bulunuyor. Gemiler o kadar büyüdü ki binlerce tonu bir kerede okyanusun diğer tarafına nakledebiliyorlar. Günümüzde yüzen fabrikalar bile yapıldı. Hammadde ile yola çıkan gemi içindeki üretim merkezlerinde tüm üretim aşamalarından geçerek son ürün olarak karşı tarafa teslim edilebilmektedir. Türkiye’den yüklenen mermer blokları ABD’ye varana dek işlenmekte ve gemiden satışa hazır ürün olarak indirilmektedir.

Taşıma maliyetlerinin azalması ile birlikte üretim maliyetleri yüksek olan batı müthiş fırsatlar geçtiğimiz yarım asırda katma değeri az olan üretim yükünün Uzakdoğu’ya özellikle Çin’e kaydırılmasına sebep oldu. Bugün kullandığımız neredeyse tüm ürünler Uzakdoğu’da üretilmektedir. Eskiden sadece değerli madenlerin ve baharatların taşındığı Uzakdoğu’dan, bugün artık çok basit ürünler gelişen ulaştırma teknolojileri sayesinde çok ucuz maliyetlerle getirilebilmektedir.

Kamil Mehmet ÖZKAN

, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

1 Comments Short URL , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Google Hikayesi

google_fair_070621_msİçinizde bu güne kadar Google’a girip arama yapmamış olanınız yoktur herhalde. Bu siteye de muhtemelen Google’da yaptığınız bir arama sonucu çıkan linklerden ulaştınız. Google’da her başarılı web projesi gibi garajda doğmuştur. Hizmet vermeye başladığından buyana milyonlarca insan, ana sayfa olarak Google sorgu sayfasını ayarlamış ve sevdiği sitelerin bile web adreslerini unutmuştur.

Kurucuları Sergey Brin ve Larry Page, Google’ın amacının dünyanın bilgisini organize etmek olarak belirtmelerinde bir abartı sezenler varsa yanılıyorlar. Bugün Google’da doğru şekilde sorgulama yapıldığında devletlerin gizli belgelerine bile ulaşabilenler var. Bu da dünyanın bilgisi sözcüğünü tamamlar niteliktedir.

Google bugüne kadar ücretsiz olarak sunduğu hizmetlerle hep hayatımızı kolaylaştırmıştır. Gmail ile ücretsiz POP desteği ile birlikte yüksek miktardaki dosya alıp göndermeyi , Google Earth ile uzaydan dünyanın her yerini görebilmeyi, kitap arama sistemi ile tüm kütüphaneleri kullanımınıza sunuyor. Google aynı zamanda Blogger.com ve Youtube satın alımlarıyla da büyük ses getirmiştir. Google artık hayatımızdadır ve uzunca bir zaman bizimle beraber olacağa benzemektedir. Daha onlarca farklı hizmete buradan, test aşamasında olan hizmetlere buradan ulaşabilirsiniz.

1998_mcleod_brin_page_google

Bu yüzden Google hakkında yaptığım incelemeyi sizlerle paylaşmak istedim. Bu çalışmayı yapmadan önce dilimize çevrilen iki Google öyküsünü de okuyunca daha da güzel oldu tabi. Ama belli boyutlara sığdırmaya çalıştığımız çalışmada Google kuruluşu hakkında genel bilgi, yöneticilerin tanıtılması, satın alma ve birleşmeler, finansal tablolar ve Google hakkında faydalı bilgileri paylaşmaya çalıştım.

En eğlenceli kısım ise Google’ın ülkemizde özel günlerde yayınladığı logoların bulunduğu kısımdı.

Google Hikayesi gerçekten ilginç ve okunup incelenmesi gereken bir başarı öyküsüne sahip. Kuruluşundan halka açılana kadar ve daha sonraki süreç güzel mesajlar ve başarı öyküleri içeriyor. Bu konularda daha meraklı arkadaşlara “Google Hikayesi” ve “ Büyülü Google Öyküsü” adlı Türkçeye çevrilmiş eserleri okumalarını tavsiye edebilirim.

google

Kurdukları internet reklamcılığı sistemi ile lokal ve global bazda pazarlamanın kurallarını değiştiren, internet reklamcılığına yeni bir tanım getiren Google daha uzun yıllar kurumsal ve son kullanıcıların gündeminde olmaya devam edeceğe benzemektedir.

Kamil Mehmet ÖZKAN

26 Şubat 2009

, , , , , , , , ,

3 Comments Short URL , , , , , , , , ,