Bir Şeyler Üretmek ya da Çalmak !
Efendim artık çağ bilgisayar, dijitalleşme çağı olunca alınan satılan ürünler de evrim geçirmekte. Artık kredi kartı ve internet sayesinde Hindistan’da Bangkok’un arka mahallelerinde bir gencin yazdığı bir yazılımı satın alıp kullana biliyoruz. Yine alanında dev hatta tekel olmuş Microsoft ve benzeri yazlım şirketlerinden internet üzerinden yazılımı satın alabiliyoruz.
Dahası insanlar oturdukları yerden dünyanın herhangi bir yerinde vizyona girmemiş bile olsa bir filmi montajı tam olarak tamamlanmadan dahi seyredebiliyor, stüdyo kayıtlarının internete sızdırılması ile sevdiğimiz şarkıcıların en son parçalarını hiçbir ücret ödemeden dinleyebiliyorlar.
Peki, bu yapılanlar ne kadar etik. Bir tarafta gece gündüz çalışıp bir şeyler üreten mühendisler, sanatçılar, oyuncular var. Diğer tarafta zaten internette ücretsiz bulunabilen bir şeye para ödemeyi af edersiniz ama enayilik olarak kabul edenler var. Ve tüm bu yasadışı pastayı oluşturup bu pastadan pay alan yasadışı şebeke ve örgütler var.
Ülkemizde de para verip yazılım almak pek alışılagelmiş bir şey değilmiş. Değilmiş diyorum çünkü biliyordum ama bu kadar üst seviye de olduğunu aşağıda ki olayı yaşadığımda öğrendim. Bu yazıyı okuyan sizlerden bile bana enayi diyeceklerin oranı çok da az değildir.
Efendim ben teknoloji ve yazılımdaki gelişmeleri imkanlar nispetinde yakından takip etmeye çalışan biri olarak Microsoft’un Vista ürününü daha beta aşamalarında iken kullanmaya başladım ve son sürüm çıktığında olması gerektiği gibi soluğu ülkemizde popüler teknoloji mağazalarından olan Teknosa’nın merkezi bir yerdeki şubesine gittiğimde çok büyük bir suç işlediğimin henüz farkında değildim. Görevliye Windows Vista ürününü almak istediğimi söylediğimde önce algılayamadı ve ağzından sadece şu kelimeler ilk etapta dökülüverdi. “Efendim ama O İngilizce.” Bende Türk eğitim sisteminin iftihar ettiği Anadolu liselerinde yıllarca İngilizce eğitim görmüş bir vatandaş olarak zaten ürünün İngilizce versiyonunu aradığımı söyledim. Kendimi uzaylı gibi hissetmemi sağlayan bakışlar altında bana verilen ürün kutusunu aldım ve kasadan ödememi yapıp çıkarken duyduğum “ Hiç Vista satacağım aklıma gelmezdi.” Cümlesi aslında birçok şeyi özetlemekde.
Bu konu ile ilgili birçok çözümleme yapılabilir. Belki ben haksız da olabilirim. Ama yazımın başında belirttiğim Bangkok’lu gencin günlerini beklide aylarını harcadığı, tekel dediğimiz firmaların binlerce mühendise iş imkanı sağlayarak yıllarca geliştirdikleri ve sanatçıların yapımcıların yapıtlarını sahip olduğumuz sadece bir kablo ile yerimizden kalkmadan bedavaya kullanabilirsiniz.
Ama bu mühendisler, şirketler, sanatçılar, yapımcılar hiç para kazanmazsa ileride korsan bile olsa download edecek bir şeyler bulamayacağınızın ve aynı zamanda uluslar arası suç örgütlerine yaptığınız her download da kaynak akıttığınızda aklınızdan çıkarmayın. Bu arada bilgisayarınızda korsan yazılımlardan bulaşmış casus yazılımları yine cracklenmiş yazılımla bile olsa temizlemeyi unutmayın ki kredi kartınız ve banka hesaplarınız da boşalmasın.
O gün Teknosa’da bulunan satış danışmanının yaptığı yanlıştı ama bunun için onu suçlayamazdım.
Bu yazıyı da neden şimdi yazıyorum hiçbir fikrim yok.
Kamil Mehmet ÖZKAN


Tarih tekerrürden ibarettir derler. Aslında tekerrür eden tarih değil, davranış biçimleri olsa gerek. Daha önceki ekonomik buhranları, ekonomistlerin de önerisiyle demiryolu ve otoban yatırımları ile aşmaya çalışan Amerika, bu kez teknojik altyapı yatırımı ile ekonomisini canlandırıp, istihdam yaratmak peşinde.
“The Brookings Institution” adlı Washington merkezli düşünce kuruluşunun yaptığı çalışmalara göre internet erişiminde her bir puanlık artışın, 0,2 ila 0,3 oranında istihdama katkı sağladığını belirtmektedirler. Bu da 300.000 y0ni iş anlamına gelir ki hiç de azımsanacak bir rakam değil. Almanya merkezli Micus ve WIK-Consult isimli iki danışmanlık firmasının araştırmasının sonuçlarına göre ise 2015 yılına kadar AB’de internet erişimine yapılan yatırımlar sonucunda 2 milyon yeni iş ortaya çıkarması beklenmektedir.








