Dijital Ekonomi / e-ticaret / m-ticaret / Mobil / Pazarlama

Siri ilk hayatımıza geçtiğimiz sonbahar iPhone 4s ile girdiğinde kimileri tarafından gereksiz bir özellik olarak görülse de Apple’ın her ürününde olduğu gibi Siri’de bazı alışkanlıklarımızı değiştirdiğinin farkında olanlar Siri’yi gelecekte Google’a rakip olarak bile gördüler. Hergün doğan çocuktan fazla iPhone satıldığını düşündüğümüzde yaygınlık açısından çok fazla problem yaşamayacağı kesin Siri’nin. Ne var ki kişisel asistanımız maalesef her dili desteklemiyor.

Benim bugün değinmek istediğin konu eMarketer’in bu sabah yayınladığı bir araştırma sonucuna göre Siri, en azından kullanıldığı dillerde tüketicinin alışveriş alışkanlıklarını değiştirmiş durumda. Bir ğey satın alamk üzeresiniz ve asistanınıza bu üründe indirim kuponu bul diyorsunuz. Kulağa hoş geliyor. Ürünlerin fiyatlarını karşılaştırma web’in ilk dönemlerinden beri popüler konulardan. Arama motorları, barkod okuyucuları derken neden sadece sesle bir komut vererek ürünlerin fiyatlarını karşılaştırmayasınız. Tüketicilerin 3’te 1’i de bu fırsatı değerlendirmiş ve ürünlerin fiyatlarını Siri ile karşılaştırmış.

Rakamlar aşağıda;

Siri kişisel alışveriş asistanı olarak kullanılıyor.

 

Barcelona ve SXSW’den bu sene gelen haberler NFC ve mobil cüzdanın da yaygınlaşma hızının oldukça hızlı olduğu yönünde. Dijital dönüşüm içerisindeyiz. Her alanda olduğu gibi alışveriş konusunda da alışkanlıklarımız ve piyasa oyuncuları değişiyor. Web sadece arama  motorlarının bulduğu sonuçlar olarak tüketilmiyor artık. Mobil cihazlar ve mobil internet kullanımı,kişisel bilgisayarlara oranla çok daha hızlı yaygınlaşıyor. Siri şimdilik her dili desteklemiyor ama zamanla desteklediği dil sayısı artacaktır. Google’a rakip olur mu bilinmez ama kullanıcıların arama alışkanlıklarını değiştirdiği kesin Siri’nin.

Kamil Mehmet ÖZKAN

@kamilozkan


Dijital Ekonomi / e-ticaret / m-ticaret / Mobil / Mobil Pazarlama / Pazarlama

Geçenlerde New York Times’da yer alan bir haberde Google’ın Android işlemcili bir gözlük üzerinde çalıştığı ve yıl sonuna doğru sok kullanıcıya ulaşabileceği haberi yer aldı. Her ne kadar Google’dan bazı kaynaklar haberi yalanlamış, sadece öylesine (!) yürütülen bir çalışma olduğundan bahsetselerde, Çevremize bakarken aynı zamanda görüntü üzerinde bilgilendirme mesajlarını görmeyi sadece Tom Cruise’mu hak ediyor, değil mi?

Google'ın buna benzer gözlükler çıkarıp piyasaya süreceği iddia ediliyor.

Gözlüklerimiz olmasa da aslında cebimizde taşıdığımız küçük dostlarımız mobil cihazlar bu özelliği çoktan kazandılar. Augmented reality, dilimize Arttırılmış gerçeklik olarak geçen teknoloji, cebimizde taşıdığımız cihazların işlemci çekirdekleri ve hızları artıp, kameraları geliştikçe günlük hayatta çok daha fazla karşımıza çıkar oldular. Birde bu cihazlara eklenen gyro, pusula ve GPS gibi özellikler AR uygulamalarının daha işlevsel olmasını sağlıyor.

Bu alanda en bilinen platformaların başında Layar geliyor. Birçok markanın bu platformu pazarlama aracı olarak kullanması ününün sebebi. Google’ın görsel aramak için geliştirdiği ve mobil google uygulamasının içine entegre ettiği Goggles ise basit gibi görünsede günlük hayatta çok işe yarayabilecek bir özellik.

Skymap, Starwalk ve Starchart gibi uygulamlar gözlerini yıldızlara dikmiş olsalar da meraklılarına güzel bilgiler sunuyor, küçük ayı – büyük ayı kavgasına son veriyor.

Turkcell’in iOS platformu için geliştriği Pusula uygulaması da günlük hayatta aradığımız bir yeri çevremizden kolayca bulmamızı sağlayarak hayatımızı kolaylaştırmaya çalışıyor.

Aslında son dönemde kullanımı artan QR kodları kameraya okutarak satın alma da buna örnek olarak gösterilebilirken, son dönemde bazı uygulamalar fotoğrafını çek satın al özelliği de sunmaya başladılar.

AR önceleri dikkat çekici pazarlama araçları olarak kullanılırken daha sonraları bilgi edinme platformlarına dönüştü. En son ise artık e-ticaretin bir kanalı haline geldi. Aslında m-ticaret demek daha doğru olacak. Mobil o kadar yaygınlaşmaya ve mobil kanallar üzerinden satış o kadar artmaya başladı ki genel kategori olan e-ticaret yerine mobil ticaret ayrı bir alan olarak incelenmeye başladı.

Billbordlarda yapılan özel uygulama ile kullanıcılar sokakate evlerine giderken AR ile pizza siparişi verebildiler.

Dominos Pizza’nın İngiltere’de yaptığı AR Outdoor reklam kullanımı ile ilgili daha önce detaylıca anlatmıştım.

AR uygulamaları form değiştirerek hayatımızda daha fazla yer almaya başlayacaklar. Alışverişlerimizde cihazlar artık bize anlık bilgi sunan yardımcılarımız haline gelecekler.

 

Kamil Mehmet ÖZKAN

@kamilozkan


Sosyal Medya / Yeni Medya

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisini hepimiz biliyoruz. Piramidin üst basamaklarına çıktıkça temel yaşam ihtiyaçlarından sosyal ihtiyaşlara doğru bir geçiş vardır. En alt seviyede sevgiye olan ihtiyacımız çok fazla değilken üst kesimlere doğru artar. Aynı şekilde sevilmeye olan ihtiyacımızda. Sosyal medya da aslında insan, yani toplumdan farklı bir şey olmadığına göre sosyal medya araçları da çeşitli seviyelerde ihtiyaçlar hiyerarşisinde yerini alır.

Aşağıda yer alan infografikte de yer aldığı üzere temel ihtiyaçlarımızı karşılamak için iş hayatımız, Linkedin önemli iken kendini gerçekleştirmeye doğru çıktığımızda blogları görüyoruz. Arkadaşlarımızla olan ilşkimizden bir sonraki adımımız Twitter’dan aforizmalar yayınlayarak bunları arkadaş olmadıklarımıza da duyurmak olmuş. Aslında insanlık her zaman bu aşamalardan geçmiş, araçlar dönem dönem farklılaşmıştır. Çağımızda ise sosyal medya…

maslow infografik

Maslow'un Sosyal Medya Hiyerarşisi


Mobil / Yeni Medya

20120209-115112.jpg

Dijital yerliler, dijital göçmenler tartışmasından çıkmışsınız. Okuldan Taksim’e gitmek için taksiye biniyorsunuz ve ön konsola güzelce yerleştirilmiş kocaman bir ekranla karşılaşıyorsunuz. Samsung Galaxy Tab 10.1 yer Balat civarı, Kadir Has Üniversitesi önündeki taksi durağı.

Taksiye ilk bindiğimde ekran hemen dikkatimi çekti ama büyük ihtimal Çin’de üretilmiş ucuz ama işlevsel televizyonlardan zannettim. Son dönemde çokça haber ve dizi izleyene rastlamıştım taksi şoförlerinden ama hiç biri bu kadar büyük ekrana sahip değildi. Biraz dikkatlice bakınca Galaxy Tab olduğunu anladım o kocaman ekranın. Öyle ucuz Çin malı falan değil sınıfının en iyi cihazları arasına yer alıyordu. O sırada taksiye binmiş olan hocam İsmail Hakkı Polat da farkına varmıştı tabletin.

Başladık taksici Yaşar Paşa ile sohbete. Samsung’u tercih etmesinin nedeni Samsung’da ve platformunda gelecek görmesiymiş. Diğer markaların da önemli parçalarını Samsung üretiyor diyor. Apple ve iPad hakkında çok olumlu düşünceleri yok. Bir ara şakayla karışık ben iPad’ciyim deyince indiririm karda seni diye tehdit etmeyi de unutmadı.

Bİzde bu konuda çalışıyoruz deyince biraz teknik soru ve sorunların ardından başladı bize maharetlerini göstermeye. Öncelikle tablet 3G ile internete bağlı. Üye olduğu motorla alakalı forumda yazdığını söyledi. Bize profilini gösterdi. Ön ve arka kamerasıyla yol bilgisayarı olarak nasıl kullandığını, Yandex haritayı kullanarak trafik bilgisine baktığını tek tek gösterdi. Ayni zamanda çok şen şakrak adam Yaşar Paşa… En son sesle arama yaparak gideceğimiz yeri arattı. Cadde isminde yanlış anlaşılmadan dolayı her ne kadar Büyükada’yı adres olarak gösterse de başarılı şekilde sesle arama yapabiliyor. O an aklıma Siri’nin bir yer aratmaya çalıştığımda “Sorry Kamil” deyişi geldi nedense…

Taksi denilince aklıma uzun mesafe kısa mesafe tartışmaları, saat üç vardiya değişimi muhabbeti, kar ve yağmurda boş gezerek yolcu alamayan ve bundan keyif alan …lar yerine artık Yaşar Paşa gibi teknolojiyi ve hayatı yakından takip edenler de aklıma gelecek.

Yaşar Paşa 40’lı yaşların üstünde. Yani Y kuşağına ait değil. Dijital yerli hiç değil. Ama aldığı cihazı çok aktif şekilde kullanabiliyor. Dokunmatik olması trafikte güvenliği sağlıyor diyor. Zira klavyeli bir cihaz arabada kullanmaya çok da uygun değil. Buradan tasarımcılara notumuz olsun.

Kamil Mehmet Özkan
@kamilozkan


Yaşam

İşletme okumaya başladığım ilk yıllarda hayatıma biraz daha fazla girdi küreselleşme kelimesi… Sınırlar kalkar. Lojistik ve ulaşım teknolojileri gelişmiş, maliyetler azalmıştır. Artan işgücü maliyetleri üretimi Avrupa ve Amerika’dan Asya ülkelerine kaydırmıştı… Hatta o zamanlar Almanya hala ihracat şampiyonuydu…

Aslında akıl sır erdiremediğim bir mesele vardı. Koca koca şirketler kendi ülkelerini bırakıp Çin başta olmak üzere uzakdoğuya taşınıyordu. İyide diyordum birgün tüm üretim oraya kayadığında bu batılı ülkelerin vatandaşları ne iş yapacak. Gurularımız, üretim kaysa da arkasında gelişen hizmet sektörünü bırakıyor. İstihdam oraya kayıyor diyerek açıkladılar. Peki ama nereye kadar…

Şimdi Avrupa ve Amerika’nın içinde bulunduğu ekonomik çıkmazda ve işsizlik sorununda şirketlerin üretim merkezlerini doğuya kaydırmasının etkisi yoktur demek saflık olur herhalde. Çözüm mü? Aslında pratikte bir çözümü yok.

Son dönemde ABD Başkanlık seçimleri kapsamında Obama, yeni Steve Jobs’ların ve Apple’ların çıkması gerektiğini vurgularken, biraz geriye gittiğimizde Steve Jobs ve Obama’nın arasındaki diyalog önem kazanıyor. IPhone neden ABD’de üretilmesin ? İstihdam neden ABD’de sağlanmasın?

Şirketlerin yegane amacı kar üretmektir. Paranın da günümüzde milliyeti kalmamıştır. Apple daha fazla maliyete katlanarak neden ABD’de telefon üretmeye başlasın ki…
New York Times’da geçtiğimiz pazar yer alan nefis makalede bu iyice irdelenmiş. Serdar Kuzuloğlu da Radikal’deki köşesinde özetlemiş.

Üst düzey bir Apple yetkilisi yaptığı açıklama ile ABD ve Obama’nın pek de gündemlerinde olmadığımı özetliyor. “Biz 100‘den fazla ülkede iPhone satıyoruz. ABD de bunlardan biri…” Önemli olan şirketlerin karını maksimize etmesidir. Son iki gündür herhangi bir haber kaynağına girdiyseniz Apple’ın rekor karlarını ve bankadaki çürümeye terkedilmiş 93 Milyar $‘cık naktini görmüşsünüzdür. Neden ABD’ye üretim için dönsünler ki…

New Yorker’dan  Nicholas Thompson ise Çin’deki üretim şartlarının kötülüğüne değinmiş ve bizim halkımız üç ton domuz ve onüç ton pirinçten çok daha fazlasını hakediyor demiş.
“Üretim burada olmasa bile işletim sistemi ve uygulamalar buradan kodlanıyor.” Bu da farklı bir bakış açısı.

Hangisi daha önemlidir bilinmez ama batının ve ekonomik sisteminin işin içinden çıkamaması Apple için birşey ifade etmiyor. Satışlardan ve kardan gayet memnunlar. Steve Jobs bugünleri göremedi ama bakalım bu büyüme ivmesi nerede kırılacak… Hiç birşey baki değil nede olsa değil mi…

Küreselleşme ile girdim Apple ile çıktım. Üretim daha yeni bölgelere de kayacak. Afrika’da tekstil… neden olmasın. Batı’nın ise üretim konusunda artık yapabileceği çok şey kalmadı. İçerik ve hizmet sektörleri ile işsizliği domine edebilirlermi bilinmez…

Obama kusura bakmasın ama Apple, Çin’de bulduğu üretim olanaklarının daha ucuz ve iyisini bulmadan geri dönmez. Hele Tim Cook baştayken ki kendileri Apple üretimini uzakdoğuya kaydırann kişidir. Biraz zor.

 

Kamil Mehmet ÖZKAN

@kamilozkan

Görsel Kaynak


Page 20 of 38« First...10...1819202122...30...Last »