Dönüşüm Sadece Sosyal Değil! Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Sosyal Medya / Yeni Medya

90’lı yılların başlarında sadece okul kütüphanelerine girip, birkaç yazı ve resimden oluşan websitelerini görüntülemekten ibaret olan dijital deneyimimiz göz önüne alındığında bugün, günlük hayatta kullandığımız servisler, o dönemin bilim kurgu filmlerinin senaryolarına bile biraz uçuk kaçık fikirler olarak gelecektir.

Günlük hayatta iletişim alışkanlıklarımızdan iş yapış biçimlerimize, içerik üretmeden fiziksel ürünleri tüketim alışkanlıklarımıza kadar herşey o kadar hızlı değişiyor ki, sektörün içinde olan bizler bile anlık takip etmede onlarca yardımcı servisi kullanmamıza rağmen zorlanıyoruz. Son kullanıcı tarafında ise birçok iletişim ve pazarlama departmanın aksine yeni teknolojiye geçiş ve yaygınlaşması çoğu zaman daha hızlı gerçekleşiyor.

Özellikle iletişim alanındaki bu devrimsel yenilikler son yıllarda sadece sosyal medya yönü ile ele alındı. Öyle ki interneti sadece Facebook ve son dönemdeki gelişmelerle birlikte Twitter’dan ibaret sanan kullanıcıların yanında sosyal medyayı dijital dönüşümün bir parçası, birçok yönünden sadece biri değil de kendisi zanneden, daha kötüsü sosyal medyayı da Facebook ve Twitter’dan ibaret zanneden bir sürü sözüm ona iletişim uzmanı türedi. Birçok markayı bilinçsizce bu mecralarda büyük kazalara uğratmakla yetinmediler, “Facebook interneti yutacak!” diye feryat ettiler.

(daha&helliip;)


13.Yüzyıl, Yeni Medya ve Vatandaş Gazeteciliği Pazarlama / Sosyal Medya / Yaşam / Yeni Medya

13. YY’da Orta Anadolu’da veya Uzak Asya’da yaşayan bir çiftçi ve ailesinin hayatını düşünün. Köyde veya dağda bir yerde kendilerine ayrılmış alanda çiftçilik yaparak geçinen bu iki ailenin ihtiyaç duyduğu en önemli bilgi vergi almak için devlet adamlarının ne zaman geleceği veya çıkılacak bir seferde artık yaşı gelmiş evin delikanlısını almaya askerlerin ne zaman geleceği olur herhalde. Günlük hayatta ise köyde birlikte yaşadıkları 20 civarındaki aile ve muhtemelen 1 günlük mesafedeki şehirlerde yaşanan gelişmeler, yönetim kademesindeki kişilerin içinde bulunduğu lüks hayatlar ve yaptıkları şatafatlı düğünler en büyük haber kaynağı olsa gerek. Ne Anadolu’nun ortalarında yaşamını sürdüren çiftçi için Çin’de meydana gelen felaketin bir önemi vardır, ne de Uzak Asya’da zar zor hayatta kalmak için çabalayan çiftçi ailenin Anadolu’yu istila ederek Kudüs’e doğru yol alan Haçlı Ordusunun yaptıklarıyla ilgili…

(daha&helliip;)


Gutenberg Yaşasaydı Dijital Yayına Geçerdi Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Mobil / Pazarlama / Yeni Medya

 

Gutenberg’in matbaayı bulması (bu konu biraz tartışmalı ama genel kabul görmüş gerçek olarak) tarih’in sayfalarında önemli bir yer kaplar. Zira matbaa yaygın olarak kullanılmasaydı tarihin sayfaları bu kadar detaylı ve her türlü ayrıntıyı yansıtarak bizi aydınlatıyor olmazdı. Gutenberg’in yaptığı o güne kadar olan bilginin dağılım hızında ciddi bir artış sağlayacak bir sıçrama noktası olarak matbaayı bulması ve matbaanın kullanılması ile bilginin bazı kesimlerin elinde olan tekelinden çıkarak genele yayılmaya başlamasadır.

Basılı bilgi dağılım araçları o günden beri yaygın olarak kullanılmaktadır. Kimi zaman bir romanın sayfalarında kaybolup, bir şairin dizelerinde bulur insan kendini. Günlük haberlerin basıldığı kağıt parçası yazılı tarih için önemli arşiv niteliğindedir. Uzunca yıllar bu saltanat sürmüştür basılı kaynaklar tarafında. 20.yy’ın ikinci yarısından itibaren geliştirilen ve 21.yy’la yaklaşırken yaygınlaşan dijital teknoloji sayesinde insanlık bilginin dağılımında ikinci bir sıçrama tahtasını daha kullanmaya başlamış ve bitler ve baytlar sayesinde bilginin dağılımı daha da demokratikleşmiştir. Artık bilgi dijital olarak saklanmaya başlamış, yazılı olan kaynaklar zamanla dijitalleştirilmeye başlanmıştır. (Google Books Library Project)

(daha&helliip;)


Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / Pazarlama / Yeni Medya

İletişim günlük hayatımızın vazgeçilmez ihtiyaçlarından. Akıllı ekranlarımız ile nefes alır hale geldik. Bunun farkındayız veya değiliz ama elimizden o koca ekranları alsalar nasıl hayatımız altüst oluyor, o zaman farkına varırız. Geçtiğimiz günlerde 3 hafta akıllı telefonumdan uzak kalmam (Bu süreçte görece akıllı başka cihaz kullanmama rağmen), günlük hayatımı nasıl etkilediğini, en basitinden yolda bilet almak için bile yıllardır kapısının önünden bile gemediğim internet cafeye gitmek zorunda kaldığımı belirtsem beni anlarsınız herhalde.

Peki bu bağlı, sosyal ama yalnız hayatımızda yaşadıklarımız günlük hayatı ne kadar etkiliyor? Paylaştıklarımız nereye gidiyor? Paylaşımlarımız hayatımızı, düşüncelerimizi nasıl yansıtıyor? Dünya iletişim trendleri nereye doğru gidiyor? Yeni iş alanları, yeni fırsatlar ve yeni meslekler neler?

(daha&helliip;)


“Satın Al” Butonu  Daha Çok Harekete Geçiriyor Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Dijital Pazarlama / e-ticaret / m-ticaret / Mobil / Yeni Medya
satın al butonu daha çok harekete geçiriyor.

 

(Bu yazının devamına Harvard Business Review Türkiye edisyonun Mart 2013 sayısından erişebilirsiniz. Tablet araştırmasının sonuçlarını farklı açıdan ele almaya çalıştık. Araştırmanın tamamına erişmek için tıklayınız.)

Bulgu: Reklamların yanına konan ve tablet ortamının sağladığı “satın al” butonu ile etkileşim klasik banner reklamla etkileşim oranından üç kat daha fazla.

Araştırma: Kadir Has Üniversitesi’nden Kamil Mehmet Özkan aynı üniversitede öğretim görevlisi olan yeni medya uzmanı İsmail Hakkı Polat danışmanlığında Türkiye’deki tablet cihaz kullanım alışkanlıklarını inceledi. Bu doğrultuda bir anket ve sekiz saha araştırması gerçekleştiren Özkan klasik banner reklamlarında kullanıcının etkileşime geçme oranını ölçtü. Araştırmada ayrıca dijital formatta interaktif içerikli bir yayının içerisine normal mecralarda mümkün olmayan basılı reklamla TV reklamının bir araya geldiği farklı bir dijital reklam modelinin başarısı ölçüldü. Banner reklamlar yüzde 3-5 oranında tıklanırken yeni reklam modelleri yüzde 85‘lere varan başarı gösteriyordu. Araştırma iki alanla ilgili yeni yıkım bölgeleri oluştuğunu ortaya koyuyor. Yaygınlaşan tablet ve akıllı mobil cihazlar ile kullanıcının içerik ve reklam tüketim alışkanlıkları da değişiyordu. Birçok reklam veren dijital mecralarda banner reklamlara yeni başladığı bir dönemde bu reklam modelinden daha etkili bir model tablet cihazlarda uygulanabilirdi. İkinci olarak da dijitalleşen içerik tüketimi ile yıllardır korsan içerikle savaşan içerik üreticileri kendilerine yeni modeller kurgulayarak kullanıcıya çok daha etkili ve kazançlı şekilde erişebilecekti.

Tüketiciler neden banner reklamlar yerine “satın al” butonunu tercih ediyor? Kamil Mehmet Özkan tezini savun.

Bu soruya yanıt vermeden önce bu durumun gerçekleştiği ortamı ve özelliklerini detaylıca incelemek gerekiyor. Ama öncesinde, tablet cihazlar üzerinde yeni reklam modellerini araştırırken yaptığımız bir araştırmada, bir operatörün o ay tablet cihaz reklamını ve advertorial reklam videosunu 30 gün süresince hem tablet platformunda hazırlanan uygulamanın içerisinde, hem de aynı yayın organın web sitesinde kullanıcılara gösterildi. Burada gözlemlediğimiz veri, reklamla etkileşime hangi platformda daha fazla geçilecekti. Tablet reklamında ikinci bir değişken olarak reklam videosunun hemen altına <satın al> butonu da konuldu. Reklamı izledikten sonra <satın al> butonuna basan okuyucu, uygulamadan çıkmadan açılan pencerede online olarak ürünü satın alabilecekti. Bu araştırmada örneklem derginin tüm tablet kullanıcıları ve tüm web sitesi ziyaretçileriydi. Sonuçlara baktığımızda web sitesinde yayında olan video reklamın bir aylık izlenme oranı tüm ziyaretçilerde %0,4 olarak karşımıza çıktı. Tablette ise bu oran %85,1 gibi, bugüne kadar çok da alışık olmadığımız bir etkileşim oranı ile karşı karşılaşmıştık. Tablet versiyonuna eklediğimiz satın al butonu ise %1,7 oranında tıklanmıştı. Bu arada web sitesi ile tablet okuyucusu sayısı birbirine yakın olduğu için oranlar arasındaki fark büyük öneme sahip. Tablet platformunda reklamın içine konulan <satın al> butonu, web’de yayınlanan banner reklamın 4 katından fazla bir etkileşim sağlamıştı. Reklamların etkileşim oranlarının karşılaştırılmayı ise anlamsız bulduk. Bu araştırmadan sonra diğer ay başka bir modeli Tablet cihaz platformunda denemeye karar verdik. Bir saat markasının o ay birçok basılı dergide de bulunan reklam tasarımına, yine o dönem TV’de yayınlanan video reklamını gömdük. Okuyucu reklamı gördükten sonra isterse video’yu da izleyebilecekti. Burada aldığımız etkileşim sonucu yine web ortamı ile karşılaştırılamayacak kadar yüksek, %80 oldu.

(daha&helliip;)


Büyük Dönüşüm / Dijital Ekonomi / Yeni Medya

Geçenlerde bir toplantı yaptığım Türkiye’nin önde gelen yayın evlerinden, 500 den fazla kültürel yayın basmış, birinin sahibi “ Ben e-kitap konusunda telif vermiyorum. Takip edemiyor, açıkçası bu alanı bilmiyorum.” dedi. Bu cümlede üç yanlış vardı ve en büyüğü bu alanı o yayıncının bilmemesiydi. Faaliyet gösterdiğiniz alandaki gelişmeleri takip etmezseniz Brain Solis’in meşhur tabiri ile gelişmelere adapte olamıyorsanız ölmeye mahkumsunuz.

Streaming-Music_A

Bu yazıyı yazmak için bilgisayar başına oturduğum da sevgili hocam İsmail Hakkı Polat’ın Twitter’da paylaştığı bir haberle karşılaştım. İngiltere’de ilk defa Online müzik servislerine ödenen telif ücretleri, radyolara ödenen telif ücretlerini geçmişti. TV içerik üreticileri bu dönüşümle uzun süre mücadele etmeye çalıştıktan sonra direnmeyip adapte olmaya başladılar. Online ortamda içeriklerini pazarlamaya, TV’de kaybettikleri reklam pastasının burada geri kazanmaya çalışıyorlar. Bu da bir gelişme.

(daha&helliip;)


Page 10 of 38« First...89101112...2030...Last »