Kocaman Bir Çocuk Hayallerini Gerçekleştiriyor Genel / Yaşam / Yönetim

Hepimizin çocukken dünyayı değiştirecek hayalleri olmadı mı? Oyuncaklarımızla uzayda yaptığımız savaşlar, ışın tabancaları, uçan arabalar Elon Musk‘ın da muhtemelen hayalleri olmuştur. Alev silahları, kendi tasarımı şapkalar, yepyeni teknolojiler kullanan ve o oyun oynarken kendi giden araçlar, uzaya yapılan seyahatler daha spesifik olacaksak en hızlı olan arabası ile Mars’a gitmek, yer altına yapılan tünellerle sıkıcı trafikten kurtulmak gibi basit olan hayallerden bahsediyorum. Sonra ne oldu? Hepimiz büyüdük. Dünya’nın gerçekleri ile, değişmez düzenlerle tanıştık. Elon Musk için durum biraz farklı oldu.

Geçtiğimiz günlerde (6 Şubat 2018) Elon Musk’ın en büyük hayallerinden biri gerçekleşti. Kendi kurduğu firmanın geliştirdiği ve Dünya’nın en güçlü roketi olan Falcon Heavy’i Mars yörüngesine gönderdi. Giderken bir paket de yolladı. Space X kıyafetleri giydirilmiş maket şoförü olan Tesla Roadster’ını… Maket bir yandan dünyadan uzaklaşırken bir yandan da David Bowie’nin Space Oddity‘sini dinliyordu. Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi’nden esinlenen bir “Don’t Panic” yazısı da panelde yerini almıştı. Sanki bir çocuğun elindeki oyuncaklarla kurduğu bir oyun gibi. Tek farkla, Elon Musk büyüyüp bu oyunu gerçekleştirecek kadar imkân sahibi olmuştu. Sadece hayallerini gerçekleştirmiyor, pek çok sektörü kökten dönüştürecek kıvılcımı da yakıyordu.

Elon Musk ismini hiç duymadıysanız sonbaharda yaptığı Türkiye seyahati sırasında duymuş olmalısınız. 17 yaşına kadar Güney Afrika’da büyüyen, 12 yaşında iken kendi geliştirdiği oyunu teknoloji dergilerine satan, sonra önce Kanada’ya sonra ABD’ye yerleşip 200 ülkede geçerli bir ödeme sistemi olan Paypal’ı sattıktan sonra Paypal çetesinin diğer üyeleri gibi farklı alanlarda yatırım yapan bir girişimci. Tek farkı iş ve teknoloji dünyasının öğrenilmiş çaresizliklerine çok aldırmadan çocuksu hayallerini gerçekleştirip dünyayı değiştirmeye çalışıyor. Öyle çok ticari kaygıları olan biri de değil. Olsa zaten Tesla ve Hyperloop projelerinin patentlerini herkesin kullanımına açmazdı.

“Ben deli miyim?”

Elon Musk kendi kurduğu bir dünyada yaşayıp hayal ettiği şeyleri gerçekleştirmekten büyük keyif alan kocaman bir hayalperest. Biz normal insanların büyüdükçe hayal kurma yetisini %98 oranında kaybettiği bir dünyada onun için kocaman bir çocuk diyebiliriz. “Ben deli miyim?” diye sormuş biyografisini yazacak olan yazara. Deli olmasa bile normal bir insan olmadığının o da farkında sanırım. Yoksa normal olan bizler fikirlerimizi hayata geçirmek için sermaye ararken risk sermayeleri, piyasalar veya yakın çevremize koşarken hiç birimiz bir alev silahı üretip onu yangın tüpü ile yüksek bir fiyata satmayı akıl edemez. Veya üzerinde Boring Company yazan şapkaları. Bu arada bir şirketinin adı da Boring Company.

Size Elon Musk’ın başarı sırlarını, tek dokunuşla nasıl onun gibi olunabileceğini açıklayabilecek değilim. Bu mümkün de değil. Ama bakıldığında tüm başarılı insanlar gibi çok okuduğunu biliyoruz. Hem de çok. Günde 10 saat kitap okumak çok normal onun için. Okuyarak yazarlarının onlarca yılda ettiği ve derlediği bilgileri birkaç gün içerisinde okuyarak elde etmenin büyüsüne kapılmış o da. O kadar iyi okuyucu ki Nasa’nın başta dalga geçtiği, sonra iş ortağı ile seçtiği ve 6 Şubat’ta Mars yörüngesine roket gönderen Spacex’i kurmadan önce roket ve uzay bilimi ile ilgili bulabildiği tüm kaynakları okumuş. Şirketi kurup ilk işe alınan bin kişi ile bizzat görüşürken uzay ve roket uzmanları ile kendi dillerinden konuşarak onları bir rüyaya dahil olmaya ikna etmiş. Yoksa Nasa’daki havalı ünvanlarını bırakıp çılgın bir gencin hayali peşinden insanları gelmeye ikna etmesi çok mümkün olmasa gerek.

Elon Musk aldığı riskler, girdiği sektörler ve yapmak istedikleri ile öyle sıradan bir girişimci değil. Paypal’ı sattıktan sonra 3 farklı alanda elde ettiği tüm parayı yatırdıktan sonra ev kirası için borç almış. Genç yaşta kendini emekli edip kazandığı para ile havalı start-up’lara risk sermayedarı olmak yerine çok zor olan birbirinden farklı alanlarda yatırımlar yaparak, eskisinden daha fazla çalışarak bugünlere gelmiş. Bugün birbirinden farklı sektörde 4 girişimi de milyar dolar seviyesine çıkaran tek insan. Space X ile uzay keşifleri ve Mars’ı yaşanabilir hale getirme hedefi üzerine çalışırken, Solar City ile güneş enerjisini kullanarak kendi kendine yetebilen evler üzerine, Tesla ile de elektrik enerjisi ile bugüne kadarki hayallerin ötesinde menzil ve otonom sürüşe sahip olan otomobillere yatırım yapıyor. Dünyanın en büyük Lityum İyon pil üreticisi. Her alanda karşısında sektör devleri, uzay alanında ise ABD, Rusya, Çin gibi dev ekonomilerle rekabet ediyor. Biz normal kişilerin çok da tercih edeceği bir yol değil tabi ki. Bu noktaya gelmenin kestirme yolu da…

Ortaya attığı fikirler genelde ilk etapta çok eleştirilse de sonrasında ince düşünülmüş, bir vizyon üzerine geliştirilmiş devrimci projeler olduğu anlaşılıyor. Hyperloop’u ilk tanıttığında imkansız diyenler şimdi sistemin çalıştığını gördükten sonra dünyayı nasıl dönüştüreceğini konuşuyor. Veya trafikte çok sıkılan Elon Musk’ın kendi standartlarını oluşturduğu yeni yer altı tünel sistemi ile hem çok ucuza tüneller inşa edip hem de bir yerden başka yere hızlı ulaşımı nasıl mümkün kılacağını konuşuyor. Ya kıtalar arası roket sistemi ile (BFR) 25-30 dakika aralığında istediğiniz yere seyahat etmenize olanak sağlayacak ve tüm havayollarına rakip olacak sistemi. İmkânsız diyenleriniz çıkabilir ancak değil.

Kimse Daha Önce Düşünemedi Mi?

Peki neden bugüne kadar kimse bu fikirleri hayal edememiş? Neden kimse bu fırsatları görememiş? Elon Musk kimsenin göremediği noktaları gören özel bir insan mı? Özel olması kimsenin göremediği noktalar değil, fikirlerini sahiplenip üzerlerine gitmesi. Yoksa 1900’lü yılların başlarında gördüğümüz elektrikli otomobillerin neden gelişmediğini göz ardı etmiş oluruz. Veya ismini Nikola Tesla’nın 100 yıl önce bugünkü insanların hâlâ hayal bile edemediği elektriği havadan tüm dünyaya ücretsiz dağıtma fikirlerini gerçekleştirmeye yakın olduğunu unutmuş oluruz. Çeşitli tesadüfler sonunda, ağır basan ticari kaygılar, kişisel çıkarlar ve konulan korumacı yasalar… İnsanlık hep ileri yönde ilerlemiyor. Bazen küçük bir alanda hızla ilerlerken başka pek çok yönde kısıtlandığımızın farkına bile varmıyoruz. Yoksa neden 1920’lerde kullanılan bir teknolojiyi 100 yıl sonra devrim olarak nitelendirelim? 1900’lü yılların başı çok karanlık. Oralara tekrar derinlemesine bakmamız lazım.

Aslında gözümüzün önünde olan basit fikirleri hayata geçiren ve bunun için sınırları sonuna kadar zorlayan biri olarak Elon Musk iş dünyasının devleri gözünde hayalperest bir çocuk olsa da geldiği noktada saygınlığı hak ederek kazanmaya devam ediyor. Bugün dünya devleri de elektrikli otomobiller yapmanın peşinde. Hyperloop pek çok ülke ve girişimci tarafından gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Uzay’a özel sermayenin ilgisi hiç olmadığı kadar yüksek. Temiz enerji alanında farkındalık ve yeni birşeyler gerçekleştirme çabası zirve yapmış durumda. Elon Musk bir bir hayallerini gerçekleştirirken gözümüzün önünde olan pek çok soruna da çözüm bulma arayışı devam ediyor. Open AI‘ı kurarak yapay zekânın olası zararları konusunda araştırmalar yaptırttığı gibi. Kocaman bir çocuk hayallerini gerçekleştiriyor.

Ek’ler 

Elon Musk’ın TED’de Charih Anderson ile “İnşa ettiğimiz Gelecek” isimli söyleşisini izleyebilirsiniz. Nasıl yatırım yapıyor, fikirleri nasıl buluyor, düşünce yapısı nasıl… Elon Musk’a ve girişimlerine dair pek çok ipucunu yakalayabilirsiniz.

Elon Musk’ın SpaceX şirketi 6 Şubat 2018’de yeryüzündeki en güçlü roket Falcon Heavy’nin test fırlatışını gerçekleştirdi. Tarihe tanıklık etmek için görüntüler.

Mars yörüngesi hedefli test uçuşunun bir de kargosu vardı. Aslında bir de konuk. Starman adı verilen bir maket Falcon Heavy’e yüklenmiş Tesla Roadstar’ın üstünde uzay yolculuğuna çıkmıştı. SpaceX hem şık bir görüntü sağlarken bir yandan da geçtiğimiz yıl tanıttığı uzay kıyafetlerini test etme olacağı bulmuştu. Starman’ın 4,5 saatlik uzay yolculuğuna aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Son olarak kayda seyahate çıkan Starmen ve Tesla Roadstar aracında David Bowie’nin Space Oddity adlı muhteşem eseri yer alıyordu. Onu da dinlemeden geçmeyelim. Ben bu şarkıyı Walter Mitty’nin Gizli Maceraları filminde keşfetmiştim.

Kamil Mehmet Özkan

 

İlgili Yazılar


Bu Konuda Sizin Fikriniz Ne?