Sıkıldıysan “ Aklını Kullan Aksini Düşün “ Genel / kitap

“Bu kitap, yanlış sandığın
kararların yararları,
 
Risk almanın, hayatı nasıl 
garantiye aldığını, 
 
Mantıklı davranmanın, aslında çok da mantıklı olmadığı
hakkındadır. 
 
Bu kitap kendine güvenip 
Şansını denemek hakkındadır.”

Diye başlıyor efsane reklamcı Paul Arden’in kaleme aldığı Aklını Kullan Aksini Düşün .

1 Yanlış yapmayan insan hiç bir şey yapmıyordur - aklını kullan aksini düşün - paul arden

Ne zaman canım sıkılsa veya içine daldığım gündelik işlerin içinden çıkmaz duruma gelsem kitaplığımda senelerdir duran en önemli eserlerden “ Aklını Kullan Aksini Düşün ” ü alır bir kahve eşliğinde, çoğu zaman tek seferde okurum.

Bir insan hata yapmıyorsa, muhtemelen hiçbir şey de yapmıyordur.” En büyük hatamız hata yapmaktan korkmak değil mi?

Hayata herkesin, genelin baktığı gibi bakmanın çok da faydalı birşey olmadığını, asıl başarının hep genelin aksini düşünüp bu yönde çaba sarfedenlerden geldiğini keyifli bir dil ve önemli örneklerle açıklıyor efsane reklamcı Paul Arden. 2008 yılında geçirdiği kalp krizinden sonra aramızdan ayrılana dek 2 önemli kitabın yanısıra pek çoğunu hala anımsadığımız onlarca başarılı reklam kampanyasına imzasını atarken uyguladığı yöntemleri bu kitaba yazmış denilebilir. Türkçe çevirisini okuyanlar kitabın sonunda çevirmen Ferhat Tümer’in bence efsane bir sonsözünü bulacaklar. Onu buradan da paylaşmak isterim.

Paul Arden - Efsane reklamcı - yazar

“Oku, oku, oku..

Hayata geçiremiyorsan, onunla yarışamıyorsan, kaybedip vazgeçiyor, kazanıp gevşiyorsan, yıkamıyor, yapamıyorsan, değiştiremiyor, başlatamıyorsan, son veremiyorsan, yön veremiyorsan, eviremiyorsan, çeviremiyorsan, diş geçiremiyor, kafa atamıyorsan, laf anlatamıyor, söz dinletemiyorsan, altını üstüne getiremiyorsan, baş aşağı çeviremiyorsan, saçından tutup sürükleyemiyorsan, boğazına sarılıp istemiyorsan, karşısına dikilip yüzleşemiyorsan, düşünüp yapamıyorsan, ateşle oynayamıyorsan, sürüden ayrılamıyorsan.

Ne anladın o kitaptan?

Sürüden ayrılanı kurt mu kapacak?

Belki kurt yok. Belki gitti, bir ömür bekleyecek değildi. Belki de sürü uydurdu kurdu. Belki sadece kıl kurdu. Belki sıkıldı beklemekten. Belki görünce korkacak, deli sanıp kaçacak.

Belki de hepsi gerçek, kurt orada ve seni yiyecek.

Ama önce yakalaması gerekecek.

O seni yakalamadan sürü peşinden gelecek.

Ya da kısaltalım hikâyeyi, akılda kalsın.

Sana sürüden ayrılmamanı kim söylüyor?

 

Kurt mu, sürü mü?”

Kamil Mehmet ÖZKAN

İlgili Yazılar


Bu Konuda Sizin Fikriniz Ne?