Sosyal Medya Markanızı Lovemark Yapıyor

20110630-145133.jpg

Sosyal medya rüştünü ispat etse de hala ne kadar gerekli olduğu konusunda tartışmalar devam ediyor. Dünkü yazımda da satış için iyi bir kanal olup olmadığını tartışmıştım. Sosyal medya müşteriyi dinlemek, kendinizi onlara anlatmak ve ürünleriniz için feedback almak gibi birçok pazarlama işlevini verimli şekilde yerine getirecek araçlar sunuyor. Bunların yanında Kevin Roberts’in bize kazandırdığı lovemarks konusunda da marka açısından fırsat aracı olarak kullanılabilir. Sosyal medyada tüketicinin kalbini çaldığınızda sizin ürünlerinizi almaya daha istekli oluyorlar.

Bir ürünü like ettiğinde kullanıcıların %61′inin ürünü alma isteği öncesine göre daha da artıyor. Yine %36′lık kesim ürünü almaya istekli oluyor. Bunun anlamı ne diye düşünürsek, sosyal medyada tüketici ile karşılıklı etkileşime markanız hakkındaki düşünceleri deiştirerek müşterinin size daha sempatik bakmasına sebep oluyor.

20110630-145528.jpg

Yukarıda Facebook araştırmasını destekler nitelikte bir veride ABD’li sosyal medya takip ve analiz ürünleri satan Hubspot’tan geliyor. Veriler ABD’li kullanıcılara ait, ama genel eğilimde buna yakın seviyede olacaktır. Twitter kullananların %79′u çevresine tavsiye ediyor. Bu %23 ise bunu birçok marka için yapabileceğini belirtmiş. Yanlızca %15′lik kesim paylaşmayacağını belirtmiş. Önemli olan tüketiciyi sizi takip etmeye razı etmek. Bunun içın de yukarıda belirtimiz lovemark faktörünü iyi kullanmak gerekiyor.

Sosyal medyada yer almalımıyız diyen pazarlama departmanı çalışanları için önemli bir araştırma yukarıdaki. Olaya satış olarak bakarsaksosyal medyada sizi takip edenlerin veya like edenlerin anında sizden ürün almasını beklerseniz hayal kırıklığına uğrarsınız. Bunu vaad edenlerin de bir süre sonra vaadlerini yerine getiremedikleri görülmektedir.

Sosyal medyanın markanın algısına ve dolaylı olarak satışa etkisine hala itiraz eden olmaz herhalde. Büyük oranda da pazarlama departmanları tarafından kabul edilmiş durumda.

20110630-151240.jpg

Son olarak sosyal medya günümüzde hangi departmanlar tarafından birinci derece kullanılıyor diye baktığımızda ilk sırada pazarlama departmanını görüyoruz. Halkla ilişkiler olaması gerektiği gibi ikinci sırada ama biraz daha önem verseler fena olmayacak. Satış departmanlarını bazı sektörler hariç şimdilik birinci derecede ilgilendirmese de dolaylı yoldan sosyal medya satışları arttımak için önemli mecra. Dün bu konuda “sosyal medya gerekli mi?” yazısında detaylı açıklama yapmıştım.

Kamil Mehmet Özkan
@kamilozkan

, , ,

0 Comments Short URL , , ,

Sosyal Medya Ne Kadar Etkili ?

20110629-121712.jpg

Son iki yılın belki de en çok konuşulan sosyal medya pazarlama alanında tartışılan konu sosyal medya ne kadar etkili?

Burada asıl sorulması gereken sosyal medyayı pazalama faaliyetleri içerisinde nerede konumlandırdığınız. Direkt satış kanalı mı? Müşteri hizmetleri mi? Müşteriyi takip edip ürüne ve kendinize çeki düzen vermek için mi? Yoksa sadece gaza gelip yedek parça satıyoruz ama bizim de bir Facebook sayfamız olsa fena olmaz diye mi varsınız.

Eğer sadece direkt satışı arttırmak için sosyal medya markanızı konumladırıyorsanız ForeSee’nin yaptığı araştırma biraz canınızı sıkabilir.

Araştırma sonuçlarına göre markaların websitesine gitmede sosyal medya sadece %5 oranında etkili. Web sitesine gitmede en önemli sebep ziyaretçinin marka hakkında daha önceden bilgi sahibi olması, en az birkez markayı kullanmış olması gibi sebepler.

Son dönemde gözden düşer gibi olsada iyi bir e-mailing kampanyası sitenizi ziyaret etmeleri için hatrı sayılır bir etki bırakıyor. Sosyal medya’nın yaklaşık 4 katı bir oran, %19.

Arama motoru sonuçları da %8 oranında sizin web sayfanıza tüketiciyi yönlendiriyor. Burada arama motorunda sorgulama yapan kişinin zaten arayış içerisinde olması büyük etken tabi. Gazete, dergi, tv reklamları da en az arama motoru sonuçları kadar web sitenize ziyaretçi gönderiyor. O kadar yatırımdan bu kadarcık pay almak normal tabi.

Sosyal medya marka iletişimde çok önemli bir konu ve önemi her geçen gün artıyor. Ama sosyal medyaa ne şekilde yer almak gerektiğine çok dikkatli karar vermek gerekiyor. Aslına ne bekliyoruz ? Bunun cevabını bulmak gerekiyor. Alakasız sektörlerden örnekler görüp veya ajansların gazına gelip ben de burada olacağım ve satışımı arttıracağım amacıyla sosyal medya facialarına imza atan markaların sayısı her geçen gün artıyor.

Müşterilerinizle en iyi şekilde iletişim kurup, onları dinleyebileceğiz ve sorunlarına çözüm üretip, trendleri yakalayıp yapacağınız inovasyonla çok daha kazanacağınız bir yerde neden beni ne olursam olayım al diye bağırmaya hiç gerek yok. Araştırma sonuçları da gösteriyor ki en azından şimdilik hiç faydası yok.

Kamil Mehmet Özkan
@kamilozkan

, , , , ,

0 Comments Short URL , , , , ,

Steve Jobs’tan 12 Ders…

2008 yılında bir blogumda yayınladığım Steve Jobs röportaj derlemesi. Basılı bir dergiden yazmıştım. Kaynağını araştırıyorum bulunca hemen paylaşacağım. Neden bu kadar başarılı, aslında cevap burada…

O, yaşayan bir efsane. İş ve teknoloji dünyasının en başarılı yüzlerinden. kendisinin uyguladığı ve başkalarına da başarı için tavsiye ettiği yolları sizlerle paylaşmayı kendimize borç bildik.

12 Ders…

1- Sevdiğiniz işi yapın : Gerçek tutkunuzu bulun. Sevdiğiniz işi yapmak fark yaratır.mükemmel işin sırrı, sevdiğin işi yapmaktır.
2- Farklı olun farklı düşünün : Sıradan işler yapmaktansa aykırı işler ortaya koymak size farklılığı getirecektir.
3- En iyisini yapın : Yaptığınız her işte en iyisini yapmaya çalışın.başarı yeni başarıları yaratır.mükemmeliyet tutkusu olan insanları işe alın.
4- SWOT analizi yapın : Yeni bir işe başladığınızda veya yeni bir iş girişimi yaptığınızda hemen küçük bir kağıda kendinizin ve şirketinizin güçlü ve zayıf yanlarını listeleyin. Ve şirketinizdeki kötü elemanları çıkarmakta hiç tereddüt etmeyin.
5- Girişimci olun : Bundan sonraki yeni ve büyük iş için hazırlıklı olun. Değişik iş fikirleri bulun ve uygulamaya koyulun. Zaman zaman ilk adımı atmak çok zor olsa da bunu yapın. Kalbinizin sesini izleyecek cesaretiniz olmalı.
6- Küçük başlayın, büyük düşünün : İlk başta detaylar için endişelenmeyin. Küçük başlayın daha sonra daha karmaşık alanlara yönelin. Unutmayın yanlızca yarını değil, geleceği düşünün.
7- Pazar lideri olmak için çabalayın : Yaptığınız her işte en iyi ve en mükemmel teknolojiye sahip olun ve kullanın. Eğer daha iyi bir teknoloji varsa, başkaları kullanmıyorsa bile, iyi olduğunu biliyorsanız siz kullanın. Bir numara olup endüstri standartlarını siz belirleyin.
8- Sonuca odaklanın : İnsanlar sizi performansınızla değerlendirse bile siz sonuca odaklanın. Kalite ölçüsü olun. Reklam yapın. Ürününüzü bilmezlerse almayacaklardır. Ürünlerinizin dizaynına önem verin. Tabi ki aynı anda kullanım kolaylığı olmalı.
9- Fikir alın : Değişik ortamlardan gelişmiş insanlardan fikir alın. Her biri size faydalı şeyler söyleyeceklerdir. Eğer tepe noktada iseniz, insanlar sizden çekindikleri için gerçek fikirlerini söylemeyeceklerdir. Kendinizi gizleyerek veya farlı kaynaklardan fikir alın. Daha çok ürünlerinizi kullanan insanlara odaklanın. İlk dinleyeceğiniz kişi müşteriniz olsun.
10- Yenilikçi olun : Lideri takipçilerden ayıran innovasyondur. Yetki vermeyi bilin. Rutin işlerinizin yüzde 50’sini diğer yöneticilere aktararak, zamanınızın yüzde 50’sini yeni şeylere ayırın. Yolnuzdan çok fazla ayrılmamak için bazı projelere hayır demesini bilin. Çok önemli radikal değişiklere konsantre olun. Dünyanın en güzel şeylerini yapmayı hayal eden insanlarla çalışın. Bir teknoloji şirketinde bile ürün odaklı olmalısınız. Birçok şirkette çok sayıda iyi mühendisler ve akıllı insan olabilir, fakat onları toparlayacak itici bir güç gereklidir.
11- Hatalarınızdan ders alın : Zaman zaman innovasyon yaparken, hataya düşebilirsiniz. En iyisi hata yaptığınızı kısa sürede itiraf edip, diğer innovasyonlarınıza yönelmelisiniz.
12- Sürekli olarak öğrenin : Her zaman öğrenilecek bir şey vardır. Şirket içinden ve dışından çapraz fikirler paylaşın. Müşterilerden, rakiplerden ve iş ortaklarınızdan öğrenin.eğer sevmediğiniz biriyle ortaksanız, onu sevmeyi, onu övmeyi, ondan yararlanmayı öğrenin. Düşmanlarınızı açıkça ama dürüstçe eleştirmeyi öğrenin.

 

0 Comments Short URL

Danışmadan Almıyoruz

20110624-155110.jpg

Nielsen’in yaptığı global tüketici araştırmasında (rakamlar 2010 yılına ait) ortaya çıkan sonuca baktığımızda bazı ürünleri alırken başkalarına sormadan edemiyoruz. Tanıdıklarımızın deneyimi bizler için çok önemli. O yüzden satış sonrasında bile desteği kesmeyip müşteriyi yeni modeli tekrar sizden alana kadar takip etmeniz gerekiyor.

Burada en fazla danıştığımız ürünlere baktığımızda biraz daha ileri teknoloji ve biraz daha karmaşık ürünler. Bu alanda tüketici birşey alacağı zaman önce çevresinde ürün hakkında daha fazla bilgi sahibi birini arıyor. Araba ise alacağı bakımını, yakıtını bilen, bilgisayar ise sağlamlamlığı ( bana en azından en çok sorulan soru bu nedense, sağlamlamlıktan kasıt ne? Onu da anlamış değilim henüz ) kullanışını soruyor.

Alınacak marka ve modele genelde bu çok bilmiş danışmanlarımız karar veriyor. Ben bir kişinin tek başına en az 20 adet bir bilgisayar markasından dizüstü bilgisayar aldırdığına bizzat şahidim.

Burada markalara düşen uzun vadede tüketiciyi eğiterek aradaki aracıları azaltmak, kısa vadede ise bu gayri resmi danışmaların gönlünü fethetmek. İkinci seçenekte başarılı olunduğunda şatışların da iyi olacağını söleyebiliriz.

Kamil Mehmet Özkan

,

0 Comments Short URL ,

Dünyanın Bilgisine Erişmek

20110622-090847.jpg

Bu sabah okuduğum haberde Çin’in dış dünyaya açık nadir sosyal ağlarından Tencent’in kuracağı sistemle microblog servisinde paylaşılanları anlık olarak İngilizce’ye çevirerek biz Çinçe bilmeyenlere de ulaştıracak.

Geçenlerde Japon telekom devi NTT docomo Barcelona’da telefonda konuşurken farklı dilleri anlık olarak çevirecek sistemler üzerinde çalıştını duyurmuştu.

Google ise şimdilik sadece eğlence amaçla kullandığımız ama her geçen gün önemli gelişmeler kaydeden Google Translate üzerinde durmadan çalışıyor. Yine Goggles programına eklediği yeni özellikle resimdeki yazıları tanıyıp farklı dillere çevirebiliyor.

Yukarıdaki tüm servislerin ve çalışmaların ortak özellikleri bilgiye erişmede son engel olan dil problemini ortadan kaldırmak için. Artık dünyanın bilgisine hiçbir engel olmadan erişebileceğiz. Çin’deki gelişmeleri de, Japonya’da satışa sunulan son teknolojilere arada aracı olmadan ulaşabileceğiz.

Şirketlerin bu çalışmaları insanlığa katkı olsun diye yaptıklarını düşünmek safça olur. Onların amacı daha fazla içeriği daha fazla kitleye pazarlayabilmek doğal olarak. Ama bunun yanında insanlığa katkıda bulunmadıklarını da kimse iddia edemez.

Kamil M. Özkan

, , , ,

0 Comments Short URL , , , ,

Hashtag and Web Tagging

0 Comments Short URL

Mobil Alışveriş Normalleşecek

Her geçen gün biraz daha mobilleşiyoruz. Artık beğendiğimiz şeyleri almak için bilgisayar başına geçmenin bile insanlara zor geleceği günler yakın.

Katıldığınız davette çok hoşunuza giden kravatın fotoğrafını çekip kim bilir belki google’ın yakında sunacağı bir hizmetle anına satın alabileceksiniz. ( Google görsel ürün arama motoru like.com’u satın alalı bayağı oldu. Hala ses soluk çıkmadı. Belki de hazırlıyorlar kim bilir) Kredi kartı bilginize zaten telefonunuzun NFC çipinde yer aldığı için tek tuşla işi halletmeniz sizi beğendiğiniz kravata kavuşturur. ( Buarada kravat özel olarak örnek verilmiştir. Anlamı bilenlerde saklıdır. )

Sonuç olarak teknoloji geliştikçe tüketme biçimimiz de değişiyor. Daha düne kadar online alışverişe şüphe ile yaklaşanlar çoktan mobil tüketime başlamış durumda. iPhone ile ücretli uygulama almak hayatımızda ne kadar normalleşti ise market alışverişi yapmakta o kadar normalleşecek. Bunu bugünün tüketicisi gözünden değilde 3 sonrasının tüketicisi gözünden görebilmek önemli kazançlar sağlatacak.

20110618-201600.jpg

Mobil cihazlar her geçen gün akıllanmaya devam ededursun bir yandan da tabletler ve tablet bile denilmeyen mobil cihazlar artık hayatımızın bir parçası olmuş durumda. Büyüyen ekranlar ve hızlanan bağlantı ile birlikte mobil cihazların bankacılık ve diğer alanlarda kullanım oranları devamlı artmakta.

Forrester’ın son yaptığı araştırma ise mobil cihazlar üzerinden ticaretin nerelere geleceği yönünde oldukça umut verici rakamlar açıkladı. Geçtiğimiz yıla oranla %100 büyüme kaydeden mobil satışlar hala toplam e-ticaret hacminin %2 sini temsi etse bile hızla artarak 2016 yılında 31 milyar $’a çıkması bekleniyor. O zaman bile e-ticaret hacminin %7′sini kapsayacak olan mobil ticaret alanı hiç de küçümsenmemesi gereken bir satış kanalı.

Kamil Mehmet Özkan

, , , ,

0 Comments Short URL , , , ,

Artık Yıldızları Görebiliyorum

20110615-122344.jpg

Çocukluğum Bursa’nın şirin bir dağ kasabasında geçti. O zamanlar çok da kıymetini bilmeden bolca sahip olduğumuz yıldızları saymaya çalışırdık. Sırtını yere verip gökyüzünün o sonsuzluğunda kaybolurduk. Ne zamanki İstanbul’a geldim. Artık yıldız göremez oldum. Hep kendi kendime hayıflanırdım keşke daha fazla seyretseydim yıldızları elimde imkan varken…

Geçenlerde iPad’e yüklediğim bir uygulama benim bu hasretimi sanal da olsa giderdi. Star Walk bu sihirli uygulama. Cihazın pusula ve gps altyapısın kullanarak gökyüzündeki yıldızları görmenizi sağlıyor. Hem de sadece çevirdiğiniz yöndeki yıldızları görüyorsuz. Gündüzleri bile. Ben bu yazıyı yazarken Güneş yeni Merkür’ü geçmişti mesela… Bu arada gökyüzünde dolaşan uyduları da görebiliyorsunuz.

Cihazlar Moore yasasına uygun olarak gelişiyor, insan hayal gücü ise bu cihazları nasıl daha verimli ve işlevsel kullanılabiliri devamlı araştırıyor. Üç yıl öncesinde hayal bile edemeyeceğimiz şeyleri bugün artık elimizdeki mobil cihazlarda yapablir konumdayız. Son dönemde araştırdığım tüketicinin değişen alışveriş yapış şekillerini de yakında burada sizlerle paylaşacağım.

Bol yıldızlı geceler…

Kamil Mehmet Özkan
@kamilozkan

, , ,

0 Comments Short URL , , ,