Küresel Kriz, Yeni Dünya Dengesi ve Hindistan
Hafta sonu Beşiktaş’taki Dvd Shop a girdiğimde aradığım film yoktu ama orada ki görevli ki birçok sinema eleştirmeninden daha fazla sinema kültürüne sahip olduğunu sohbetin ilerleyen dakikalarında anlayacaktım. Bana daha önce de bir arkadaşım tavsiye ettiği ve Oscar aday Slumdug Millonierre filmini ısrarla izleme gerektiğini söyledi. Bir film güzel olabilirdi ama bu kadarı beklemiyordum aslında. Yeni dünya düzeninde doğu kültürü yıllardır sürdüğü yükselişe devam ederken filmde aynı zamanda Hindistan’ın gelişimine göz atmakta mümkün. Aslında konu ile alakası olmasa da herkesin bir şekilde bildiği ve geleceğin ekonomik devlerinden olacağı öngörülen Hindistan’ı birçok yönüyle anlatıyordu.
Küreselleşen dünyada pizza siparişi için telefon açtığımızda aslında Hindistan’da bir gençle görüştüğümüzü kaç kişi biliyor. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte daha ucuz iş gücü uğruna dünyanın doğu yakasına 40 yıldır kayan sermaye başlarda batılı ülkeler için iyi bir şey idi ise de artık toplumsal gelişimin kullan, kopyala basamaklarını başarı ile tamamlayan Hindistan ve Çin artık kendi teknolojisini üretip batılı ülkelere satar hale gelmiştir. Yozlaşan finans sistemi Amerika’daki birkaç evsizin kendilerine zorla verilen kredileri ödeyememesine dayanamayıp trilyonlarca doların buharlaşmasına sebep olmuş.
Doğulu ülkelerde daralan batı talebi ile birlikte biraz silkelense de fırtına bittiği zaman bir de bakılacak ki doğulu ülkeler biraz daha gelişmiş ve batı buhar gücünün keşfi ile devraldığı liderliği bırakmak zorunda almıştır.
Zaten son yıllarda Land Rover ve Jaguar’ı Hindistanlı Tata, Volvo’yu da Çin’li Geely’nin alması, batının geriye gidişini daha somut olarak görmemize sebep olurken mart ayından sonra İngiltere ve ABD’de daha fazla şirketin iflasa gideceği apaçık ortadadır. Tüm dünyada kurtarıcı bir kahraman olarak görülen ve Amerikan halkının tereddüt etmeden seçtiği Barack Obama bile “Bu kadar derin bir kriz olduğunu bilmiyordum. Geceleri uykularım kaçıyor.” itirafında bulunmuş ve nasıl daha az zararla krizi geçirmenin hesabını yaparken doğulu ülkeler gelişimini sürdürmüştür.
Filme geri dönersek başlangıçta barakalarda yaşayan film kahramanları filmin sonuna doğru yeni yapılanmış iş merkezleri ve gökdelenlerin bulunduğu bir bölgeye dönüşmüş mahallelerinde bir inşaatın yüksek katlarında bakarak çocukluklarında ki durumu yâd etmektedir.
Tabi ki tüm doğu sihirli bir dokunuşla refaha ulaşamayacak ama kendi teknolojilerini üreten ülke olma konumunda tüm hızla ilerlerken kim tutacak onları. İsveçli dev Ericsson cep telefonu piyasasından çekilirken Samsung, Lg’nin hızlı yükselişini Nokia kaygıyla ve pazar payı yitirerek izlemektedir.
Dünya’nın dengeleri her geçen gün doğu lehine işlemekte, ve batı da ellerinden bir şeylerin kayıp gittiğinin farkında. Geri dönülemez bir durum değil ama tüm iyi senaryolar gerçekleşse bile meşhur bir deyişle dünya hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak. Bekliyor ve izliyoruz…
Not: Bu yazı yaklaşık 2 ay kadar önce kaleme alınmış olup yayınlama fırsatı bulamamıştım. Artık bugüne kalmış. Aslında bu süreç içinde mevcut durumda pek bir değişiklik de olmadı. Çok da bir şey kaybetmemişiz.
Kamil Mehmet ÖZKAN


Aslıda dünyanın düzleşmesini Kristof Kolomb’un keşiflerine kadar dayandırılsa da asıl ivme son yirmi yılda elde edildi. Yeni ticaret yollarının keşfi ile doğunun zenginlikleri zorbalıkla da olsa artık batıya aktarılabiliyordu. Sonraları çıkan sanayi devrimi ile birlikte seri üretimler, hammadde, işgücü ve en önemlisi Pazar arayışları ile dünya ülkeleri arasında ilişki daha da gelişir oldu. 1900’ler uluslar arası şirketlerin kendilerini dünyaya tam entegrasyonu ile geçti.
Henüz ülkemizde pek gündeme gelmese de yurtdışında krizden çıkış yolları arasında genişbant internete altyapı yatırımı gümdemde. Obama’nın kurtarma paketinde de 7,2 milyarlık bir pay bulan internet altyapı yatırımı, zamanında demiryolu ve otobanlarla canlandırılan ekonomilerin yeni can simidi konumunda.
Kurtarma paketlerinde genişbant erişime yapılan yatırımları incelemeye devam edersek, önemli olan meselenin Obama’nın kurtarma paketinde yer verdiği 7,2 milyarlık paket ekonomiyi hızlandıracak kadar etki oluşturacak mı ? İkinci olarak bu yatırımlar mevcut bağlantıları hızlandırmaya yönelik mi olacak, yoksa daha hiç internete bağlanamamış kırsal kesime mi yapılacak. Araştırmalar ve mevcut örnekler ele alındığında mevcut bağlantı hızlarının artırımı yerine, daha önce hizmet verilmeyen bölgelere hizmet götürmenin ekonomiyi daha olumlu etkileyeceği ortaya çıkmaktadır. Bu tez Japonya ve Kore incelendiğinde çok daha rahat söylenebilmekte. Japonya ve Kore de konutlarda %40 oranında ışık hızında (FTTH) internet erişimi olmasına karşın ekonomiye katkısı aynı hızda olmamıştır.
Türkiye’ye baktığımızda ise biz daha otoban ve demiryolu yatırım kısmına yeni başladığımızdan, böyle tartışmalar şimdilik bize yabancı gelmekte. İnternetin hala lüks tüketim olarak algılandığı bir ülkede flash gelişme olarak, görülmemiş düzeyde olan ÖTV görece makul seviyelere çekilmiştir. Bunu da büyük bir gelişme olarak kabul etmek zorunda bırakılmışız. Son dönemde Türk Telekom’un özelleştirilmesi ile başlayan deregülasyon çalışmaları çok yavaş ilerlemekte. Hala internete bağlanabilmek için Türk Telekom abonesi olmanız gerekmekte. Devlet eliyle internet altyapısını yaygınlaştırılması konusunda ise somut bir adım henüz atılmamıştır.
Tarih tekerrürden ibarettir derler. Aslında tekerrür eden tarih değil, davranış biçimleri olsa gerek. Daha önceki ekonomik buhranları, ekonomistlerin de önerisiyle demiryolu ve otoban yatırımları ile aşmaya çalışan Amerika, bu kez teknojik altyapı yatırımı ile ekonomisini canlandırıp, istihdam yaratmak peşinde.
“The Brookings Institution” adlı Washington merkezli düşünce kuruluşunun yaptığı çalışmalara göre internet erişiminde her bir puanlık artışın, 0,2 ila 0,3 oranında istihdama katkı sağladığını belirtmektedirler. Bu da 300.000 y0ni iş anlamına gelir ki hiç de azımsanacak bir rakam değil. Almanya merkezli Micus ve WIK-Consult isimli iki danışmanlık firmasının araştırmasının sonuçlarına göre ise 2015 yılına kadar AB’de internet erişimine yapılan yatırımlar sonucunda 2 milyon yeni iş ortaya çıkarması beklenmektedir.